Bandırma Siyasetinde “Abiler” ve Genç Nesil

Bandırma Siyasetinde “Abiler” ve Genç Nesil

Şehrin ekonomisinden eğitimine, sağlığından altyapısına kadar pek çok konuyu konuşuyor, tartışıyoruz. Ancak Bandırma’nın geleceğini inşa edecek asıl mekanizmanın, yani yerel siyasetin içine düştüğü kronik bir sorundan neredeyse hiç söz etmiyoruz.

Bandırma’da yerel siyaseti takip edenler çok iyi biliyor. Yaklaşık 40–50 yıldır Bandırma siyasetinde aynı isimler belirleyici konumda. Şaşırtıcı olan ise, bu durumun artık kanıksanmış olması. Bandırma siyasetinin adeta “tapusunu” elinde bulunduran bu abilerin gölgesinde yetişen genç bir nesil var. Fakat “Bandırma’yı biz yönetiriz” anlayışıyla koltuklarını bırakmak istemeyen siyasi ihtiraslar, bu genç neslin önünü kapatıyor ve onların enerjisini “ustaca”tüketiyor.

Oysa şehirde siyasetin gençlere teslim edilmesi gerektiğini dile getiren sessiz bir çoğunluk mevcut. Ne var ki Bandırma’nın siyasi arenasında uzun yıllardır yer tutmuş isimler, pırıl pırıl gençlerin önünde aşılması güç bir bariyer gibi duruyor. Sorun gençlerin olmaması değil; sorun, sıranın bir türlü gençlere gelmemesi de değil getirilmemesi.

Siyaseti bir hizmet yarışı olarak değil de “koltuk koruma” alanı olarak gören anlayış, kendi pozisyonunu sağlamlaştırırken Bandırma’nın yarınlarına ipotek koyuyor. Yaşadığı şehir için projeler üretmek, fikirlerini hayata geçirmek isteyen gençler yok mu ? Var. Ama bu gölgelerin arasında kayboluyor. Oysa siyaset bir bayrak yarışı olmalı. Zamanı geldiğinde koltuğa veda etmeyi bilmek, o bayrağı daha hızlı koşacak olanlara devretmek bir erdemdir.

“Ben olmazsam olmaz” anlayışı Bandırma’yı yerinde saydırıyor . Hepiniz farkındasınız. Bandırma’nın kronik sorunlarını çözmeye odaklanmak yerine ne yapıyoruz. Koltukları nasıl kaptırmayız potansiyel yeni değerlerin önünü nasıl keseriz. Kent siyasetinde yer almak isteyen gençler, bu şehrin kaderine yön veren aktörler olması gerekirken çoğu zaman yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanan; broşür dağıtan, pankart asan figüranlar konumuna indirgenmektedir.

Gençler vitrin süsü değil, karar alma mekanizmalarının asli unsuru olmalı. Abiler ise akıl hocalığı yapmalı; rehber olmalı ,gençliğin önünü kesen değil, yol açan bir rol üstlenmelidir. Bandırma’da siyaset, kişisel saltanatların alanı olmaktan çıkıp projelerin ve vizyonun yarıştığı bir platforma dönüşmelidir. Bu kısır döngü kırılmalıdır.

Dijitalleşen dünyaya uyum sağlayan, kente nefes aldıracak projeler gençlerin zihninde hazır bekliyor. Bu projeler tozlu raflarda kalmamalıdır. Bandırma’nın yarınlarını, o yarınlarda yaşayacak olanlar tasarlamalıdır.

Gençliğin önü açılmadığı sürece Bandırma, geçmişiyle avunan ama geleceğini inşa edemeyen bir şehir olarak kalacaktır. Bu kentin geleceği ne plansız, programsız büyümede ne de mantar gibi çoğalan dev yapılardadır; tek başına limanda da değildir. Ben bu yaşımda pek çok yeni bilgiyi gençlerden öğreniyorum. Bandırma’nın gerçek gücü, siyasetin içinde kendine yer arayan vizyoner genç beyinlerdedir.

Ancak bunun için yıllardır Bandırma siyasetini ipotek altına alanların bir adım geri çekilmesi, emeklilik dilekçelerini vererek gençlere alan açması gerekir. Çünkü Bandırma yerinde saymayı değil, gelişmeyi ve yaşanabilir bir kent olmayı hak ediyor.

25-02-2026 / BANDIRMA /Serhat Ozar

710
A+
A-
MOBİL REKLAM ALANI