Bandırma 2007: Akıl Tutulması

Bir zamanlar limanın gölgesinde, denizle kucaklaşan bir sahil vardı. Bandırma’nın nefes aldığı, insanların yürüyüş yaptığı, çocukların bisiklet sürdüğü o alan, 2007’de alınan bir kararla otoparka dönüştürüldü. Şehrin en güzel gezi alanı, betonun ve egzozun arasında kayboldu. Kimse elini taşın altına koymadı. O gün sessiz kalındı, bugün hâlâ aynı sessizlik sürüyor. Sahilin gezinti alanı araçlara terkedildi.

Cumhuriyet Meydanı’ndan denize bakınca artık maviyi değil, kafelerin duvarlarını görüyorsun. Şehrin kalbiyle deniz arasına örülmüş bir duvar gibi… Sanki “Denizi görmek isteyenlere Eski İskele ve Mendirek yeter” denmiş gibi. Şehrin en güzel yerinde Balıkhane ve otomobiller denizi seyrediyor.

Bandırma’nın sahili, bir dönemin akıl tutulmasının sessiz tanığı olarak duruyor. Ve belki de hâlâ bir gün, yeniden denizle buluşmayı bekliyor.

Yalnızca fiziki bir engel değil; aynı zamanda bir hafıza kaybının da sembolü.

Bir kentin denizle bağı koparsa, aslında o kent biraz eksilir. Çünkü deniz, sadece bir manzara değil; bir yaşam biçimidir.

Bandırma’nın sahili, geçmişin hatıralarını sessizce saklıyor. Belki bir gün, yeniden denizle buluşmanın, yeniden nefes almanın zamanı gelir.

O gün geldiğinde, bu sessiz tanık yeniden hayat bulur.

19-01-2026- Sebahattin Pıravadılı 

457
A+
A-
REKLAM ALANI