Kınalı Kumru’mun Dünya Görüşü

KINALI KUMRU’MUN DÜNYA GÖRÜŞÜ

Penceremin kenarına sabah saatlerinde konarak benimle sohbet eden gugukçuk kuşum, ne kadarda isabetli söylemlerde bulunuyor, inanamazsınız.Hastalık dönemimde onu dinlemekten ve onun bana sorular yöneltmesinden o kadar hoşnudum ki anlatamam size.

Bu sabahki muhabbetten bir örnek vermek isterim; Önce her zaman olduğu gibi guggug gru gru diye kursağını temizledi ve gözümün içine doğru sabit bakışlarını yöneltti; hadı bakalım bugün daha iyi görünüyorsun dedi.

Ben de teşekkür ederim, varlığın ve konuşmaların bana güç veriyor diye ona karşılık verdim.

Ardından, beni eleştiri ve soru yağmuruna tuttu.“CHP’de “mutlak butlan” gibi ne anlama geldiği belli olmayan, saçma sapan bir hukuk garabeti ardından başlayan tartışma, CHP’nin kapatılmasına, ya da en azından bölünerek güç kaybetmesine neden olacağı basında aylardır tartışılmakta.

Herkesin bildiği gibi, iktidar hukuk sopası ile Yüksek Seçim Kurulu’nun kararını yok sayıp, Anayasa, Babayasa dinlemeksizin siyasi arenayı dümdüz etmektedir.”“Mahalli mahkemenin yetkisi kendinden menkul kadıları tarafından giydirilen gömleğin toplumun şaşkın bakışlarına aldırmaksızın, son düğmesi yukarda, üst düğmesi aşağıda olmasına aldırış etmeksizin deli gömleğini giydirircesine, bir güzel kafasından geçirdiler.

Hadi bakalım ayıkla taşın pirincini. İçinde pirinci bulabilirseniz tabiki.

“Yaşadığımız karabasan günleri gibi Saray’ın ve Sultanlığın tek yetkilisi neden bizlere bunları yaşattı?” diye sordu.

Sorulan soruyu hiç bekletmeksizin cevaplandırdım; ana muhalefeti kendi içinde bölmek ve onun iktidar alternatifi olmasını engellemek için dedim.

.“Hele hele!” Anlamını içeren bir gru gru yaptı.Tamam, o zaman, Özgür başkanının popülaritesini kırmak için dedim. Kolay mı, adam 100 ün üzerinde miting yaptı, halkı her yaştan insanları meydanlara toplayabildi, dedim.

“Pekâlâ, ‘Açılım sürecini’ başlatıp, Kürtlere af çıkartacağı imajını yaratan ve toplumun atar damarlarından kan fışkıran nabzını elinde tutup, Kürtleri bekleten hamleyi Tayyip neden yaptı?” Diye sordu.

Hoppala! Dedim. CHP’yi bölmek projesi ile Kürtleri yanına çekme projesinin ne alakası olabilir? Dedim.

“Bir düşün, alakayı bulursun!” diye kestirip attı.

Benim bu iki bilinmeyenli denklemi, kuş kadar bile olmayan hasta zihnimle çözemeyeceğimi anlayınca ve de beni fazla yormamak adına, şu açıklamayı yaptı; “Bak şimdi! iktidarı elinde tutup, seçimlerde yeniden aday olabilmesi ve hanedanlığını yürütebilmesi için Tayyip’in iki seçeneği var: Ya yasal yollardan Anayasa’yı değiştirecek, ya da kendisinin kazanamadığı hiçbir seçimi yürürlüğe sokmayacak. Adı sanı bilinmeyen, yetkisiz mahkemelerce, düzmece Kadılarla, hangi okulu bitirmiş ya da bitirmemiş fark etmeyen çocuk yaştaki savcılarla muhalefeti yok edecek. İcazeti alacağı makamlar ona derlerse ki, Ya Satrap, biz seni atadık, sen de gücünü ‘zordan’ yana değil, sandık yoluyla kullan ki, seçmen tayfası da “otokrasi” ile mi yönetileceğiz diye karşı çıkmasın.”

“Bütün planlar 400 milletvekilinin onayını alıp, Anayasa’yı değiştirebilmesine ve babadan oğula geçen saltanatını sürdürmesine göre düzenlenmiş durumda. AKP +MHP + Babacan+ Oğulcan+Davutoğlu+ Bilumum küçük Partiler+DEM P oyları, 400 e ulaşamamaktadır. Bir de bunlara Kılıçdaroğlu ekibi eklenirse, işte o zaman şenliklerden şenlik beğenin”, dedi ve uçtu gitti.

Denklemi çözmenin rahatlığı içinde bıraktı beni kınalı kuşum gugukçuk.

31.05.2026. İzmir Sedat PAMUK

10
A+
A-