Babası açtı. Oğlu kapatıyor.

ÖZ- LÜ-YORUM

“Büyük balık küçük balığı yutar.” Örneğinde olduğu gibi Türkiye’de büyük gazeteler ülke çapında 22 Bölge sayfası çıkarmaya başladı. Bunlardan birinde bende epey nasiplendim. Buradaki amaç Anadolu’da ki resmi ilanların tamamına konmak idi. Ancak; devlette bunlara karşı bir baraj çıkardı.

Bölge sayfası çıkarmak İstanbul’da kolay olmasına rağmen Bölge sayfası çıkarmak isteyen gazetelerin, sayfaya ait bölgede matbaa tesisi kurma şartı kondu. Ancak; bölgede matbaa kurmak ve sayfa basmak İstanbul’da basmaktan daha maliyetli olduğu için her baba yiğit gazete bu işe soyunamadı.

Balıkesir’de Ekrem Balıbek .. Gazeteci. 17 Ocak 1968 tarihinde  “Yeni Haber” adında bir gazete kurdu. Bu bilgi Basın-Yayın-Enformasyon Genel Müdürlüğünün “Türk Basınında Kim Kimdir?” isimli kitabının 1. cildinden alındı. Ekrem Balıbek babasının Bandırma Kırkmerdiven Sokakta bulunan matbaasında mürekkep yaladığından dolayı gazeteciliği tercih etti. Bu nedenle Ankara Hukukta okumayı bıraktı.

Ancak; Kendisi gazeteci olmasına rağmen oğlu Esen’i mimarlığa yönlendirdi. (sol F-1 ikili -Soldaki)

Küçük yerlerde gazete çıkarmak kolay olmadığından Balıkesir’deki ünlü gazeteciler bile (Balıkesir Postası sahibi Mustafa Münir Yenal, Türk Birliği Gazetesi sahibi Cevdet Demiray, Ateş Gazetesi sahibi Cahit Albayrak) birleşerek bir gazete kurdular. Gazetenin Genel Yayın Yönetmenliğini de Ekrem Balıbek’i getirerek, tam yetki verdiler.

Bu görev bölümünden sonra Mustafa Münir Yenal’in, Cevdet Demiray’ın, Cahit Albayrak’ın  gazetecilik istekleri yeniden nüksetti. Balıbek’e sürekli telefon ederek “ Benim yazıyı niye birinci sayfaya koymadın? Benim yazımı niye küçük puntolarla yayınladın? “ vb. sözlerle bunaltmaya başladılar.

Halk arasında bir deyimde olduğu gibi “At hocam muskalarını, babam kaykıldı “ diyerek kendi gazetesini kurdu.

Şimdi kapatıyor. Bu sene sonmuş. "Abdurrahman abi artık mecalim kalmadı" Destek destek buraya kadar.

*

A E U Metal yorgunu mu?

*

Hatıra defterime anılarımı yazarken ÖZLÜYORUM'unu özlüyorum diyen Dilara’nın dedesine de saygılarımı sunuyorum. Ancak; Sokağımızın tam olarak “Sağlıklaştırılması” amacına ulaşamamasından dolaya kahvaltıya çağıramadım. Özür diliyorum.

Bu yazının oluşmasında desteğini esirgemeyen kardeşim Cengiz DOĞAN’A (F-2 sağda ki) teşekkür ederim.

Bandırma Gerçek Gazetesi sahibi Mehmet Leventoğlu’na da teşekkür ederim. (F-3)

ABDURRAHMAN ÖZ - EDİNCİK-01-10-2017

Yazarın Diğer Yazıları