Reza Zarrap ve Bandırma AKRABA !

Reza ZARRAP ve Bandırma AKRABA!

( Yazımı...; lütfen gösterdiğim kaynak linkleri açarak okuyunuz ! Ulusal basında yazılmadı)

GENÇER Holding ve iştirakleri BAGFAŞ varisi ve Melia Pattiseria Pastahanesi’nin (https://www.f5haber.com/turkiyenin-patron-cocuklari-fotogaleri-6903/9 ) patronu, BAGFAŞ Genel Müdürü Yahya Kemal GENÇER’in kızı, Çiçek Meliha Gençer (https://www.instagram.com/cicekmgenceromi/ ) ile ; NAB Holding ve iştiraklari varisi ve Azerbaycan BAKÜ’de “Baku Electronics” ve “Bank of Baku” nün patronu, 1988 doğumlu, NAB Holding Yönetim Kurulu Başkanı Behram EROMİ’nin oğlu Amir Mohaglegh EROMİ (https://sometag.club/account/amireromi/227948846/ ) EV LEN Dİ LER !

AMİR EROMİ - ÇİÇEK GENÇER NİKAH TÖRENİ

Haziran 2018 in ilk haftasında, Kireçburnu-Sarıyer de gerçekleşen törenle ( Düğün videoları ; https://www.instagram.com/p/BjzS4FjlN2k/?utm_source=ig_share_sheet&igshi... ) Patron çocukları ile patronlar evlendi. ( https://www.instagram.com/p/Bjj8t7RBZDl/)

Öncelikle ; evlenen gençleri kutluyorum ve bir yastıkda kocayarak, mutlu olsunlar diyorum.

GENÇER HOLDİNG VARİSİ ÇİÇEK MEHLİKA GENÇER (EROMİ)

Gençler, elbette evlenebilirler de... ben, niçin evlendiler demiyorum. Ama, madem bizler onların yanında marabayız, patronlarımızın mutlu olup olmadıklarına dair, hayatlarına elbette bakacağız ! Şirketlerine de, batmasınlar aman diye... gene bakacağız, iyi niyetliyiz !

HOLDİNGLER ve ŞİRKETLER EVLENİR Mİ ?

Resmi olarak ; Ticaret Sicil Gazetesinde ilan ettirerek şirket birleşmeleri, elbette bir ticari evliliktir de... yarı resmi olarak, şirket ve holdinglerin varisleri, veya patronların çocukları da evlenince, ister istemez, şirketler evliliği de bir anlamda (zımnen) oluşur ve bu iki tarza, kimse bişey diyemez. Ben de, demem..!

Holdinglerin evliliği, Sermayeye ve kapitalizmin kurallarına göre ; burjuvazinin geleneklerine esas olan ilke çerçevesinde ; SERMAYENİN dışarı kaçmaması gerekir. Burjuva taktiği diyebileceğimiz, işbu patron çocuklarının evliliği... genelde olumlu sonuçlar yaratır ve birleşerek büyüyen sermaye, devasa bir güce de ulaşabilir. Evlilik müesesesi ; medeni kanunlar ve hukukuna göre, ortaklık anlamında, bir fiili durum yaratacağından, çocukların evlenmesi ile, veraset hukukuna göre de, ister istemez yarıresmi bir ticari ortaklık gerçekleşir. Farklı şirket ve holdinglerin patronları veya varislerinin (çocuklarının) evliliği de, holdingler evliliğini, holdingler içindeki şirketlerin evliliğini de (para ve gücün birleşmesi)... ister istemez doğuracaktır. Yani bu tür evliliklerin ilk çocukları, atılan imzalarla birlikte, işbu birleşmenin doğurduğu sinerjidir. GENÇER HOLDİNG + NAB HOLDİNG A.Ş sinerjisi ! Borsaya kote olmuş bu şirketlerin, piyasa değerini arttırır diye düşünüyorum.

 

 

Hisse senetçi borsacılar, bu evliliklere dikkat etsin !

Gençliğimi ve bekarlık yıllarımı düşündüm de, bir fabrika patronunun kızıyla izdivacı, aklımdan bile geçir(E)memiştim. Öyle ya ; benim neyim vardı ki ! Vahşi kapitalist kuramda, denklik gerekir. Denk iseniz, savaşırsınız da, sevişirsiniz de... Sanırım bu kuram yüzünden, sermaye genelde kendini sosyal olarak gizler, ve para hareketini de, kendi içinde döndürür. Atıyorum ; cebinde 100 lirası olmayan birinin, hele ki soylu ve güçlü bir aileden gelmemesine rağmen, 100 trilyonluk bir servetin, sonradan-hariçten gazel varisi olması, eşyanın tabiatına aykırıdır. Kapitalizme, tam aykırıdır...

GENÇER HOLDİNG-NAB HOLDİNG dedik ya, şimdi bu holdingleri tanıyalım önce de, çocuklarının evliliği ile, bu iki holding ve iştirak ettikleri şirketler, akraba olmuş mu, olmamış mı... hep birlikte bir düşünelim. Onların akrabalığı varsa, REZA ZARRAB bile bizim eniştemiz sayılacak çünkü… * BAGFAŞ ( https://www.bagfas.com.tr/Hakkimizda.aspx#yonetim ); Bandırma’nın ilk ve en büyük özel sektörlerinden birisi olarak, hemşehrimiz girişimci Recep GENÇER tarafından kurulmuştur. BAGFAŞ (Bandırma Gübre Fabrikaları A.Ş)’ini, hepimiz biliyoruz değil mi. Türkiye, sentetik-kimyasal gübre sektörünün, liderlerinden biri. Her ne kadar Vergi Dairesi Bandırma değil İstanbul, Genel Müdürlüğü ve idaresi de, İstanbul ilinden yürütülüyor ise de ; BAGFAŞ, Bandırma şirketi olarak biliniyor. Çünkü isminde de, BANDIRMA var... BAGFAŞ ( https://www.bagfas.com.tr/Hakkimizda.aspx#yonetim ) 1969’da kurulmuş ama bu A.Ş ; kurucusu Recep GENÇER ile, 1983 yılındaki İstanbul Ticaret Odası kayıtlarıyla veya 1988’de GENÇER HOLDİNG i kurmuş. Zamanlaması önemli ? Turgut ÖZAL’ın Başbakan olarak, 12 Eylül ihtilalinden sonra yönetime gelmesi...( http://www.gencerholding.com.tr/sirketlerimiz.php ) 12 Eylül’ün kudretli generallerinden Tahsin Şahinkaya bile, BAGFAŞ ta hissedar olduğuna göre, Kenan EVREN Fabrika açılışlarını yaptığına göre, iktidar(lar)ın kudreti burda da hissedilmiş !

* GENÇER HOLDİNG’in üst yönetiminde, Y.Kemal GENÇER’in kızı, Çiçek Mehlika Gençer EROMİ, gelin kızımız da var. Yine GENÇER Holdingin bünyesinde ve iştirakleri olarak ; BAGFAŞ, BADETAŞ, BAGASAN, BAGFAŞ TEKNİK, BADETAŞ SİGORTA, EGE GÜBRE A.Ş de var. BAGFAŞ ın iştirakleri içinde de, Badetaş, Bagasan, T.Gübre Fabrikaları A.Ş, Bagfaş Servis Limited Şirketi, Bagfaş Teknik Müteahhitlik Limited şirketi var...Diğer şirketlerin de, birbirlerinde iştirakleri mutlaka vardır. Yarım asırlık, bir gübre sanayiinden bahsediyoruz çünkü ! Kapitalizmin oyun kurallarıdır, içiçe geçen şirketleriniz sayesinde kendi vergi adaletiniz elbette geçerli ve uygulanacak !

GENÇER HOLDİNG LOGOSU

BİR ANEKDOT DÜŞELİM ; Bu anekdotu, bu yazıyı yazmamın nedenini kavramak için ayrı tutun. HUKUKTA ZAMAN AŞIMI NEDİR ? Eski tabirle müruruzaman... Zaman aşımı ; bir hakkın varlığını, ortadan kaldıran bir olgu değildir. Ancak; o hakkın icra yoluyla istenebilir olmasına, engeldir. Yani Zamanaşımı, alacak hakkının, belli bir süre kullanılmaması yüzünden, dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan anlaşılacağı üzere zamanaşımı ; alacak hakkını sona erdirmeyip, sadece onu ; bir <eksik bir borç> haline dönüştürür ve alacağın dava edilebilme (İCRA) özelliğini, maalesef ortadan kaldırır. Ve Zaman Aşımı Dermeyanı ile ; yargı safahatında, borçlu olduğunuza karşı makul sürede yargılatmamayı başarmışsanız, adil yargılamayı ortadan kaldırabilmiş iseniz, usul hukukunca; borçluya esasta borcunu öde(ME)me olanağı veren, bir hukuki yolu kullanmış ve (iadei muhakeme gibi hukuki gelişmeler hariç) borçtan kurtulmuş olursunuz.

Bu hukuki yolu kullanan ve sağlayan BAGFAŞ ile, yaklaşık 20 yıldır... hukuki başka (AYM-AİHM gb) yolları sürdüren biri olarak, şirketim üzerinden... alacağımıza dönük, BEN davalaşıyorum. Zaman aşımı ileri sürdükleri bir dava dosyasından ; 1999 ve 2000 yıllarına ait ; 1.814.149.786.34 TL. + 639.562.73 ABD $. Diğer bir dosyadan ; incelenebilinen 23 adet gemiden, 10.578.56 ABD $ BAGFAŞ’tan alacağımız olup, zaman aşımı ileri sürdüklerinden dolayı, ek dava da açamadığımız için prim hakkettiğimiz 96 adet gemiden, yaklaşık 40.000.00 ABD $, bir başka dosyadan ise ; 2000 yılı itibariyle, 16.776.731.97 TL alacaklarımız oluşmuştur. Yuvarlak olarak ; 18 yıllık faizi hariç, 2 milyon TL+ 700BİN abd doları... Bu davalar ile gittiğim AİHM, Türkiye de kurulan İNHAK a dosyalarımı göndermiş, İNHAK ta ; eyy Ramazan NARİN, SENİN BU ALACAK DAVALARINDA seni makul sürede yargılamamışız ! diyerek, iki adet sembolik tazminat da ödemiştir...

ZAMAN AŞIMI denilen yol ile, bu müruru mağdur para, halen BAGFAŞ ın kasasındadır. Yani BAGFAŞ bana...Eksik borçludur. Bu yüzden de, BAGFAŞ ile ilgili ekonomik ve sosyal gelişmeleri, hukukta meydana gelen değişimleri takip eden, BAGFAŞ ın evlilik ile de olsa büyümesinden, parasal güçlenmesinden, yaşamasından memnun olan, uluslararası tahkim mahkemesinden yediği 24,5 Milyon Euro’luk cezadan üzülen, bir mağdur alacaklı ve bir gazeteciyim. Magazin yazarı, muhabiri falan değilim de... borçlu olanın sağlığına duacı, alacaklı gibi de görebilirsiniz. G İ B İ...

NAB HOLDİNG ve REZA ZARRAB ; ( http://www.nab.com.tr/ ) NAB Holding AŞ'nin temelleri ( Nadir’in NA sı ile Behram ın B si yan yana getirilerek.) 1988 yılında NAB Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin kurulmasıyla atıldı. 2008 yılında tüm faaliyetler holding çatısı altında birleşti. 1988 yılında tüketici elektroniği ile başlayan şirket faaliyetleri 1995- 2000 yılları arasında otomotiv ve bankacılık sektörü, 2001- 2007 yılları arasında leasing ile devam etti. Holdingin ödenmiş sermayesi, 100 milyon TL.

 

NAB HOLDİNG

NAB Holdingi ; Türkiye ye imtiyazlı ve istisnai vatandaş olarak İRAN’dan getirilen, Reza Zarrab’ın ablası Şeyda hanımla evli Behram EROMİ, NAB Şirketinin patronu olarak ; yanına kardeşi Shahram EROMİ ve Nadir EROMİ’yi de alarak ve yanlarına çocukları Nadir oğlu Omid Mohagilegh EROMİ, Behram oğlu Amir Mohagilegh ERÖMİ ile birlikte 1988 yılında İstanbul da, Sarıyer ve Bahçelievlerde konuşlanarak kurmuşlar. NAB HOLDİNG A.Ş. Reza Zarrab’ı (Damadımızın müstakbel dayısı) ; https://www.gazeteduvar.com.tr/gundem/2017/12/16/reza-zarrabin-sir-ailesi/ ) Ailesi ; eski İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad ile olan yakınlığı bilinen Hüseyin Zarrab’ın asıl serveti Pehlevi ailesine

ait. İranlı bir gazeteci bu süreci, şöyle anlatıyor : “İran’ın son şahı Muhammed Reza Pehlevi’nin ölümünün ardından, dul kalan karısı Farah Diba Pehlevi’nin izniyle, ailenin tüm serveti, baba Zarrab’ın kontrolüne geçiyor. Bugün sözü edilen Zarrab ailesinin serveti, aslında bu para(dır)… Para önce, ortaya çıkarılmamış ama ; ZARRAB ailesinin Türkiye’den imtiyazlı istisnai vatandaşlıklar almasıyla, bu servet üzerinden ticaret, ülkemizde gerçekleşmiştir.

ENTERESAN BİLGİLER VE TESADÜFLER…

* Damadımız Amir EROMİ, R.Zarrab’ın ablası Şeyda’nın oğlu. Yani, Reza ve Amir arasında Dayı-Yeğen ilişkileri var değil mi ?

* Damadımız Amir EROMİ, Reza Zarrab’ın eniştesi, Behram EROMİ’nin de oğlu…

* Damadımız, meşhur Omid EROMİ’nin de... kuzeni, yani ikisi de kardeş çocukları ve ortak…

* Damadımız, Shahram EROMİ’nin de, Nadir EROMİ’nin de yeğeni…

NAB HOLDİNG LOGOSU

* 17-25 Aralık çağın yolsuzluk olaylarındaki iddianamelerde de (https://tr.scribd.com/document/212321072/17-ARALIK-OPERASYONU-BAKANLAR-F... ) damadın sülalesi ve Reza Zarrab başrollerde vardılar ve Reza Zarrab Türkiye’de 8,5 milyar dolar rüşvet dağıtan adam olarak ünlenmişti. O fezlekeleri hazırlayan savcılar, şimdi ne oldu bilemem !

* NAB HOLDİNG e operasyon… yaklaşık 8 ay önce…Aralık ayının ilk haftasında ve ; Reza Zarrab hakkında başlatılan ‘casusluk’ soruşturmasında 23 kişinin mal varlığına el konulmuştu. Mallarına el konulan 23 kişi arasında bulunan NAB Holding in ortaklarından imza yetkili Omid Mohagilegh Eromi’nin, Zarrab’ın eniştesi Behram Eromi’nin aile şirketi NAB Holding’in küçük hissedarı ama yöneticisi olduğu da ortaya çıkmıştı. (http://www.diken.com.tr/23-kisilik-liste-sarrafin-el-konulan-mal-varligi...)

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, aslında Amerikada tutuklu Reza Zarrab hakkında yürütülen soruşturmada, NAB Holding binasında evraklar yakılıyor ihbarına karşın, ilk gözaltına alınanların sayısı 17'dir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, ABD'deki davada tanık olarak yer alan Reza Zarrab ve yakınlarının, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin güvenliği, iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri, yabancı devlet lehine siyasal ve askeri casusluk maksadıyla temin etme” gerekçeleriyle, bu operasyonda mal varlıklarına el konulması kararı verilmişti. (https://www.sariyerposta.com/gundem/zarrabin-baglantisi-var-denilen-sari... ) bu hukuki süreç, devam ediyor olmalı !

Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı ZARRAB’ın eniştesi Behram Eromi’nin yaptığı, hissedarları arasında Zarrab’ın da bulunduğu NAB Holding’in bahçesinde, ( Bu haberde Reza Zarrab’ın NAB Holding’in de ortağı olduğu ileri sürülmüş. http://www.anahaberyorum.com/yakilmak-istenen-evraklarda-ne-oldugu-ortay... ) gece varillere doldurularak yakılmaya çalışılan, ancak polis baskınıyla 5 varili kurtarılıp, 1 varili yakılan evrakların sağlam kalanları üzerinde de inceleme yapılmış... İncelemede Nab Holding’in (Ambargoyu deldiği iddia edilen ticaretlerinden olmak üzere) İran-Fransa ve İran-Almanya arasında yaptığı demir çelik ve inşaat malzemeleri ticaretini gösteren, fatura ve işlem kağıtlarının olduğu tespit edilmişti.

REZA ZARRAB ve OMİD EROMİ

İstanbul mali polisi, ( 5-6-7 ARALIK 2017 olabilir) Rıza Sarraf’ın Levent’teki ofisinde yaptığı aramada, yüklü miktarda evrak ve dijital veriye el koymuş. Mali polisin, gözaltında bulunan Sarraf’ın sahibi olduğu Royal Holding’in bilişim müdürü Regaip Hacısalimoğlu’nun evinde ele geçirdiği, hard disk üzerindeki incelemesi de, sürüyormuş.

İLGİNÇ bir bilgi de ; Bu operasyona neden olan savcılık iddianamesinde ; 1 NUMARA, Reza yı Amerika da tutuklayan savcı… BHARARA. Sanırım, şimdi o da (Fetö-Reza ilişkisini ortaya çıkarmaya çalıştığı için), TRUMP tarafından görevinden alındı. Savcılık, her ülkede zor zanaat !

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen casusluk soruşturmasının ; bir numaralı şüphelisinin, Sarraf’ın yargılandığı davanın görüldüğü New York Manhattan Bölge Mahkemesi eski savcısı Pret Bharara, 2 numaralı şüphelisinin yine aynı davanın görevdeki savcısı Joon H. Kim, Sarraf’ın ise davanın 3 numaralı şüphelisi olduğu düşünürsek, savcılık galiba gerçekten zor bir meslek ! Yani ABD savcı ve hakimlerini ve hatta Reza Zarrab ı, şimdi biz soruşturuyoruz ve belki de onları bile, Türkiye Cumhuriyeti Mahkemelerinde gıyaben yargılayacağız.

Bugün için, Rezanın suç ortağı olduğu öne sürülen Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan ve evinde ayakkabı kutularında bulunan milyon dolarlar, faiziyle iade edilmişti de, 8 ay önceki operasyonda işbu el konulan mallar OMİD EROMİ’ye ve sahiplerine geri verildi mi, gözaltına alınanlardan yargılanan kaç kişi var ? Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla, ne kadar daha yatacak ve bize cezalar gelecek mi... tam olarak bilmiyorum. EL KOYMA OPERASYON HABERİ ; https://www.sozcu.com.tr/2017/ekonomi/rezanin-enistesinin-yegeninin-mal-... + https://www.haberturk.com/reza-zarrab-davasinda-son-dakika-reza-zarrab-s...

Bu operasyonların çok geç, ve eksik operasyon kabilinde olduğunu düşünebilirsiniz de, şeffaf bilgilendirilen bir kamuoyunda bu husus aydınlığa çıkabilir. Ayrıca, bu holdinglerin ve iştiraki şirketlerin vergi incelemeleri, mali denetimleri yapılmış mıdır ? Bilemem. Bildiğim bir şey varsa ; bendenizin üzerinde vergi denetimleri, şirketimden çıkmayan vergi denetmenleri ile ihtiyati tedbirli hacizler ve el-kol bağlamaları, devletin kurumları tarafından itina ile gerçekleştirilmiştir. Adı geçen şirketlerin maliyece takip safahatını, keşke yetkililer açıklasa da öğrensek !

Reza Zarrab, Türkiye’de iken NAB Holdingdeki ablası Şeyda Eromi ile turizm otelcilik işine girmiş, 2013'ün Mayıs ayında ablası ile birlikte, ‘Arkla Otelcilik ve Turizm AŞ'yi kurmuştular. Reza Zarrab, (aklama endişesinden olacak) Fındıklıdaki AKSİGORTA binasını 72 milyon dolara satın aldıktan sonra, iki kez sermaye artışının ardından, 135 milyon sermayeye ulaşan Turizm şirketinin yönetimini, önce ablasına bırakmış, Türkiye’de hapisten çıkıp Amerika'ya gitmeden önce de, hissesini ablası yerine abisi Can Zarrab'a devretmişti. Can Zarrab da, kardeşi Reza Zarrab ile aynı dönemde ‘istisnai' yoldan Türk vatandaşı olan ve muhtemelen cari açığımızı kapatan, önüne yatılacak yiğitlerden biriydi.

Türkiye de REZA ZARRAB ; bakan ( Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan) koluna 240 Bin EURO veya 700 bin (milyar) TL’lik saat takması ile,bazı bakanların tutuklanmasını engellemek için önüne yatılmasıyla, Ebru GÜNDEŞ isimli meşhur sanatçımızla evlenmesiyle, ama en önemlisi  medya iddialarına göre 8,5 milyar rüşvet dağıttığı zenginliği ile ve dedesinin annesine söylediği, literatüre geçen dehşetli özdeyişi olan, “ ….memurun, orospunun bahşişini başında (peşin) vereceksin ! “ demesiyle tanınmış ve biz de öyle tanımıştık. “Ben seni adam sanmıştım !” Sözünden yargılanan ve cezalandırılan Ramazan NARİN hakkında, savcılık ve mahkemeler çalışmışken, Reza Zarrab ın bu sözü hakkında, nedense bir soruşturma bile yapılmamış ve hatta Türkiye Cumhuriyetinin memurları bile, buna sessiz kalmıştı.

Bu söz hakkında açılan bir dava varsa, bilgilenmek isteriz...

Artık bu ünlü, eniştemizin (Amir EROMİ) dayısıdır. Hani dayın var mı dayın ? Derler yaaa, eniştemizin dayısı var ve varmış vallahi ! Ve artık yeğeni sayesinde, Bandırmalılar olarak da REZA ZARRAB ile akrabalığımız da vardır.

BAGFAŞ a verilen ÖDEME CEZASI...187,5 TRİLYON nerden çıktı ?

Bagfaş, Alman sanayi çözümleri devi Thyssenkrupp ile, yılda 600.000 ton CAN/AN Gübre üretim fabrikası tesisi imalatı için 140 milyon dolarlık projesi anlaşması yapmış. Ancak teslim ve tesellümde eksiklikler olduğu ileri sürülerek fabrika teslim alınmamış ve ceza-i maddeler uygulanmış. Söylentilere göre de ; 10-20 milyon euroluk bir ödeme, Alman a fabrikayı baştan savma yaptıkları gerekçesiyle yapılmamış ! Bagfaş Y.Kemal Gençer davaya ilişkin bir değerlendirmesinde "Bu iş ne kadar uzarsa, kazanma şansımız artar" ifadelerini kullanmış yani zaman aşımına uğratmak istemiş ise de, Alman, 17.05.2016 Tarihinde, Zürih te bulunan Uluslararası Tahkim Mahkemesine başvurmuş. Başvuru  sonuçlanmış ve ; BAGFAŞ’a 24,5 milyon euro x 7.65 = 187.425.00 TL. Eski parayla, 187,5 trilyon ! büyük bir ceza ödemesi çıkmış...

Yahya Kemal GENÇER

Bu cezadan önce, ama dava açıldığının bilindiği dönemde gerçekleşen evlilik, şirketler evliliğine dönüşür mü, GENÇER+NAB güçbirliği oluşur mu bilemem. Veya, işbu ceza kesinleşmeden önce CENGİZ Holding ile sürdürülen görüşmeler, bir satış ile sonuçlanır mı... onu da bilemem, ama bildiğim; BAGFAŞ işbu parayı öder ve batmaz..!

Her bildiğimizi söyleyemesek de, bilmek güzel bir şey. İşbu zenginler ve kapitalistlerimiz de... gerçekten nasıl zengin olunur ? Zenginlik, ayakta nasıl tutulur ? Bunları adam gibi bizimle paylaşsalar da, belki bizim içimizden de zenginler çıkar ve gıcır gıcır, bizim de holdinglerimiz olur. Kapitalizm kıskançtır ve rekabetçi ortamlardan pek hoşnut olmazlar. Bilin de... Siz siz olun... Sakın zenginliklere aday olmayın, niyetiniz varsa bile, niyetinizi aman gizleyin. REZA gibi de aptal olmayın...DAYI olun!

Dünyanın merkezi, KAPİTALİSTLER için para olabilir, ama bizim merkezimiz, ÖTÜKEN’dir...

TTK ! 08.09.2018 NOGAYTÜRK