AHMET AKIN,BALIKESİR'DEYDİ

CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın Balıkesir CHP İl Başkanlığı binasında Basın Toplantısı düzenledi.
Akın Düzenlediği Basın Toplantısında; “Basın Toplantımıza hoş geldiniz. Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Balıkesir benim ailem diye çıktığım yolda, bu ailenin bir ferdi olarak Balıkesirimiz için, ülkemiz için yorulmadan, yılmadan çalışma gayreti içerisindeyim” dedi.

BALIKESİR REFERANDUMDA “HAYIR” DEDİ
Ahmet Akın konuşmasının devamında; “Ülkemiz için, geleceğimiz için, Cumhuriyetimiz ve demokrasimiz için hep birlikte bir mücadele verdik. Bir referandum süreci yaşadık.
Balıkesirimiz %54,5 ile tek adam rejimine hayır dedi. %90’a çok yakın bir katılım gösterdi.
Ben öncelikle Balıkesir’de bu referandum sürecinde gecesini gündüzüne katarak, fedakarca mücadele veren herkese gönülden teşekkür ediyorum.
Balıkesir’de bizimle birlikte tek adam rejimine hayır diyen Demokrat Parti’ye, MHP’li hemşerilerime, meslek kuruluşları ile sivil toplum örgütlerine tek tek teşekkür borcumuz vardır.
Partili partisiz ayırmadan, yüreği bu ülke ve Cumhuriyet için çarpan CHP’li olan, CHP’li olmayan, başka partilere ve görüşlere mensup herkes olağanüstü bir çabanın içerisinde oldu.
Bu çabalarımız boşa gitmedi. Halkımız sandığa gitti ve Cumhuriyete, demokrasiye sahip çıkarak hayır oyunu kullandı.

ADALETSİZ BİR REFERANDUM SÜRECİ YAŞADIK
Herkesin gözü önünde yaşandı. Adaletsiz, orantısız, ahlak sıkıntısı olan bir referandum süreci yaşadık. Hayır diyenlere yönelik her türlü baskının yapıldığını gördük
Bütün kamu olanaklarının sınırsızca kullanıldığına tanıklık ettik. Basının çok büyük bir bölümü tek yanlı yalan yanlış yayınlarla ülke yararına olmayan bir çizgi izledi
Saçma sapan, akla hayale gelmedik suçlamalara maruz kaldık
Baştan sona yalan rüzgarları estirildi. Bu ülkeyi yönetenler, insanlara yalanlar söylediler.
Anayasa değişikliği milletin gözünden kaçırılmaya çalışıldı
Tüm bu yaşananlara rağmen aslında halkımızın sağduyusu galip geldi ve herkesin bildiği gibi “hayır” önde çıktı. Milli İrade hayır dedi.
Ama ne oldu, Milli İrade gasp edildi. Her türlü “abidik gubidik” iş çevrildi ve sonuçlar değiştirildi.
Az bir farkla “evet” önde çıkarıldı.

Ahlak kuralları alt üst edildiği gibi, kanunun açık ve net hükümleri yok sayıldı. Mühürsüz oy pusulaları geçerli kabul edildi. Her hangi bir hukuk devletinde böyle bir şey olabilir mi? Ama bizde oluyor.
Sonra da çıkıp “Atı alan Üsküdar’ı geçti” diye tüm bu yapılan haksızlık ve hukuksuzluk yok sayılmaya çalışılıyor.

Değerli arkadaşlar

HUKUK DEVLETLERİNDE YANLIŞ HESAP BAĞDATTAN DÖNER
Hukuk devletlerinde “atı alan üsküdarı geçti” fırsatçılığı yapılamaz. Hukuk devletlerinde “yanlış hesap Bağdattan döner” . Bu hesap ta yüce halkımızın vicdanından dönmüştür.
Yapılan anayasa değişikliği çok büyük bir şaibe altında kalmıştır.

YSK SUÇ İŞLEMİŞTİR
Yargıçlardan oluşan YSK basit bir kanun maddesini okumaktan ve anlamaktan aciz olamaz. Yasa çok açık ve nettir. Buna rağmen mühürsüz oylar kararını alıyor. Nasıl bir talimat aldıkları ortada. Talimatla iş yapan yargı kurumu olamaz. Talimatla çeteler iş yapar.
Hiç kimsenin YSK’yı hukuk dışına çıkarmaya ve çete görüntüsü vermeye hakkı yoktur. Bu karara oy veren YSK üyeleri kanuna karşı suç işlemişlerdir. Kanun dışına çıkmışlardır.
Bu kararı onlara aldıran güç de suç işlemiştir. İşlenen bu suç oy hırsızlığı suçudur. Milli İrade hırsızlığı suçudur. Bu suçu işleyenler er ya da geç karşılığını bulacaklardır. Zaten halkımızın vicdanında çoktan mahkum olmuşlardır.
Biz bunun peşini bırakmayacağız. Hiç kimse bu ülkeyi gayrimeşru bir anayasa ile yönetemez. Cumhuriyet ve Demokrasiye sahip çıkan halkımızın iradesini gasp edenler her zaman karşılarında bizi bulacaklardır.
Bütün bunları tespit edip raporuna yazan AGİT’e söylemediğini bırakmayan Cumhurbaşkanı ülkemizin AGİT’in kurucu üyesi olduğundan habersiz.

MİLLİ İRADE HIRSIZLIĞI YAPILMIŞTIR
Referandumda yapılan bu milli irade hırsızlığı uluslararası alanda ülkemizin itibarını zayıflatmıştır.
Avrupa Komisyonu demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinden uzaklaştığımız için bizi yeniden denetim sürecine aldı. Yine demediklerini bırakmadılar. Avrupa bize düşmanlık ediyor diyorlar.
2004 yılında bizi Denetim sürecinden çıkarırken dost ve müttefik olan, AKP’nin övgülerine mazhar olan Avrupa’ya şimdi düşman diyorlar.
Bunlar tutarlı, ilkeli olmayı bir türlü başaramıyorlar. İşine geldiği zaman dost, gelmediği zaman herkesi düşman ilan ediyorlar.

DIŞ POLİTİKADAKİ TUTARSIZLIKLAR ÜLKEMİZİ YALNIZLAŞTIRDI
Dış politikada yaşadıkları zik zaklar ortada. Rusya ile bir gün dost, diğer gün düşman oluyorlar. İsrail ile aynı şekilde.
Bu tutarsızlıklar yüzünden dünyada dostumuz kalmadı. Sıfır sorundan bu noktalara geldik. Sorunumuz olmayan ülke kalmadı.
Bundan sonra dış ilişkilerimiz bir kişinin kişisel tutumuna göre belirlenecek.
Ülkelerin dış ilişkileri rüzgarın estiği yöne göre değil, ülkenin çıkarlarına göre belirlenir ve uygulanır. Siyaset üstüdür. İç politikadan bağımsızdır.
Ama AKP dönemi dış politikadaki bu akılcılık dönemini de bitirdi. Geleneksel dış politikamızı ulusal çıkarlarımız aleyhine yok ettiler. Her türlü ilişkide parti çıkarlarını önemsediler.
Değerli Basın Mensupları

AKP’NİN UYGULADIĞI EKONOMİK DÜZEN EŞ DOST ZENGİN ETME DÜZENİDİR
15 yıldan bu yana ülkeyi tek başına yöneten AKP halka her gün pembe tablolar sundu. Yandaş basını ve kalemşörleri ile başarı hikayeleri uydurdular.
Ama gelinen nokta ortada. Her konuda sorunlarla karşı karşıyayız. Çözüm diye ortaya koydukları her şey yeni sorunları getirdi.
Mesela ekonomi. Cumhuriyet tarihinden daha fazla dış borcu AKP aldı ve kullandı.
Dev proje diye gece gündüz reklamını yaptıkları projelerle halkımızın sırtına uzun vadeli döviz üzerinden borç yıktılar.
Bir yandaş müteahhite bir köprü yaptırıyorlar. Ona yıllık araç geçişi garantisi veriyorlar. Verdikleri garantiler o kadar yüksek ki o sayıda aracın oradan geçmesine imkan yok. Ama yandaş zengin etme gayreti ile bu garantileri veriyorlar. Köprüden geçen araç sayısı ile geçmesi taahhüt edilen araç sayısı arasındaki farkı hazine o firmaya ödüyor.
Yaptıkları enerji santrallerinde benzer garantileri veriyorlar. Döviz üzerinden 15 yıl alım garantisi veriyorlar.
Halka döviz bozdurun diyorlar, yandaşlara döviz üzerinden kaynak aktarıyorlar.
AKP’nin uyguladığı ekonomik düzen eş dost zengin etme düzenidir.

TOPLU AÇILIŞLARDA FABRİKA AÇILDIĞINI HİÇ GÖRMEDİK
Referandum öncesi kamu kaynakları kullanılarak yapılan toplu açılış törenlerinde nelerin açıldığını bilen var mı? Bunun bir listesi açıklanıyor mu? Mesela bunların arasında sürdürülebilir istihdam yaratan kaç tane fabrika veya benzer tesis vardır? Duyduk mu böyle bir şey?
Bunları içeren bir soru önergesi verdim Meclise. Hangi açılış için ne kadar masraf ettiniz, neleri açtınız, ne kadarı fabrika gibi. Ama cevap vermediler. Çünkü hepimizin çok iyi bildiği gibi bu toplu açılışların hepsi sözde açılışlardır. Asıl amaç vatandaşın sırtından referandum propagandası ve mitingi yapmaktır.

AKP HAYVANCILIĞIMIZI RESMEN ÇÖKERTTİ
Balıkesirimiz ekonomisinde tarım ve hayvancılık çok ciddi bir yer tutuyor.
Ben her fırsatta kırsal mahallelerimizi, tarım ve hayvancılık yapan hemşerilerimizi ziyaret ediyorum. Onları dinliyorum. Sorunlarını biliyorum. Yakından takip ediyorum. Mecliste her fırsatta onların seslerini duyurmaya çalışıyorum.
Tarım kesimi çok ciddi sıkıntıda. Borçlarını ödeyemiyorlar. Alın terlerinin karşılığını alamıyorlar.
Süt üretiyorlar değerinden satamıyorlar. Süt ucuz yem pahalı. Ürettikleri süt ile işlerini döndüremiyorlar. Çoğu hayvancılıktan vazgeçiyor.
AKP 8-9 yıldan bu yana uyguladığı hayvancılık politikasıyla hayvancılığı krize sokmuş, çaresini de bulamıyor. Düzelteceğim derken daha da batırıyor.
Türkiye AKP sayesinde hayvan ithalatı cenneti haline geldi. Et hala pahalı. Önünü göremediği için kimse hayvancılık yatırımı yapmıyor.
Türkiye sığır ithalatında dünyada ikinci sıraya yükselmiş durumda. Avrupa’da canlı hayvan fiyatlarının yükselmesine neden olmuşuz. Nereden bulunursa oradan hayvan alıyoruz.
Tek kelimeyle ifade etmek gerekirse; AKP hayvancılığımızı resmen çökertmiştir. Gelinen noktada milyarlarca doları ithalat için dışarıya ödüyoruz, içeride de halkımıza pahalı et yediriyoruz.

KURU FASULYE İTHAL EDER HALE GELDİK
Tarım ürünlerinde de benzer bir durumdayız. Her şeyi ithal eder hale geldik. Hatırlanacağı gibi daha önce saman bile ithal etmiştik.
Arpayı Ukrayna’dan ithal ediyoruz, buğdayı Rusya’dan, Kazakistan’dan ve Amerika’dan ithal ediyoruz.
Endonezya’dan ve Çin’den çay ithal ediyoruz.
Kuru fasulyeyi Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’dan ithal ediyoruz. Kanada, Avusturalya ve Amerika’dan mercimek ithal ediyoruz.
Nohudu Hindistan, Arjantin ve Meksika’dan ithal ediyoruz.
Pamuğu Yunanistan’dan, Türkmenistan’dan ithal ediyoruz.
Patatesi Hollanda ve Almanya’dan ithal ediyoruz.
Pirinci Rusya, İtalya ve Hindistan’dan ithal ediyoruz.
Kuru soğanı Hollanda’dan, İran’dan ithal ediyoruz. Tütünü Brezilya’dan, Amerika’dan ve Hindistan’dan ithal ediyoruz.
Geldiğimiz nokta budur.
Üretim olmayınca iş olmuyor, aş olmuyor. İşsizlik çığ gibi büyüyor.
En son yayınlanan istatistiklerde işsizlik oranı %13 olarak açıklandı. Bu resmi oran. Gerçek işsizlik oranının %21 olduğu hesaplanıyor. Yani 7,1 milyon kişi işsiz.
Gençlerde işsizlik daha yaygın. Her dört gencimizden birisi işsiz.
Gelinen nokta budur. AKP iktidarının Türkiye’yi getirdiği yer burasıdır.
Dünyada yalnızlaşan, demokrasisi gerileyen, ekonomisi kötüye gitmiş, borçlu, üretemeyen, her şeyini ithal eden bir Türkiye yarattılar.
Şimdi bu durumun mimarı olan kişi bütün devlet yetkilerini kullanmak istiyor. Her şeye tek başına karar vermek istiyor.
Partisine üye oldu, önümüzdeki günlerde başına geçecek. Zaten 80 milyonun Cumhurbaşkanı gibi hareket etmiyordu. Şimdi partisinin Cumhurbaşkanı oldu.
Türkiye partili Cumhurbaşkanından sonra, partili yargıç dönemine de girdi. Geçtiğimiz günlerde alınan 900 hakimin 800 ünün AKP il ve ilçe yöneticilerinden olduğu ortaya çıktı.
Yazıktır bu ülkeye. Cumhuriyeti kuranların kemikleri sızlıyordur. Kanları, canları pahasına kurdukları devlet ne hale geldi.
Bütün bunlardan yılmayacağız. Bu ülkenin demokratları, vatanseverleri, cumhuriyet sevdalıları meydanı kimseye bırakmayacaktır.
Hayır daha bitmedi. Mücadele sürüyor
İlk seçimlerle birlikte tek adam özentileri iktidardan uzaklaştıralacak ve güçlendirilmiş parlamenter sisteme yeniden dönülecektir. Hırsızlıkla elde ettikleri fırsatı değerlendirmeyeceklerdir. Halk egemenlik hakkını geri alacaktır” dedi.

B-G HABER