Pamuk Dede ve Sarı Yelekliler ve Pandemi

Pandemi ülkemizde ve dünyada mührünü sağlam  bastı.
Dünya ve ülke gündeminde  artık pandemi belirleyici tek faktör . Korona olanca ağırlığını koymuştur. Onlarca ülkenin medya manşetlerine bakıyorum. Her yerin medyası aynı bizde ki gibi. Ama çok yerde de savaşlar sürüyor. Ve savaş ortamlarında olsun milyonlarca insanın yerleştirildiği göçmen kamplarında,göç  yollarında  kimse covid 19' un sözünü etmiyor . Oysa Covid'in kendisi artık büyük silah. Ve anlaşılan o ki; bu silah KÜRESELCİ SERMAYE ŞİRKETLERİN  elinde. Ve ulus devletlere hizaya gelmeleri için gösterilen sopa.


Yerelde oligarşik güç küresel güçten aldığı müthiş destekle proleteryanın boğazına "DEMİR ÖKÇE"'yi köküne kadar bastırmıştır. Toplanmayacaksın, yürümeyeceksin, hakkını aramayacaksın, ne diyorsak uyacaksın, sesini çıkarmayacaksın.. 
Çünkü Covid var.
Bak 2. dalga başladı. Evinden çıkma.Çıktıysan da yan yana yürüme . Yoruldun bir yere  oturacaksın uzak dur mesafeni koru. Maskeni burnunda tut kimse tanımasın. 3 kişiden fazla bir arada oturmak cezaya tabi. Oligarkların koruyuculuğuna soyunmuş sistemin bekçileri ellerinde tomar tomar tutanaklar ceza kesmeye çıkmış telefonlarla çekim, maskesi ağzına düşmüş av peşinde..Burnunun üstünde olacak sadece  gözler sana yeter.
Ramazan Narin rakamları bulmuş koymuş. Geçtiğimiz yılların istatistiklerine yaklaşamayan vaka ve ölüm oranları kafa karıştırır bir yandan . Dünya nüfusu 8 Milyar ,Türkiye'nin nüfusu 80 Milyon. Vaka sayısı binde bir?
Kovid bahane faşizm şahane.

**
Aslında proleterya düğmeye basmıştı farkında olamadınız. Vahşi kapitalizmin sakallı adamın  öngörülerine göre krizlerinden biri daha gerçekleşiyordu. Üreten kesimler sürüleştirilerek beyaz yakalılar beslendikleri sisteme köpekleştirilerek liberal sistem durumu idare edebilecek kadar etmişti. Sınıflar  arası gelir uçurumu artık kitlesel patlamalar sınırına gelmişti. Ve her zamanki gibi başlaması gereken yerden Fransa'dan direniş başlamıştı. Sarı Yelekliler.!
Sarı yelekliler Fransa ,Belçika, İsviçre de sisteme karşı kalkışmayı başlatmıştı. Paris 1789 da ki  gibi yine yanıyordu. Banliyolerden merkeze yönelen ZOMBİ'ler burjuvaların yaşam kalitesini
değil bi zatihi yaşamını tehdit eder hale gelmişti. Özgür internet sağolsun tüm dünyadaki yankıları izledik. Türkiye'de İstanbul Gezi denemesi ağaç meselesi değildi o zamanda yazmıştım.
Ve Davos'ta son rutin elitler toplanmasında -bence- karar alındı. Kurtuluş Çin modeli. Tüm dünyada vatandaşları totaliter olarak tam kontrol altında tutan devlet modeli ne güzeldi. Hem ucuz emek hem istediğin gibi özgür yatırım öte yanda baskı altında milyarlarca emekçi sessiz iytaatkar. Amerika Fransa modeli demokratik modelle artık alt kitlelerle baş edilemezdi. 
8 Milyar insan ve bu korkunç kontrolsüz güç için bir şeyler karara bağlandı bence.
Çin düğmeye basılacak en akla yakın yerdi. Basıldı. Çin dünyanın en kalabalık ülkesi 1,5 milyar
insan . Ama Çin'in bir iki kentinden başka yerde covid yok Allah Allah ne başarı? Çin ordusu en kalabalık en yüksek teknolojik ordusu. Nerde bunlar ?

***
Nasıl olabilir diye soruyor beynimiz? İster istemez. Çünkü zorla sokma dayatma bilgilerle kafa  karışık. Sosyal medyalarda you tube ta tuhaf ülkelerde kitle ölümleri dozerlerin açtığı çukurlara  gömülen sıra sıra tabutluklar . Covid nerden çıktı Çin'de. Çin'i dünyanın birinci ekonomisi yapan güç kim? KÜRESELCİ SERMAYE GÜÇ . Ve bakıyorsunuz bütün dünyaya Çin'den covid aşısı dahil milyarlarca çeşit pandemi aksesuarı...Isı ölçerle, aşılar, dezenfektan aparatları..Rakamlar hayal edemeyeceğiniz oranda. Kim üretiyor. Para yine Çin'e yani küresel hakim şirketlere akıyor. Ulus devletler  de artık şirketleşecek. Hakim şirketlerin ortağı olacak. Vatandaşlar evrensel tüketici .Evrensel tüketicilere Evrensel Maaş.  Anlaşılır gibi değil değil!. Bayağı anlaşılır aslında. Bu yüzden kaos 2. dalga 3.dalga daha olacak . Değişime gönüllü razı edilecek  projeler sonuçlanmadı. Dolaşımdaki para kalkacak, klasik eğitim kalkacak, fişlenme tamamlanacak. Kestirmeden beceremezsen Kapitalizm sosyalizme işte böyle yürüyor...

****

Sayın Kılıçdaroğlu'nu ekranlarda her gördüğümde nedense "Pamuk Dede" diyesim geliyor.  Sevecen, dürüst barışçı, tonton.. Vicdanlı bir insanın  Kılıçdaroğlu'nu izleyip olumsuz düşünceler üretmesi olanaksız. Dünya tatlısı bir insan. Pamuk Dede işte. " Kader" deyin "Diyalektik" deyin ülkenin en güçlü siyasi örgütüne sahip bir kurumun Genel Başkanı olduğu tarihle başlayan süreç onun en büyük şanssızlığı. Bu yıllar Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran , kuruluş ilkelerini anayasasını  tüm ilkelerini tersine çevrilmek isteyenlerle mücadeleyi  GANDİ modeli ve anlayışıyla yürütemezsiniz. Mahatma Gandi İngiltere sömürgesi olan ülkesi Hindistan'ın bağımsızlığını savaşmadan kazandı. Her türlü baskı zulüm aşağılama ve dayatmaya karşı koymadan sadece pasif direnişle hedefine ulaştı.  İngilizler pes dedi anlaştılar gittiler. Şimdi düşünüyorum da böyle anlayışla 20 yıl oldu olacak iktidarı sunduğu rakiplerine karşı Pamuk Dede stratejisi ile başaracağını sanması nasıl bir ruh halidir?

Partinin halka yakın tüm isimlerini dışlayarak -ya da dışlanmasına göz yumarak- onları parti kurma maceralarına sürükleyerek, en çok övündüğümüz parti içinde demokratik seçme ve seçilme hakkını kaldırarak, taşra örgütlerinde yıllarını daha aydın daha gelişmiş bir Türkiye hayali için emek vermiş harcamış milyonlarca  insanımıza yapılan büyük haksızlığı görmüyormudur sizce  Pamuk Dede. Partisi için çıkarsız beklentisiz yıllarını vermiş ve halkın gönlünde yer etmiş değerlerin partiden küstürüldüklerini görmüyormudur. Görüyordur  bence ,mutlaka görüyordur. Genel Merkez Kale'sini kaptırmamaya odaklanmış  hizipin partinin iktidara gelmesi için değil sadece kendi koltuklarını korumak isteyen derin güçler elinde "esir" tutuluyordur belki de. İnsanın aklına türlü türlü komplo teorileri geliyor. Bu yüzden de tuhaf demeçler veriyordur. Örneğin dün ne dedi. "Gençler, beni işsiz bırakana ben oy vermem demelidir"..dedi. İyi de yakında seçim falan yok ki ortada Pamuk Dede!. Neyin demeci bu. Belki de beni kurtarın buradan bu derin konseyin  elinden der gibi bir işarettir ..Sizce?

*

Hayrettin'in doğum günü hediyesi 35' lik Rakı dan son yudumu aldım..ve yazı bitti.

22-10-2020

Yazarın Diğer Yazıları