İSMAİL KOÇYİĞİT
12 Eylül darbesinin yıl dönümü. Daha adil bir dünya daha eşit fırsatların olduğu demokratik bir gelecek hayal ederken sade gençliğimizi değil hayatımızı karartan uğursuz lanetli gün.

Bugün hayatımın en kara günlerinden biri.
12 Eylül faşizminin yıl dönümü.
19 yaşındayım Şehit Mehmet Gönenç Lisesini bitirdim Çanakkale Spor akademisine girecek ÖSS puanını üniversite sınavlarında yakalamıştım. Bu arada lisede okurken Aksakal Kültür Derneği yönetimindeyim.12 Eylül darbesi oldu.
O gece evimize jandarmalar geldi seslendiler,evde babam,annem ve kardeşlerimle beraber televizyon seyrediyorduk. Ben dışarı çıktım jandarmalar ve bekçiler beni görünce İsmail seni almaya geldik dediler. Tamam gidelim dedim evdekilerin haberi yok benim gittiğimden. Soğuk bir hava vardı. Karakolun kuzuluğuna koydular. Diğer arkadaşlarım Naci ve Mehmet abimi de getirdiler. Darbe olmuş sokağa çıkma yasağı var.
Bizi aldılar Mezun olduğum ŞMG lisesinin bitişiğindeki inzibat karakoluna getirdiler. 1 hafta orada misafir ettiler. Daha sonra Bandırma Hava üssüne götürdüler. 20 gün hava üssünde de solcuları ve ülkücüleri beraberce ağırladılar. 20 günün sonunda gözlerimizi bağlayarak reolarla ikişer üçer şu anki İlçe Jandarma komutanlığının alt kattaki kalorifer dairesine indirdiler. Sorgu sual burada başladı.
Gözlerimiz bağlı karşımızdakileri tanımayalım diye. Başladılar fiziki ve manevi işkenceye. Petrol iş sendikasının mitingine niye katıldınız. Şunu tanıyormuşsunuz gibi sorular art arda başladı. Bilmiyorum tanımıyorum dedikçe vuruyorlar. Başladılar ellerimin arasından manyotolu elektrik vermeye. İcim dışıma çıkacak gibi oluyorum. İstedikleri cevapları alamayınca götürün bunu idam edin dediler odadan çıkıp yan odaya geçirdiler. Burada gözlerimizi açtılar önümüze sorguda söylediklerimizi tutanak haline getirip imzalamamı istediler. Tutanağı okudum söylediklerimin dışında bir şey yoktu imzaladım.

Aksam olmuştu karanlıkta bizi. Bandırma Kaymakamlığınin oradaki mahkemeye çıkardılar. Mahkeme Hakimi kadındı, bize aynen şunu söyledi. ‘Çocuklar biliyorum hiç bir suçunuz yok ama mecburen tutuklamak zorundayım’ dedi ve tutuklandık. Ceza evine gönderdiler. 6 kişilik koğuşta 15 kişi kalıyorduk.
Günler günleri kovaladı, babam her çarşamba ve cumartesi ziyaretlerine hep geliyordu. En son Kasım ayı cumartesi ziyareti bana kimse gelmedi. Kimselerde bir şey demiyor. Gardiyanlar dahil, akşam oldu mapushane ağası Gönenli patatesçi Mehmet koğuşa geldi sen cezalısın televizyon odasına çıkmayacaksın dedi.
Tamam dedim.
Yemekten sonra herkes televizyon seyretmeye gitti ben yalnız kaldım. 5 dakika geçmedi hapishane ağası,koğuş ağası ve İsmail Göksoy abim geldi koğuşa. Bana imalı konuşuyorlar en sonunda başın sağolsun dediler. Ben dedem mi rahmetli oldu yoksa dedim. Onlar baban dediler. Boğazım düğümlendi, onların yanında boşalamadım.

Tuvalete gittim hıçkıra hıçkıra ağladım. Biliyormusunuz babamın cenazesine bile göndermedi bu faşist Kenan Evren ihtilalcileri. Bugün bu faşist darbenin yıl dönümü. Amerikan emperyalizminin ulusumuz üzerindeki oyunları sömürü düzeni Bugün daha da şiddetli devam ediyor. BOP projesi tam hızlı bir şekilde sürdürülüyor. Bu ülkenin bağımsızlığı için uğraşanlar darağacına gidiyor cezaevlerinde süründürülüyor. Emperyalizmin temsilcileri ülkemizi pazarlamaya devam ediyor ne yazıkki. Fabrikalarımız,ormanlarımız,madenlerimiz yabancılara peşkeş çekilmiş durumda. 12 Eylül faşizmi BOP çulara hayırlı olsun !.
12-09-2025 /İSMAİL KOÇYİĞİT -AKSAKAL BANDIRMA