
79. VEREM EĞİTİMİ VE FARKINDALIK HAFTASI
Her yıl Ocak ayının ilk haftasında verem eğitimi için çalışmalar yapılmaktadır. Bu yıl da 04–10Ocak 2026 tarihleri arası, ‘‘Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası’’ olarak belirlenmiştir. Bu haftanınamacı, verem ile ilgili toplumun bilgilendirilmesi ve bu hastalığa karşı bütün kesimlerin dikkatininçekilmesidir. Bu amaçla; sempozyumlar, konferanslar düzenlenir, okullarda kompozisyon ve resim yarışmaları yapılır, hastalıkla ilgili bilgi verilir. Afişler ve broşürler dağıtılır. Yazılı ve görsel basına bilgi verilir. Bandırma Verem Savaş Dispanserimiz, 03.01.1963 yılında kurulan Verem Savaş Derneğine ait binanın zemin katında hizmet vermektedir. Tüberküloz hastalarına dernek-dispanser işbirliği ile hizmet verilmekte, maddi durumu yerinde olmayan tüberküloz hastalarına Bandırma Verem Savaş Derneğimizin desteği ile gıda yardımı ve parasal yardım yapılmaktadır. Bunun dışında maddi durumu yerinde olmayan tüberküloz hastalarına devletimiz tarafından da düzenli maaş bağlanmaktadır. Dispanserimiz bölgesi Bandırma, Erdek, Manyas, Gönen ve Marmara ilçelerinden oluşmakta olup bölge nüfusumuz 304468’dir.31.12.2025 tarihi itibariyle toplam 53 tüberküloz hastası dispanserimiz kaydına alınmış olup bunlardan 30tanesinin tedavisi halen devam etmektedir. Dispanserimiz kaydındaki tüberküloz hastaları doğrudan gözetim yöntemiyle (DGT) tedavi edilmektedir. DGT, görevlendirilmiş bir kişinin hastanın yuttuğu her doz ilacı gözlemlemesi ve bunu izlem formu üzerinde kayda geçirmesi işlemidir. Bu yöntemde hastanın her doz ilacı içtiğinden emin olunmaktadır. Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) yakınında oturan hastaların DGT’leri, ASM doktorunun kendisi veya tarafından belirlenmiş gözetim elemanlarınca yapılmaktadır. Hastanın ilaçları yapılan gözetim planına uygun olarak; ASM biriminde, hastanın evinde veya belirlenmiş başka bir yerde gözetimli olarak içirilir. Yakınlarında hiçbir sağlık kuruluşu olmayan hastalar için muhtar, din görevlisi, öğretmen vb. kişiler eğitilerek gözetmen olarak görevlendirilmektedir. Hasta yakınının objektif olamayacağı düşünülerek aile üyelerinin gözetmen olarak seçilmesi, en son tercih edilmektedir. Verem, bulaşıcı bir hastalık olup tedavi edildiğinde iyileşebilen, tedavi edilmediği takdirde ise ölümle sonuçlanabilen toplumsal bir hastalıktır. Verem mikrobu çoğunlukla akciğerlerde hastalık oluşturmasına rağmen kemik, eklem, beyin, böbrek, omurga, sindirim sistemi, sinir sistemi gibi organ ve sistemlerde de hastalık oluşturabilir. Vücutta en çok akciğerlere yerleşen verem mikropları çoğalarak yaralar oluştururlar. Daha sonra da akciğeri eritmeye başlarlar. Tedavi edilmezse ölüm gerçekleşir. Verem mikropları, mikrop saçan hastaların aksırma, öksürme ve konuşmaları ile etrafa saçılırlar. Etrafa saçılan mikroplar hava akımı olmayan yerlerde iki saat kadar havada asılı kalabilirler. Sağlam insanlar asılı kalma esnasında mikropları soluyarak akciğerlerine alırlar. Verem, ortak kullanılan yiyecek, giyecek ve eşyalarla bulaşmaz. Mikrobu alan hastada yetersiz ve düzensiz beslenme söz konusu ise yani vücut direnci düşükse hastalık hemen belirtilerini göstermeye başlar. İlk etapta halsizlik, çabuk yorulma, iştahsızlık, zayıflama, kuru öksürük, gece terlemesi ve balgam çıkarma görülür. En son aşamada ise kan tükürme görülür. Bu belirtileri kendinde gören insanlar Verem Savaş Dispanserlerine başvururlar. Şüpheli şahıslar burada bir dizi aşamadan geçirilirler. Akciğer filmi çekilir, verem testi (PPD) yapılır, kan testleri yapılır ve en son olarak mikroskop altında balgam incelemesi yapılarak içerisinde verem mikrobu aranır. Yapılan tetkikler neticesinde verem hastalığı saptanan kişilerin tedavileri Verem Savaş Dispanserlerince ücretsiz olarak yapılır. Şu an için dünyada verem hastalığının tedavisinde kullanılan beş çeşit ilaç mevcuttur. İlaçlar düzenli kullanıldığında verem hastalığının tedavisi altı aydır. Bu süre duruma göre daha da uzayabilir. Tedavi 2-3’üncü haftaya ulaştığında hastanın bulaştırıcı özelliği sona erer. Korunmanın birinci aşaması verem aşısı (BCG)’dır. Ülkemizde verem aşıları iki aylık bebeklere koruma amaçlı olarak bir doz uygulanır. Aşılama dışında yapılabilecekler arasında ise şunları sayabiliriz. Verem mikrobu güneşli ve havadar yerlerde yaşayamadığından havasız ve kapalı yerlerde uzun süre kalınmamalı, ortam sık sık havalandırılmalıdır. Dengeli ve yeterli beslenilmeli, yeterli uyumaya dikkat edilmeli, mümkünse sigara ve içki kesinlikle içilmemelidir. Yerlere tükürülmemeli, tükürenler uyarılmalı, öksürürken ve hapşırırken ağız mendil veya elle kapatılmalı, hasta odalarında uzun süre bulunmaktan kaçınılmalıdır. Veremden korkmak, veremi gizlemek yerine en küçük belirtide dahi en yakın sağlık kuruluşuna müracaat edilmelidir.

