90’lı yılların başları… Askeri birlik henüz yeni ayrılmıştı. Koğuşlar yerinde duruyor, alan asker tarafından kontrol edilip korunuyordu. Birkaç spor ve atletizm öğretmeni arkadaşla birlikte bu alanı keşfettik. Bandırma için büyük bir şanstı; şehrin en güzel yerlerinden biri, askeri disiplin sayesinde korunmuş, müthiş bir spor ve yürüyüş parkuru.

O yıllarda henüz halka açık değildi. Bir akşam koşusu sırasında askeri inzibat tarafından yakalanıp merkeze götürüldüğümüz bile oldu. Ama biz vazgeçmedik. Çamlığı bırakmadık. Marmara Tv ilk haberini orada bizimle yaptı.Oranın çim futbol sahasında öğretmenler arasında maçlar yaptık. Zamanla burası Bandırma’nın adeta spor ve eğitim merkezi haline gelmeye başladı. Bandırmaspor bile düz koşu antrenmanlarını burada yapmaya başlamıştı.
Uzun süren çabalar ve mücadeleler sonucunda alan halka açık bir spor alanına dönüştü. Her sabah, gün doğmadan spor yapmak için orada buluşurduk. Eğitim Sen Başkanı Gültekin Mutlu ,Kenan Gümüş hoca ve Mehmet Tüm ile birlikte ilk müdavimleri arasındaydık. Diş Hekimi Atila Biter, rahmetli Avukat Cemal Korzay, rahmetli Avukat Selçuk Erakkuş, Av. Erhan Arıker, Osman Muslubaş, Kadıoğlu Selçuk, bugün farklı siyasi görevlerde bulunan isimler, eski hakem Orhan hoca, sabah namazı sonrası gelen vatandaşlar… Kadınlar, gençler, çocuklar… Bandırma’nın her kesiminden insan sabah sporunu günlük yaşamının bir parçası haline getirmişti.
Belediye meclis üyeliği yaptığımız dönemde, Belediye Başkanı Cemal Öztaylan yürüyüş yollarını çamurdan kurtararak uygun bir zeminle kaplattı. Belediye ile askeriye arasında yapılan protokollerle alanın spor tesisleriyle donatılması hedeflendi. Daha sonra farklı dönemlerde, farklı siyasi görevlerde olsak da katkı sunmaya devam edildi. Sedat Pekel döneminde düzenleme çalışmaları sürdü. Dursun Mirza döneminde ise alan; futbol, tenis, voleybol sahaları, çocuk parkları ve ağaçlandırma çalışmalarıyla gerçek anlamda bir yaşam merkezine dönüştürüldü.
Askeri Çamlık; çocukların, gençlerin, kadınların, ailelerin bir arada olduğu; sporun, kültürün, sanatın ve sosyal yaşamın buluştuğu örnek bir kamusal alan haline geldi. Bu dönüşüm, hiçbir siyasi ayrım gözetmeksizin herkesin katkısı ile mümkün oldu.
Bugün ise Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile bu alanın satılması gündeme gelmiş durumda. İnsnılır gibi değil.Bu durum kabul edilemez.
Bandırma birinci derece deprem bölgesidir. Kent zaten yoğun bir betonlaşma baskısı altındadır. Olası bir depremde halkın sığınabileceği güvenli açık alanların önemi hayati düzeydedir. General Balcı Çamlığı bu anlamda bir nefes alanı, güvenli bir yaşam ve barınma alanıdır.
Böylesine hayati bir alanın ranta açılması, imara konu edilmesi telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracaktır. Bu sadece bugünün değil, geleceğimizin ,evlatlarımızın de kaybıdır.
Bu topraklarda doğmuş, bu halkı yerel yönetimlerde ve Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında temsil etmiş bir Bandırmalı olarak çağrımdır.
Bandırma halkının ortak değeri olan bu alanı ranta kurban etmek bu kente en büyük ihanettir .
Çocukların, gençlerin, kadınların ve geleceğin yaşam alanını ranta teslim etmeyin.
Bu karar, tarih önünde ağır bir sorumluluk doğurur.
11.04.2026/BANDIRMA
Av. Namık HAVUTÇA