Bandırma’nın geçmişine ışık tutan karelerden biri, 1951 yılına ait bu fotoğraf. Objektifin arkasında, kentin fotoğraf tarihine adını altın harflerle yazdıran Mehmet Suphi Sanal var.
1922 yılında Edincik’te doğan Sanal, fotoğrafçılığa gönül vermiş bir isimdi. 1948 yılına kadar Bandırma Saatçiler Caddesi’nde, Boyacı Şükrü’nün hemen karşısında, sokak fotoğrafçılığı yaparak geçimini sağladı. O dönemin “acele vesikalık” ya da halk arasında bilinen adıyla “şipşak fotoğrafçıları” arasında yer alıyordu. Küçük bir tabure, taşınabilir bir makine ve anı yakalama tutkusu… İşte o yılların Bandırma sokaklarında, insanların en doğal halleriyle objektife yansıdığı günlerdi.
1948’de kendi stüdyosunu açarak Foto Hilal adını verdiği işletmesiyle Bandırma’nın görsel belleğini oluşturmaya başladı. Düğünlerden asker uğurlamalarına, bayramlardan okul hatıralarına kadar pek çok özel an, onun objektifinden ölümsüzleşti.
Fotoğrafta beyaz montuyla görülen kişi ise Bandırma’nın bir diğer usta fotoğrafçısı Çetin Avar. O da tıpkı Sanal gibi, kentin fotoğraf kültürüne büyük katkılar sunmuş, Bandırma’nın değişen yüzünü kare kare belgeleyen isimlerden biri olmuştu.
Bu kare, sadece bir fotoğraf değil; Bandırma’nın sokaklarından, insanlarından ve emeğinden izler taşıyan bir tarih belgesi.

Bandırma’nın Saatçiler Caddesi, 1940’ların sonlarında şehrin en hareketli yerlerinden biriydi.
1951 yılına ait bir karede, beyaz montuyla poz veren bir başka isim dikkat çeker: Bandırma’nın ünlü fotoğrafçılarından Çetin Avar. O fotoğraf, sadece iki ustanın bir araya geldiği bir an değil, aynı zamanda Bandırma’nın görsel hafızasının temellerinin atıldığı bir dönemin simgesidir.
Bugün o siyah-beyaz kareler, sadece birer fotoğraf değil; Bandırma’nın sokaklarını, insanlarını ve geçmişin sıcaklığını bugüne taşıyan sessiz tanıklardır.
3-01-2026- Sebahattin Pıravadılı