Son dönemde 3.224 inceleme yapılmış, 1.298 belediye hakkında soruşturma izni verilmiş ve bunların 591’i AKP’li belediyelere ait ancak tüm medya ağlarında sadece CHP’li Belediyelerle ilgili operasyon haberleri yer alıyor.
DESAM (Demokrasi ve Eğitim Etütleri Stratejik Araştırma Merkezi) Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Avcı,nın paylaştığı haber metninde Türkiye’nin yolsuzluk bataklığında boğulduğunu; 182 ülke arasında 124’üncü sıraya yani diplere, dünyanın en geri kalmış ilkel ülkeleri klasmanına düştüğü” ifade edildi.
Gürkan Avcı’nın paylaştığı haber metni içeriğinde şu ifadelere yer verildi.
“Türkiye, yolsuzluk bataklığında boğulmaktadır. İçişleri Bakanı Mustafa Çitçi’nin açıkladığı veriler, utanç verici bir tabloyu gözler önüne sermektedir: Son dönemde 3.224 inceleme yapılmış, 1.298 belediye hakkında soruşturma izni verilmiş ve bunların 591’i AKP’li belediyelere aittir. Bu oran, soruşturmaların yaklaşık %46’sının iktidar partisiyle ilgili olduğunu göstermektedir. CHP’li belediyeler 321, MHP’li 102, diğer partiler ise kalan sayıyla sıralanmaktadır. En fazla soruşturma izni verilen belediyeler AKP’li olanlardır.
Bu rakamlar, tek bir partinin değil, tüm siyasi sistemin yolsuzluk batağına saplandığını kanıtlamaktadır. Çeyrek asırdır yıldır ülkeyi yöneten AKP ve Sayın Recep Tayyip Erdoğan, “temiz toplum, temiz siyaset” vaadiyle iktidara gelmiş, ancak Türkiye’yi yolsuzluk endeksinde dip noktalara sürüklemiştir. Transparency International’ın 2025 indexine göre Türkiye, 182 ülke arasında 124’üncü sıraya gerilemiş, puanı 31’e düşmüştür. Milletin vergileri, ihaleler üzerinden belirli çevrelerde toplanmış, kamu kaynakları sistematik olarak israf ve yolsuzluk mekanizmalarına dönüştürülmüştür.
AKP’li belediyelerde açılan yüzlerce dosya ortadayken, aynı iktidar “sadece muhalefete operasyon yapılıyor” algısını çürütmek için bu rakamları açıklamak zorunda kalmıştır. Ancak açıklama bile utanç vericidir: Kendi belediyelerinizde bu kadar çok yolsuzluk dosyası varken, millete “temiz yönetim” diye hitap etmek hangi vicdana sığar? Yahşihan’dan Arnavutköy’e, Uşak’tan diğer illere uzanan dosyalar, ihale yolsuzluklarından zimmete, rüşvetten usulsüz mal edinmeye kadar uzanmaktadır. Çeyrek asırlık iktidar döneminde gri listeye düşen, uluslararası itibarı yerle bir olan bir Türkiye gerçeğiyle karşı karşıyayız.
Peki muhalefet ne yapıyor? CHP, MHP, DEM başta olmak üzere muhalefet partileri de bu tabloda masum değildir. İstanbul, Antalya, Antep, Uşak ve birçok belediyede yaşanan yolsuzluk soruşturmaları, tutuklamalar ve gözaltılar, muhalefetin de aynı bataklığın içinde iş çevirdiğini göstermektedir. “İktidara alternatifiz” diyenler, kendi yönetimlerinde benzer ihale skandalları, usulsüz harcamalar ve kaynak israfıyla anılmaktadır. Muhalefet, iktidarın yolsuzluklarını eleştirirken kendi belediyelerindeki dosyaları aklamaya, örtbas etmeye veya “siyasi operasyon” diye geçiştirmeye çalışmaktadır. Bu ikiyüzlülük, milletin gözünden kaçmamaktadır.
Sonuç olarak: Yolsuzluk, artık bir parti meselesi olmaktan çıkmış, sistematik bir devlet sorunu haline gelmiştir. İktidar 24 yıldır ülkeyi yönetirken yolsuzluğu önleyememiş, aksine yaygınlaştırmıştır. Muhalefet ise hem denetim görevini yapamamış hem de kendi yönetimlerinde aynı hastalığa yakalanmıştır. Her iki taraf da milletin cebinden çıkan parayı, milletin sırtından geçinen bir harami düzene dönüştürmüştür.
İktidarıyla muhalefetiyle çocuklarımızın geleceğini, emeklinin ekmeğini, işçinin alın terini, çiftçinin tohumunu çaldılar. Bu ülkede temiz siyaset istiyorsak, yolsuzluğun üzerine siyasi ayrım yapmadan, amansızca gidilmelidir. Tüm belediyeler, tüm kamu kurumlarından özel sektör kuruluşlarına kadar siyaset ve iş dünyası tüm ihaleler, tüm kamu harcamaları şeffaf denetime açılmalı; mal varlığı bildirimleri gerçekçi ve takip edilebilir hale getirilmeli; yargı bağımsızlığı derhal sağlanmalıdır.
Ey iktidar ve muhalefet! Ey yargı ve bürokrasi! Ey iş dünyası! Millet sizi izliyor. Çaldığınız, peşkeş çektiğiniz, bölüştüğünüz her haram kuruşun hesabını vermekten kaçamazsınız ki kaçamayacaksınız. Milletin kaynaklarını talan etmekle geçen bu karanlık dönem, er ya da geç bitecektir. Parasını, geleceğini, hakkını, payını çaldığınız bu aziz milletin öfkesini, ahını, isyanını çok daha derinden hissedeceksiniz.
Türkiye’yi yolsuzluğa, hırsızlara, arsızlara, garip gurebanın hakkı yiyen namussuzlara teslim etmeyeceğiz! Er ya da geç, yedi cihanda ibreti âlem için yedi göbek hesap soracağız!
Millet uyanıyor. Millet hesap soracak.”
04-04-2026/DESAM/GÜRKAN AVCI