Zafer Haftası

Zafer Haftası

Kurtuluş Savaşının zirvesi, kuşkusuz 103 yıl önce kazanılan zaferdir.

Samsun’dan başlamayacağım.

Biliyorsunuz; Sakarya Meydan Muharebesi, 22 Ağustos-13 Eylül 1921 tarihlerinde yapıldı. Bir tarafta can ve kan akan Sakarya diğer tarafta görkemli düğünle 19 yaşındaki Nimet Nevzat Hanım’la 5. evliliğini yapan Vahdettin vardı.

Millet, vatan; padişah, gerdek peşinde koşuyordu.

Sakarya’da zafere ulaşıldı, çok da kayıp verildi. Ordunun silah, mühimmat ve ekipman ihtiyacı bir yıl boyunca gizli ve titiz bir çalışma sonucu tamamlandı. Düşmanı Anadolu’dan söküp atacak planlar yapıldı. Ordu, o günlerde olabileceği kadar hazırlandı.

Mustafa Kemal, 28 Temmuz 1922’de Akşehir’de ordular arası futbol müsabakası düzenledi. Kırmızı ve beyaz ekipler arasındaki çekişme 2-2 bitti. Maç sonrası yemekte; Fevzi, İsmet, Yakup Şevket, Nurettin ve Fahrettin paşalar her adımı düşünülmüş futbol aldatmacasıyla düşmanı işkillendirmeden bir araya geldi, planlar üzerinde görüştü, kararlar aldı. Büyük Taarruz’un ne zaman başlayacağı düşman istihbaratından gizleniyordu. Hakimiyet-i Milliye gazetesi 20 Ağustos 1922 tarihinde; 26 Ağustos’ta verilecek “Çay Ziyafeti” manşeti ile çıktı. O gece konuklar geldi ama ev sahibi ortada yoktu, cephedeydi… birkaç saat sonra Kocatepe’de Büyük Taarruz başlayacaktı.

Nazım’ın anlatımıyla:…

şayak kalpaklı adam

nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden güzel, rahat günlere inanıyordu

ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin

yanında,

birdenbire beş adım sağında onu gördü.

Paşalar onun arkasındaydılar.

O, saati sordu.

Paşalar: “Üç” dediler.

Sarışın bir kurda benziyordu.

Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.

Yürüdü uçurumun başına kadar,

eğildi,

durdu.

Bıraksalar ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak

ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak

Kocatepe’den Afyon Ovası’na atlayacaktı”

**

Sonrasını biliyorsunuz.

Konumuz: “Zafer Haftası”Selçukluların Roman Diyojen’i mağlup ederek Anadolu’nun kapısını Türklere açmasını elbette önemsiyorum ama o toprakları elde tutuyor olmamızı ve hala o topraklarda yaşıyor olmayı daha önemli buluyorum. Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları 30 Ağustos 1922’de vatan topraklarına sahip çıkarak 1071 zaferini kutlanır kıldı.

26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz olmasa Alparslan’ın Anadolu kapılarını 26 Ağustos 1071’de Türklere açması, Perslerin Ege kıyılarına kadar gelip Granikos mağlubiyetiyle geri gitmesinden farksız olacaktı.

Bu gerçeği unutanlar oldu ama biz unutmadık.

Süha Oral/ 26-08-2025/Bandırma

227
A+
A-
REKLAM ALANI