Çimen Üstü İşgal

Erdem ÖZCAN

“İlk Bahar” derken, “Yaz” geliyor derken, Mayıs ayı da bahar yağmurlarıyla kendini gösterdi…Ardından yaz güneşi ısıttı; Cumhuriyet Meydanı canlanmaya, gezinti alanları da giderek kalabalık olmaya başladı…

Kafeler önlerindeki masalarda nerdeyse oturacak yer kalmıyor… Mevcut kafelere de birer ikişer yenileri ekleniyor…Sarı çizgiler olmasa meydan masa sandalye dolup taşacak!..

Nitekim meydandan taşanlar da var…Orduevi çevresi de yeni yeni işgallerle dikkat çekiyor…Dondurma büfeleri de birer ikişer meydanda yerlerini almaya başladı…Her geçen yıl daralan meydanda mantar biter gibi biterken, yeşil alanmış, halı gibi yemyeşil çim alanmış, yaya geçitiymiş hiç fark etmiyor… Sonrası üstüne masa sandalye atarak ya “restaurant” yapılıyor, ya kafe, ya da “beyaz petrol” dondurma dolabı…

O dondurma dolapları çok marifetli!… Kaşla göz arasında nasıl büfeye dönüşüyor?..Vallahi bravo!…3 metre karelik büfeler zamanla 43 metrekareye kadar çıkarak KAFE olarak yerini daha sağlama almış oluyor!..“Meydan” bereketli maşallah! Ne ekersen onu değil, fazlasını biçiyorsun!..Önce dolabı koyuyorsun, sonra yeni yüzünü görüyorsun…

İlk kez geçen yıl açılan eski OnOn kafenin boş kalan beton zeminli sahası dururken, yeni açılan OnOn kafenin masa ve sandalyelerini çimenlerin üstüne atmak yakışmış mı?“ÇİMLERE BASMAYIN” ikazı boşuna mı?

Bu sıralarda meydan taştı, yeni açılan Ordu Evi’ne yakın OnOn kafe masa ve sandalyeleri güzelim çimenler üstüne serilmiş…Bu arada yeni bir gelişme yaşandı:Koskoca kafede sigaralarını rahat içsinler, hem de açık havada daha çok sigara yanında kahvelerini de yudumlasınlar diye, yeşil alanı beton parkelerle kaplatarak bir yeşil alanın daha yok edilmesini yetkililerden izin alarak ( ! )gerçekleştirdiği ortaya çıktı ama kafe yetkilisi hangi yetkilinin bu izni verdiğini nedense söylemek istemedi…

Hele bir çay bahçesi var ki; önceleri açık olan bahçesine sihirli bir değnek deyince kapalı hale getirildi, deniz tarafındaki alan da yazlık çay bahçesi oldu…Hayal gibi!…Ama gerçek!..Çim alanlar biraz daha daraldı…

Neticede; küçük şehire sorulsa “orası büyük şehirinmiş…”

BÜYÜK şehire sorulsa orası “küçük şehirinmiş” cevabı alır,bakar kalırsınız…

İzin veriliyor ki bu küçük büyük demeden işler rahat rahat yapılıyor…

03-05-2026/ Erdem Özcan/Bandırma

46
A+
A-