Süha Oral

Gündem
16 Şubat 1999’da Bülent Ecevit’in “Abdullah Öcalan Türkiye’dedir,” açıklamasıyla yakalandığını öğrendiğimiz PKK’nın kurucusu; 30.000 kişinin öldürülmesinden sorumlu olmakla suçlandı.
Duruşmalarda: Uyuşturucu kaçakçılarından ve Avrupa’daki destekçilerinden mali yardım aldığını, PKK’ya Kıbrıs Rum kesiminden kiliseler aracılığıyla para gönderildiğini, Asala ile bağlantısı olduğunu, Suriye’nin kendilerini koruyup kolladığını, ağır silahları Yunanistan ve İran’dan satın aldıklarını itiraf etti. 29 Haziran 1999’da “Ayrılıkçılık ve vatana ihanet nedeniyle idama mahkûm edildi. Karar oybirliği ile alındı.
2002’de Türkiye’de idam cezasının kaldırılmasıyla cezası ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrildi.
**
Bugün Terörsüz Türkiye mottosuyla Öcalan merkezli bir çalışma yapılıyor. Benim yaşımdakiler ömrünün büyük bölümünde çevremizdeki insanların hangi kökenden geldiğine, hangi inanca sahip olduğunu merak etmez, insanlığına ve işini iyi yapıp yapmadığına bakardık.
Kendi adıma, dün olduğu gibi bugün de Türkiye Cumhuriyeti’nin Türk vatandaşları ile Kürt vatandaşları arasında sorun olmadığına, meselenin devlet ile PKK terör örgütü arasında yaşandığına inanır, Abdullah Öcalan’ın ülkemizde yaşayan Kürt yurttaşların lideri gibi gösterilmeye çalışılmasını yanlış bulurum.
**
Türkiye’nin asıl gündemi İmralı’ya Mecliste kurulan komisyonun gidip gitmemesi değildir.
Yurttaşlarımızın kirasını ödeyemeyecek duruma gelmesidir! Kendiliğinden yıkılan apartmanlardır! Maden araması yapmak için yok edilen ormanlardır!
Liyakatsiz atamalardır!
Sahte diploma ile görev yapanlardır! Önlenemeyen kadın cinayetleridir!
Kış saatine geçilmediği için artan elektrik faturalarıdır!
Akaryakıt zamlarıdır!
Kişisel verilerin web sitelerinde alenen satılmasıdır!
Göz göre göre gerçekleşen iş cinayetleridir!
Uyuşturucunun yaygınlaşmasıdır! Sanal kumardır!
Sokak çeteleridir!
Sağlıksız, hile dolu gıdalardır!
Açlık sınırı altında kalan emekli maaşları ve asgari ücrettir!
**
Bunca olumsuzluğa rağmen yaşanan iyi şeyler de olmasa nefes alamaz olurduk. Yazıyı kişiselleştirmek istemiyorum ama teşekkür etmek boynumun borcu…27 Ekim’de bahçede ot biçerken sırt üstü düştüm. Ambulansla hastaneye götürdüler. Acilde özenle işlerini yapan görevliler beyin kanaması şüphesiyle yoğun bakıma aldılar. Üç gece yoğun bakımda, iki gece beyin cerrahi servisinde kaldım. Özenli ve doğru tedaviyle sağlığıma kavuşarak taburcu edildim. Ambulansta, acilde, yoğun bakımda ve serviste, nefesi sağlık kokan doktor ve hemşirelere, özellikle Op. Dr. Murat Başol’a çok teşekkür ederim.
İyi ki varsınız…
20-11-2025 /SÜHA ORAL