Bandırma 1975: Cumhuriyet Meydanı’ndan Fabrikaya Uzanan Yol

Bandırma 1975: Cumhuriyet Meydanı’ndan Fabrikaya Uzanan Yol
upload.php?item=9762

Sebahattin Pravadılı

1975 yılının Bandırma’sı… Cumhuriyet Meydanı’nda gün, ağır ağır akşamüstüne dönüyor. Meydanın ortasında Atatürk Anıtı’nın çevresinde toplanan insanlar, kimi işten çıkmış, kimi vardiyaya yetişme telaşında. Hava, denizden gelen tuz kokusuyla karışmış kükürtün keskin kokusunu taşıyor.

Etibank Sülfürik Asit Fabrikaları’nda 15.00–23.00 vardiyası başlamak üzere. Şehrin içinden geçen vardiya otobüsü, meydanda kısa bir mola veriyor. Üzerinde solgun harflerle yazılmış “Etibank” tabelası, fabrikanın simgesi gibi. İşçiler, ellerinde küçük çantalarıyla sırayla otobüse biniyor. Kimisinin elinde tütün sarılı bir gazete, kimisinin cebinde çocuklarının fotoğrafı.

Otobüs hareket ettiğinde, meydandaki kalabalık yavaşça dağılır. Bandırma’nın taş sokaklarından geçerken, pencerelerden sarkan çocuklar el sallıyor. Fabrikanın bacaları uzaktan seçiliyor; gri dumanlar gökyüzüne karışıyor. O duman, o yılların emeğinin, alın terinin, sanayileşme hayalinin simgesi.

Çantalarda sefer taslarında yemek vardı.

Vardiya 15.00’te başlar, 23.00’te biter. Akşamın serinliğinde, fabrikanın içindeki sıcaklık bambaşkadır. Metalin, asidin, makine seslerinin arasında geçen saatler, bir kentin üretim hikâyesine dönüşür. Her vardiya bitiminde, otobüs yeniden Cumhuriyet Meydanı’na döner. Şehrin ışıkları yanmış, kahvehanelerden radyo sesleri yükselmiştir.

Bandırma 1975’te, yaşam sade ama anlamlıdır. Her vardiya, bir sonraki güne uzanan emeğin nöbetidir. Cumhuriyet Meydanı’ndan Etibank’a giden o otobüs, sadece işçileri değil, bir dönemin umutlarını da taşır.

378
A+
A-
REKLAM ALANI