
Bandırma’da halen faal olan HCL VE Potasyum Sülfat üretiminden kaynaklanan çevre kirliliğinin kaldırılması için paydaşlarca alternatif arayışlar sürdürülürken yeni bir üretim tesisinin Bandırma yerleşim alanlarının içinde yapılması düşünülen tesis için alelacele olumlu Çed kararı çıkması tartışmalara neden oldu.
ÇED Kararının açıklanması üzerine Bandırma Demokrasi Platformu üyeleri proje sahibi Şirketin merkezi önünde basın açıklaması etkinliği düzenledi.

Bandırma Bursa Karayolu güzergahında şirket merkezi girişinde gerçekleştirilen basın açıklamasını platform sözcüsü Serdar Polat okudu.
Değerli Basın Emekçileri değerli katılımcılar.
Bugün burada hemen arkamıza yapılması planlanan 90 bin ton kapasiteli asit üretimi ve yaklaşık 1850 metreküp depolama alanı projesi nedeniyle alınan ÇED Olumlu Raporu için toplanmış bulunmaktayız. Geçen hafta Basından öğrendiğimiz ÇED Olumlu raporunun üzerine askıda bulunan raporu incelemek için Ömerli Köyümüzü ziyaret ederek köylü ile sohbet erme şansı bulduk köylerinden geçen derede çocukken balık avladıklarını şimdi ise derenin kirlilikle mücadele ettiği söyleyince üzülmüştük, kamuoyuna ÇED Raporuna dair bilgileri paylaştıktan sonra ilgili şirket geçtiğimiz hafta bir açıklama yayınladı ve açıklamasında; …. bulunmuştur; şimdi buradan sormak istiyoruz.

1- Bandırmamızın havasına suyuna ve toprağına sahip çıkmak mı
2-Bölgemizin her yanında var olan ilgili fabrikalar varken kamu yararı gözeterek Kamuoyunu bilgilendirmek mi spekülatif eylem…
Ayrıca keşke bu açıklama ÇED TOPLANTISI ÖNCESİ yapılsaydı bizler görüşlerimizi o toplantıda dile getirseysik ve içerik hakkında bilgi sahibi olabilseydik, önemli bir soru sormak istiyoruz ÇED TOplantısına kimler katıldı ve ÇED Toplantı tutanağını kamuoyu ile paylaşmayı düşünüyor musunuz?
Yanı başımızdaki fabrikaların yanından geçerken, atıklarını atarken yaşadığımız tecrübeler yeniden benzer bir tesis projesinde hassasiyetlerimizi dile getirmek mi spekülasyon oluyor?
İstihdam kelimesini kullanınca her şey mübah mı oluyor; Bursa ve Balıkesirdeki hastahanelerde Bandırmalı yurttaşlarımızın hangi hastalıklardan tedavi gördüğünü ve her geçen gün bu hastalıkların arttığını dolayısıyla havamıza suyumuza toprağımoza dokunma demek mi marjinal spekülatif bir bakış açısı mı oluyor ?
Proje sunum dosyasında inşaat sürecinde 150 işletme sürecinde 60 kişinin istihdam edileceği bilgisi yer almaktadır.11 Mart Evrensel Gazetesi haberinden proje hakkında kısmı bilgiye ulaştık;Yaklaşık 418 milyon TL yatırım bedeliyle hayata geçirilmesi hedeflenen proje, toplamda 5.669,40 metrekarelik bir alanı kapsıyor.Yıllık 90 bin ton potasyum sülfat ve hidroklorik asit üretilecekProje Tanıtım Dosyası (PTD)’ye göre tesiste yıllık 40.000 ton potasyum sülfat ve potasyum sülfat üretiminde yan ürün olarak açığa çıkan 50.000 ton yüzde 31’lik hidroklorik asit üretimi planlanıyor.
Tarım sektöründe bitki besleme ve gübreleme amacıyla kullanılan potasyum sülfat ile sanayinin pek çok kolunda ihtiyaç duyulan hidroklorik asidin üretimi için doğal gazla ısıtılan Mannheim fırınları kullanılacak. Bu süreçte potasyum klorür ve sülfürik asit kimyasal tepkimeye sokulacak olup, şirket üretilecek bu kimyasalların yarısını iç piyasaya sunmayı, kalan yarısını ise ihraç etmeyi hedefliyor.
Bandırmaya yeni kimyasal madde üretim tesisiGünlük 300 metreküp su çekilecekProjenin çevresel etkileri mercek altına alındığında, bölgedeki su varlıkları ve tarım arazileri üzerindeki olası etkileri dikkat çekiyor. Tesisin personel ve üretim süreci için gerekli olan su ihtiyacının günlük toplam 300 metreküpü bulacağı ve bu suyun yeni açılacak yeraltı kuyularından sağlanacağı belirtiliyor. Şirket, üretimde kapalı devre soğutma kuleleri kullanılacağı için proses kaynaklı bir atık su oluşmayacağını ve yeraltı sularını korumak adına depolama tanklarının altına sızdırmaz güvenlik havuzları inşa edileceğini taahhüt ediyor.
Ömerli Mahallesi’ne 1.900 metreTarım ve zeytinlik alanlarına dair ise proje sahasının 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda “sanayi ve depolama bölgesi” olarak tescilli olduğu, I. ila IV. sınıf tarım arazilerinin ve Zeytinciliğin Islahı Kanunu kapsamındaki alanların dışında yer aldığı savunuluyor.
Değerli arkadaşlar ÇED Olumlu raporuna rağmen bazı endişelerimizi ve şehrimiz açısondan önemli gördüğümüz noktaları dile getirmek istiyoruz; Proje alanı en yakın yerleşim birimi olan Ömerli Mahallesi’ne yaklaşık 1.900 metre mesafede bulunsa da, bölgedeki kümülatif etkiler ciddi bir risk unsuru oluşturuyor.
Şirketin bitişik parsellerinde halihazırda alüminyum sülfat, sodyum bisülfat, hidroklorik asit ve PAC gibi kimyasalların üretim ve depolama faaliyetleri mevcut. Bölgedeki tüm parsellerdeki toplam kimyasal depolama kapasitesinin 50.000 metreküpe yaklaşması, olası bir kazanın çevre ve halk sağlığı üzerindeki etkisini “büyük endüstriyel kaza” boyutuna taşıyabilecek bir potansiyele sahip.
Bölgedeki sanayi tesislerinin geçmişteki kapasite artışları ve “ÇED Gerekli Değildir” kararları dikkate alındığında, bu yeni yatırımın ekolojik denge üzerindeki etkilerinin takibi kritik önemini koruyor. Bu tesislerin bir bütün olarak oluşturduğu kümülatif çevresel etkiler bölge için kritik bir risk unsuru barındırmakta. Tüm parsellerdeki toplam kimyasal depolama kapasitesinin 49.478,41 m³ (yaklaşık 88.825 ton) seviyesine ulaşması, bölgeyi endüstriyel kazaların önlenmesi mevzuatı kapsamında hassas bir noktaya taşıyor.Tanker temizleme ve tehlikeli atık çıkmazı
Atık yönetimi tarafında ise tanker temizleme faaliyetlerinden kaynaklanan yıkama atıksuları ve çamurları ile üretim süreçlerinden çıkan tehlikeli atıklar bölgedeki kirlilik yükünü artırıyor. Son olarak, birden fazla tesisin aynı anda çalışması, en yakın yerleşim yeri olan Ömerli Mahallesi üzerindeki gürültü ve hava emisyon yükünü kümülatif olarak etkileyerek çevre ve halk sağlığı üzerinde potansiyel riskler oluşturuyor.Kamu yararı her şeyin üzerindedir bir yerde yapılması planlanan her türlü projede bölgede yaşayan halkın yada Kamu Yararının üstün tutulması gerekmektedir.
Bizler Bandırma halkının vicdanını yansıttığımızı düşünüyoruz bu projeyi Bandırma halkına bir anket olarak sunsanız alacağımız cevabı hepimiz çok iyi biliyoruz; yıllardır bu tarz tesislerin yan etkilerini çeken de bizzat Bandırma halkıdır.
Bandırma ve Erdek Körfezimizde, Gönen Çayında, Meriç Nehrin’de, Karadenizde, Akyaka’da, Kazdağlarında, İliçte benzer durumların sonuçlarını yaşamadık mı orada buna karşı çıkan halkın yanında yer almadık mı? istihdam sağlanacak diyerek çevreyi, doğayı ve halk sağlığını görmezden mi geleceğiz?
ÇED Olumlu raporu askı sürecinde talebimiz İlgili Kanu Kurumları ve Kuruluşlarının bu süreçle alakalı kamuoyunu bilgilendirmesi, bahsettiğimiz hassasiyetler üzerine Çed Raporunda verilen taahhüt edilen durumların nasıl yapılacağı kamuoyu ile paylaşılmalıdır.
Bandırmada ilgili odalarımız mevcuttur bu konuda proje sahiplerinin konuyla ilgili çalışma yapması gerekmektedir. Yargılama usulüne göre ivedi yargılama usulü bulunmakta olup bir haftadır askıda olan ÇEd olumlu raporuna 30 gün içerisinde dava açılabilir; bireysel ve kurumsal olarak hukuka uygun olarak Üst mercilere itiraz edilip red gelmesi halinde 60 gün içinde dava açılabilir.
Bandırma halkının sağlığı, toprağımızın , suyumuzun vehavamızın önemi her şeyin üstündedir, bizler bu sorumluluğun farkında olarak bugün bu açıklamayı gerçekleştirerek hassasiyetimizi ve soru işaretlerini dile getirdik; bundan sonrakisüreçte yapılacak adımları, görevini yerine getirmeyen kurum ve kuruluşları Bandırma Demokrasi Platformu olarak takip edeceğiz.
Bandırma Demokrasi Platformu.
Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı, Balıkesir İl Müdürlüğü tarafından yapılan duyuruda, söz konusu projenin kamuoyuna ilan edildiği proje kapsamında Hicri Ercili Deniz Nakliyat Kimyevi Maddeler Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından kurulması planlanan tesiste yıllık 40 bin ton potasyum sülfat ve 50 bin ton hidroklorik asit(yüzde 31)üretimi gerçekleştirilecek ve aynı zamanda 1.849.75 metreküp kimyasal depolama tesisi yapılacak.
16-03-2026 / SEDAT KUTBEK
