Biraz da masal dinletisine ne dersiniz?

Sürekli olarak yetişkinlerin dünyasında gezinmek beni oldukça yordu.

Hep siyaset, hep savaşlar, hep öldürmeler, hep yokluk/varlık içinde mücadeleli geçen ömürler…

Oku oku, yorumlar yap, analizler, sentezler kur, derken oldukça yorulduğumu hissetmekteyim. Belki de kanser belasına yakalanmamın da etkisi büyük oldu bu yıpranmış zihin yorgunluğumda, kim bilir?

Dün, 9 Eylül hastanesinde 2. Kemoterapi tedavisini aldım. Bu da, ilki gibi tam 5.5 saat sürdü. İlkinde olduğu gibi bu süreyi kitap okuyarak geçirdim ve zamanın nasıl geçtiğini fark edemedim. Küçük bir değişiklikle, ilkinde okuduğum “Fırtına 2. cilt “ İlya Ehrenburg kitabında, okurken çok bunaldığımı ama bitirmek için de çok çaba sarf ettiğimi söylemek zorundayım. Kitap, “Paris Düşerken”, “Fırtına” ve “Dipten Gelen Dalga” üçlemesi nehir kitaplardandı. Toplamda 3 bin sayfanın üzerinde bir hacme sahip bu üç kitabı, bundan 15 sene önce bir kez okumuştum, bende bir şey bırakmamış olmalı ki bir kez daha okuma ihtiyacı hissettim.

Bu arada, hastalığım nüksettiği anda çok severek okuduğum Balzac’ın ilk yazmış olduğu romanı “Köylü İsyanı” elime geçmişti. O da Fransa’da 1789 sonrası Kralcılar ile Cumhuriyetçiler arasında köylerde geçen silahlı mücadeleyi konu edinmekteydi. Ölümler,kahramanlıklar, her okuduğum romanların da başlıca temasını oluşturmaktaydı.

Hastalığın sıkıntısına bir de geçmişte yaşanan iç savaşların mücadelesi, Fırtına’daki Stalingrad savaşında Nazilerin acımasızca yaptığı katliamlar -Tıpkı bugün İsrail’in Gazze’de, Lübnan’da yaptığı toplu katliamlar, yıkımlar gibi – okudukça hırslandım, hırslandıkça nefes darlığım arttı. Velakin hem “Köylü Savaşları’nı, hem de “Fırtına”yı özet mahiyetinde yazıp sizlerle paylaşmayı düşünüyordum ama buna enerjimin yetmeyeceğini anlayarak vaz geçtim mecburen.

Onu yerine, dün okuduğum “İran Masalları “ kitabından, beni etkileyen bir öyküyü sizlere aktarmak istedim. Satır satır yazmak isterdim ama hem enerjimin yetmeyeceğini düşünerek, hem de sizlerin kıymetli zamanınızdan çalmamak amaçlı, videoya alınmış masalı aktarmayı uygun gördüm. Umarım büyüklerin dünyasından bizi bir nebze de olsa kurtarıp, çocukluğumuzun masal dünyasına bir adım atmamıza yardımcı olur.

09.05.2026/Sedat Pamuk/ İZMİR

38
A+
A-