Güneş ve Rüzgar Türkiye’ye Yetecek. Barajları Geçti..

Güneş ve Rüzgar Türkiye’ye Yetecek. Barajları Geçti..

Yenilenebilir Enerjide son yıllarda atağa çıkan Türkiye programa göre hareket edebilirse kömür ve petrol gibi fosil yakıt ihtiyacını en alt seviyelere düşürebilecek.

Rüzgar ve güneş, %22’lik payla barajlardan elde edilen hidroelektriği geride bıraktı.
Türkiye’de 2023’te rekor seviyede güneş santrali devreye alımı ile başlayan kapasite artışı ivmesini korurken, güneşten elektrik üretimi son iki yılda iki katına çıktı. Rüzgarda ise yeni kurulumlar 2025 yılında rekor kırdı. Türkiye rüzgar ve güneş enerjisinde halen birçok Avrupa ülkesinin gerisinde kalsa da, Orta Doğu, Kafkaslar ve Orta Asya’daki bölge ülkeleri arasında açık ara lider konumdadır.
Rüzgarda rekor artış, güneşte üç yıldır güçlü büyüme
2023 yılı Türkiye’de güneş enerjisi için bir milat oldu. Bu döneme kadar her yıl devreye alınan yeni güneş santrali en yüksek 2,3 GW değerine ulaşabilmiş iken 2023 yılında 4,8 GW’lık rekor seviyeye ulaşmıştır. O yıldan beri iki yıl arka arkaya 4,5 GW seviyelerinde yeni güneş santrali kurulumunun gerçekleşmesiyle güçlü büyüme istikrarlı bir şekilde devam etmektedir.

Rüzgar enerjisinde ise, 2025’e dek Türkiye’de en fazla yeni santral kurulumunun yapıldığı yıl yaklaşık 1,8 GW ile 2021 yılı olmuştur. 2025 yılında 1,9 GW yeni rüzgar kapasitesinin devreye alınmasıyla bu rekor yenilenmiştir.

Böylece 2025 yılında Türkiye’de rüzgar ve güneş birlikte 6,5 GW’lık yeni kapasiteye ulaşarak rekor seviyede kurulum gerçekleştirilmiştir. 2025 yılı sonunda rüzgar ve güneşin toplam kurulu gücü yaklaşık 40 GW’a ulaşmıştır.

Son yıllarda rekor seviyede yeni santral devreye alınmış olsa da, Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedefleri için önünde uzun bir yol bulunmaktadır. 2035 yılına dek toplamda 120 GW rüzgar ve güneş kurulu gücüne erişmeyi hedefleyen ülkenin, 2025 yılı sonunda ulaştığı kapasitenin tam üç katına çıkması gerekecektir. Söz konusu hedefe ulaşabilmek için her yıl devreye alınması gereken rüzgar ve güneş kapasitesi ise 8 GW ile 2025’te ulaşılan rekor seviyenin dahi üstündedir.


Güneşten elektrik üretimi 2 yılda 2 katına çıktı
Türkiye’de güneşten ele Son yıllarda rekor seviyede yeni santral devreye alınmış olsa da, Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedefleri için önünde uzun bir yol bulunmaktadır. 2035 yılına dek toplamda 120 GW rüzgar ve güneş kurulu gücüne erişmeyi hedefleyen ülkenin, 2025 yılı sonunda ulaştığı kapasitenin tam üç katına çıkması gerekecektir. Söz konusu hedefe ulaşabilmek için her yıl devreye alınması gereken rüzgar ve güneş kapasitesi ise 8 GW ile 2025’te ulaşılan rekor seviyenin dahi üstündedir.


Güneşten elektrik üretimi 2 yılda 2 katına çıktı
Türkiye’de güneşten elektrik üretimi 2018’den 2023’e geçen sürede istikrarlı bir şekilde artmıştır. Kurulu güçte 2023’ten beri gerçekleşen güçlü büyüme sayesinde ise güneşten elektrik üretimi katlanarak artmaya başlamıştır. Türkiye’de 2023 yılında 18,4 TWh olan güneşten elektrik üretimi, 2025 yılında iki katına çıkarak 37,3 TWh’e ulaşmıştır.


Rüzgar ve güneş, doğalgazın payını düşürüyor
Son yıllarda Türkiye’de yükselen güneş kapasitesi, güneşin elektrik üretimindeki payını da hızla yükseltmiştir. Rekor yeni kurulumdan önce 2022 yılında yalnızca %4,7’lik paya sahip olan güneş, son yıllarda elektrik talebindeki artışa rağmen 2025 yılı itibariyle elektrik üretimindeki payını %10,5’e çıkarmıştır.

Öte yandan rüzgar kapasitesindeki artış, ancak elektrik talebindeki artışın etkisini giderebilecek seviyededir. 2022 ile 2024 yılları arasında rüzgarın elektrik üretimindeki payı %11 seviyesinin bir miktar altındayken, 2025 yılı itibariyle %11,1’e ulaşmıştır.

Türkiye’de rüzgar ve güneş enerjisi, elektrik üretimindeki payını son 10 yılda hızla artırarak 2025 yılında yaklaşık %22’lik paya ulaşmıştır. Rüzgar ve güneş, Türkiye’de ilk kez 2025 yılında hidroelektrikten daha yüksek bir üretime ulaşarak, yenilenebilir enerji kaynaklarındaki artışın itici gücü konumuna gelmişlerdir.

Rüzgar ve güneşin payındaki artış, doğalgazın payını da düşürmüştür. 2000’li yılların başında doğalgazın elektrik üretimindeki payı %40’ın üstünde seyrediyordu. 2014 yılına gelindiğinde doğalgazın payı %48, rüzgar ve güneşin payı ise %3,4 idi. 2025 yılı itibariyle doğalgazın payı %22 seviyesine kadar düşmüştür. Aynı dönemde kömürün elektrik üretimindeki payı ise %30’dan %34’e yükselmiştir.


Rüzgar ve güneşte yükselişe rağmen Türkiye, Avrupa’nın gerisinde
Türkiye’de 2025 yılında, hidroelektriğin elektrik üretimindeki payı %16, jeotermal ve biyokütlenin oluşturduğu diğer yenilenebilir enerji kaynaklarının payı ise %5 olarak gerçekleşmiştir. Böylece 2025’te Türkiye elektrik üretiminin yaklaşık %43’ünü yenilenebilir kaynaklardan sağlamıştır. %43’lük oran küresel ortalamanın üstünde olsa da, Avrupa Birliği’ndeki %48’lik ortalamanın gerisindedir.

Avrupa’da elektrik üretimi 25 TWh’ten yüksek 24 ülkede, yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payı %17 ile %99 arasında değişkenlik göstermektedir. Elektriğinin %90’ını hidroelektrikten üreten Norveç, bu ülkeler arasında en yüksek yenilenebilir payına sahip ülkedir. Hidroelektrik potansiyeli açısından zengin olan Avusturya, Portekiz, İsviçre ve İsveç gibi ülkeler de yenilenebilir enerjinin elektrik üretimdeki payı açısından öne çıkmaktadırlar. Türkiye de hidroelektrik açısından zengin kaynaklara sahip olmasına rağmen, yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payı sıralamasında bahsi geçen 24 ülke arasında 16. sırada yer almıştır.

Yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payı açısından Türkiye, aynı Avrupa ülkeleri arasında 2023 ve 2024 yıllarında da 16. sırada yer almıştır. Türkiye’nin bu sıralamada ilk 5’e girdiği en son yıl ise 2004 yılıdır.

Avrupa’da rüzgardan elektrik üretimi açısından öne çıkan ülke Danimarka’dır. Danimarka, 2025 yılında elektrik üretiminin %58’ini rüzgar enerjisinden sağlamıştır. Onu, sırasıyla %38 ve %30’luk paylara ulaşan İrlanda ve Birleşik Krallık takip etmektedir. Rüzgar enerjisinde %11’lik payıyla Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında 15. sırada kendisine yer bulabilmiştir. Öte yandan Türkiye rüzgarda, 2025 yılında da Norveç, İtalya ve Fransa’nın önünde yer almaya devam etmektedir. Bu üç ülkede de rüzgarın payı yaklaşık %8’dir.

Avrupa’da güneş enerjisinde lider olan ülke Macaristan’dır. Elektrik üretiminin %27’sini güneşten sağlayan Macaristan’ı, %22 ile Yunanistan ve İspanya takip etmektedir. Türkiye ile benzer güneş potansiyeline sahip diğer Akdeniz ülkeleri Portekiz ve İtalya da güneşin elektrik üretimindeki %17’lik payı ile Türkiye’den öndedir. %10,5’lik oranla Türkiye, güneş enerjisinde Avrupa ülkeleri arasında 14. sırada yer almaktadır. Polonya gibi bir Kuzey Avrupa ülkesi de %11,4’lik oranla bu açıdan Türkiye’nin önünde yer almaya devam etmektedir.

Bununla birlikte Türkiye, Avrupa dışında komşusu olduğu bölgelerde rüzgar ve güneş enerjisinden elektrik üretiminde öne çıkan bir ülkedir. Orta Doğu, Kafkaslar ve Orta Asya bölgelerinde 25 TWh’ten yüksek elektrik üretimine sahip 16 ülke arasında, rüzgar ve güneşin elektrik üretimindeki payı %20’nin üstüne çıkan başka bir ülke yoktur. Türkiye rüzgar ve güneşte %22’ye ulaşan payıyla bölgedeki diğer komşuları arasında açık ara lider konumdadır.

Dolayısıyla Türkiye’nin Orta Doğu, Kafkaslar ve Orta Asya ülkeleri için temiz enerji dönüşümünde rol model olma potansiyeli söz konusudur. 2026 yılında küresel iklim zirvesi COP31’in ev sahipliğini yapacak Türkiye, bu konuda bölgesel liderlik rolü üstlenmesi için önemli bir fırsata sahiptir.

09-04-2026 ARAŞTIRMA : GÖKHAN ŞEN / KAYNAK: EMBER https://ember-energy.org/tr/analizler/turkiye-elektrik-gorunumu-2026/ruzgar-ve-gunes/

18
A+
A-