Bandırma’da Sağlık Hizmeti Planlama Hatasının Bedelini Kim Ödüyor?

Mehmet Leventoğlu

Dün gazetemizde yer alan bir haber Bandırma’da sağlık sektörü ve hastanemiz hakkında bir vatandaş gözüyle düşüncelerimi yazma fırsatı doğurdu.

Bandırma’da bugün “Eğitim ve Araştırma Hastanesi” adıyla hizmet veren yapı, gerçekte 100 bin nüfusa göre planlanmış bir devlet hastanesidir. Ancak aradan geçen yıllarda Bandırma’nın nüfusu neredeyse iki katına çıkmış; hastane ise aynı fiziki kapasiteyle 200 bine yaklaşan bir nüfusa hizmet vermeye zorlanmış durumdadır. Yaz aylarında bu nüfusu ikiye katlayın ve hayal edin.

Dahası var bu hastanenin hikâyesi de başlı başına bir planlama ve kamu kaynaklarının bilinçsiz kullanım sorunudur.

Bandırma Merkezde yer alan Pertevniyal Hastanesi B,C,D ilave bloklarıyla Devlet Hastanesi olarak uzun süre hizmet verdi. Rahmetli Dr. Mehmet Güven Karahan Bandırmalı olarak Sağlık Bakanı olunca ne sevinmiştik. Bandırma’ya tam kapsamlı bir devlet hastanesi yatırımı olur diye beklerken merhum bakanımız sadece eski hastanenin tabelasına kendi ismini yazdırabilmişti. Devlet Hastanesi ve SSK Hastanesi ile yaklaşık 60 bin kişiye hizmet verme sıkıntılarıyla boğuşurken Merinos Çiftliği alanında 1995 yılında inşasına başlanan yeni bina, yaklaşık 14 yıl boyunca kaba inşaat hâlinde bekletilip kaderine terk edilmişti. Bandırma yerel siyasi rekabetinin iflah olmaz bir örneği olarak sağlık ihtiyacının giderek arttığı bir kentte inşaatın kasten yıllarca bekletildiği dere yatağına hastane mi olur diye şehir efsanelerimiz kayda geçmiştir.. Düşünün kentinizden sağlık bakanı çıkıyor ama bu bile yeterli bir sağlık yatırımı almanıza yetmiyor. Bu kentin dinamikleri odalar borsa muhterem eşraf sadece dedikodu yapıp seyretmiştir. Sonra dönemin Balıkesir Milletvekili M.Cemal Öztaylan’ın gayretleriyle inşaat bitirildi ve 23 Ekim 2010 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı gerçekleştirildi. Ancak o günlerin gazetelerini okuyanlar çağdaş bir teknik donanım sağlanmadan, adeta makyajlanarak tamamlanan binanın görkemli bir açılışla hizmete sunulmasına rağmen yetersiz donanımlı olduğunu da kayda geçmiştir. Sonraki süreçte gerçekleştirilen ilavelerle hayırsever iş adamlarının katkılarıyla iyileştirmelerle bugünkü duruma getirildi.
Geçtiğimiz günlerde bu kez Balıkesir Milletvekili Ali Taylan Öztaylan tarafından müjde olarak yeni hastane yatırımı yapılacak haberi de gazetemizde yer aldı. Ancak bu yeni yatırımın ilave kapasite artışıyla hizmete yönelik bir proje olduğu tam teşekküllü bir devlet hastanesi yada şehir hastanesi modeli olmadığı da belliyken belki biraz nefes aldıracağını ancak asla yetmeyeceğini de herkes biliyor.
Çünkü;

Bugün gelinen noktada sorun yalnızca nüfus artışı değildir.
Zaten teknik altyapı ve fiziksel alan açısından yetersiz olan bu hastaneye bağlı bir de Tıp Fakültesi kurulmuştur. Bu kağıt üzerinde kulağa hoş gelen bir durum. Ne güzel işte Üniversitemize bağlı doktor yetiştirecek bir okulumuz var .Ama durum o kadar basit değil. Tıp fakültesi ile birlikte Bandırma Devlet Hastanesi adı üzerinde Eğitim–Araştırma hastanesi işlevi yüklenmiştir. Bu karar, yeni ve nitelikli ek binalar daha geniş kadrolar personel tahsisi yapılmadan alınmış; sonuç olarak çözüm, koridorların kapatılıp polikliniklere dönüştürülmesi ile yetersiz hizmet alanlarıyla sıkışık bir durum olmuştur. Hastane nefes alacak alanını kaybetmiş, hasta doktor buluşma süreci daha da uzamıştır.

Yakın çevrenizde hastane konusu açılınca yapılan ilk sitem randevu günü alınamaması olduğu çıplak bir gerçek. En vahim tablo ise eğitim alanında ortaya çıkmıştır.
İntörn doktorlar ve asistanlar, teknik donanımı yetersiz, fiziki kapasitesi limitlerin üstünde zorlanan bir hastanede eğitim almaya başlamıştır. Bu zorunlu süreçte Eğitim hastanesi olmanın gerektirdiği laboratuvarlar, klinik alanlar, uygulama imkânları ve çağdaş tıbbi altyapı yetersizlikle koşuşturmayla verilen bu eğitim, hem hekim adaylarını hem de hastaları doğrudan olumsuz etkilemekte.
Bunu vatandaş olarak hastaneye giden herkes hissetmekte ve bizlere iletmekte..Evet doktorlar personel iyiniyetle canla başla çabalıyor ama anca bu kadar.

Bugün Bandırma’da yaşanan sorun,sadece bir bina sorunu da değil;
yanlış nüfus hesaplamaları, bürokraside takılan geciken yatırımların ve plansız “unvan büyütmenin” sonucu maalesef.Bana göre Bandırma hak ettiği yatırımı diğer alanlarda olduğu gibi sağlıkta da alamıyor.Bu net bir durum.
Hastaneye tabela eklemekle sağlık hizmeti büyümüyor; aksine, yük artıyor, kalite düşüyor, risk çoğalıyor.
Yıllardır bu konuyu meclise taşıyıp sorunu çözmesi gereken halkın vekilleri sınıfta kalmıştır. Evet kendileri yakınları mutlaka özel hastanelerde gereken hizmeti alabilecek maddi durumları var olduğu için halkın çektiği sıkıntılara empati kuramıyorlar. Ama bu tablo artık görmezden gelinemez. Ciddiyetle takip gerek.

Bandırma’nın nüfusuna, bölgesel yüküne ve eğitim hastanesi iddiasına uygun yeni ve bütüncül bir sağlık yatırımı yapılmalı. Palyatif ilave eklerle yetmez. Bir yandan eğitim bir yandan vatandaşa hizmet koşuşturma bu yükü aynı binanın taşıması mümkün değildir. Aksi hâlde bedeli; sağlık çalışanları, hekim adayları ve en çok da Özel Hastanelerin yolunu bilemeyen vatandaşlar ödemeye devam edecektir.

03-02-2026/ M.LEVENTOĞLU

325
A+
A-
MOBİL REKLAM ALANI