BANÜ İddialara Yanıt Verdi

BANÜ İddialara Yanıt Verdi
upload.php?item=9762

Bandırma 17 Eylül Üniversitesi Bandırma Belediyesi arasında yaşanan polemik devam ediyor. Türkiye gündemine giren Çorba dağıtımının yasaklanmasını da kapsayan Belediye Başkanı Dursun Mirza’nın basın toplantısında yaptığı eleştirel açıklamalar üzerine bugün BANÜ ‘den tüm başlıkları kapsayan açıklama Rektör Prof Dr. İsmail Boz Tarafından yapıldı.

BANÜ BASIN AÇIKLAMASI-

Çorba Dağıtımı Üzerinden Oluşturulan Suni Gündem” “Bir Bardak Çorbada Fırtına(!) Koparmak”

Üniversitemizde kısa süre (2024 Aralık-2025 Oak – 2 ay) yürütülen çorba dağıtımı uygulamasının haklı ve zorunlu nedenlerle durdurulmasına rağmen, bazı çevrelerce konunun çarpıtılarak kamuoyuna yansıtılması üzerine açıklama yapılması gerekli görülmüştür.Öncelikle belirtilmelidir ki üniversitemiz, öğrenci yararına yürütülen hiçbir uygulamayı keyfî gerekçelerle sonlandırmaz. Çorba dağıtımı, üniversite yönetiminden izin alınmaksızın başlatılmış olup, yapılan denetimlerde ciddi hijyen ihlalleri, sağlık riskleri ve düzensiz uygulamalar tespit edilmiştir.

Üniversitemiz, Sağlık Bakanlığı denetimlerinden tam puan alarak “Beslenme Dostu Üniversite” sertifikasına sahip bir kurumdur. Bu nedenle öğrenci sağlığını tehdit eden herhangi bir uygulamanın sürdürülmesine müsaade edilmesi mümkün değildir.Denetimlerde:• Hayvan pazarında kullanılan bir kabinde hijyen kurallarına aykırı biçimde dağıtım yapıldığı,• Dağıtım alanlarının temiz olmadığı,• Üründe sağlığa zararlı katkı maddeleri, özellikle MSG bulunduğuna yönelik güçlü şüpheler olduğu,• Dağıtımın düzensizleştiği, ara tatil sonrası kabinin terk edildiği ve güvenlik riski oluşturduğu vtespit edilmiştir.

Öğrencilerimizin aç ve açıkta olduğu iddiası tamamen yalan ve iftiradır. Devletimiz güçlüdür ve cömerttir. Geleceğimizin teminatı, gözbebeğimiz öğrencilerimizi doyurmaya ve barındırmaya muktedirdir. Birilerinin bühtanları ve algı çalışmalarının aracı hâline getirilmeye çalışılan açıklamaların ise hukuk nezdinde takipçisi olacağız. BEski belediye başkanlarımız zamanında kusursuz sunulan çorba hizmetinin sizin döneminizde niçin inkıtaya uğradığını tekrar düşünmenize ve kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Ayrıca yaklaşık yedi-sekiz ay önce gerçekleşmiş bir konunun bugün gündeme getirilmesini de manidar buluyoruz.

Bu koşullar, öğrencilerimizin sağlığını doğrudan tehlikeye atan unsurlardır. Üniversite
yönetimi popülist yaklaşımlara prim vermez; yalnızca bilimsel veriler ve kamu yararı
doğrultusunda karar alır. Bu nedenle dağıtım durdurulmuştur.
Bazı çevrelerin söz konusu kararı “tezgâh” şeklinde nitelendirmesi gerçek dışıdır ve
kamuoyunu yanıltmaya yönelik sorumsuz bir tutumdur.
Öğrencilerimizin “aç ve açıkta” olduğu yönündeki iddialar tamamen asılsızdır. Devletimiz,
evlatlarımızın beslenme ve barınma ihtiyaçlarını karşılayacak güce sahiptir. Bu konuda
yürütülen mesnetsiz söylemler hukuki olarak takip edilecektir.
Öte yandan öğrencilerimizin belediyeden beklediği ve kamuoyunun bilgisine sunulmasını
istediği talepler şunlardır:

  • Ücretsiz ve sıklaştırılmış kampüse ulaşım,
  • Kent lokantasından ücretsiz yararlanma imkânı,
  • Kültür gezileri için otobüs tahsisi,
  • Kampüs çevresindeki başıboş köpeklerin belediye barınağına alınması,
  • Bahar şenliklerinde konser desteği,
  • Kampüs benzeri ücretsiz elektrik, doğalgaz ve su destekleri.
    Üniversitemiz, sürecin dezenformasyona açık hale getirilmesini doğru bulmamakta olup, tüm
    kararlarında yalnızca öğrenci sağlığı, güvenliği ve yüksek standartlarda hizmet sunma ilkesini
    esas almaktadır.

“Geçici Yapı Görünümlü Kalıcı İşgal Girişimine Karşı Kurumsal Tavrımız”
Üniversitemiz arazisi üzerinde bazı yapılaşma girişimleriyle ilgili kamuoyunda yer alan iddialar
üzerine, sürecin doğru anlaşılması için açıklama yapılması gerekmiştir.
2023 yılında Sayıştay talimatıyla kurulan Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü, belediyenin
kendi yerinden kendi kurumunun yerini satışa çıkardığı için malzeme depolamak amacıyla
üniversitemizle geçici nitelikte bir protokol yapmıştır. Bu protokol, sadece afet durumlarında
kullanılacak 2–3 konteynerlik malzemenin geçici olarak yerleştirilmesine izin vermektedir.
Ancak yapılan saha incelemelerinde ve ilerleyen süreçte belediyenin:

  • Belirsiz bir süre için konteyner yerine yarı-kalıcı nitelikte binaları inşa etmeyi planladığı,
  • Üniversite kampüsü içine izinsiz girişimlerde bulunduğu,
  • Tel örgülerle çevrili, belediyeye ait “münhasır bir alan” oluşturmaya kalkıştığı,
  • Yapıların geçici olmaktan çıkarak kalıcı tesislere dönüşme riski taşıdığı tespit edilmiştir.
    Bu girişimler:
  • Protokole açıkça aykırıdır,
  • Üniversitemizin mülkiyet haklarını ihlal etmektedir,
  • Kampüs güvenliği ve planlamasını tehdit etmektedir.
    Üniversite kampüsü üzerinde hiçbir kurumun kalıcı, yetkisiz veya özerk bir yapı alanı
    oluşturmasına izin verilmesi mümkün değildir.
    Bu nedenle üniversitemiz, protokolü tek taraflı olarak feshetmiş ve izinsiz yapılaşma girişimini
    derhal durdurma kararı almıştır. Bu karar hem hukuki zorunluluklara hem de üniversite
    mülkiyetini koruma gerekliliğine dayanan tamamen meşru bir işlemdir.
    Bazı çevrelerin süreci çarpıtarak farklı anlamlar yüklemeye çalışması gerçeği değiştirmez.
    Üniversitemiz, dün olduğu gibi bugün de kampüs bütünlüğünü, hukuki çerçeveyi ve kamu
    yararını kararlılıkla korumaya devam edecektir.

“Mağduriyet Algısı Üzerinden Manipülasyon” “Mağdurum Tiyatrosu”
Son günlerde bazı siyasi çevrelerce üniversitemiz hakkında kasıtlı biçimde dolaşıma sokulan
çarpıtılmış iddialar nedeniyle, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına açıklama yapılması
zorunlu hâle gelmiştir.
Uzman Doktor Atama Sürecine İlişkin Gerçekler
Üniversitemiz Tıp Fakültesi ve Eğitim Araştırma Hastanesi’nde ihtiyaç doğrultusunda
planlanan ortopedi uzmanı istihdamı, ilgili mevzuat ve akademik süreçlere tam uyum içinde
yürütülmüştür. Atama öncesi jüri değerlendirmeleri ve tüm hazırlıklar hukuka uygun şekilde
tamamlanmış, ilgili hekim göreve başlama koşulları konusunda ayrıntılı biçimde
bilgilendirilmiştir.
Buna rağmen hekim, yaklaşık altı ay boyunca hiçbir hukuki dayanağı olmayan gerekçeler öne
sürerek göreve başlamayı sistematik şekilde geciktirmiş; üniversitemizin defalarca yaptığı
çağrılara rağmen yükümlülüklerini yerine getirmemiştir. Bu süreçte bir akademik yarıyıl
boyunca çok ihtiyaç duyulan hem eğitim faaliyetleri hem de acil sağlık hizmetleri aksatılmıştır.
Söz konusu davranış, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve akademik istihdam mevzuatına
açıkça aykırıdır. Bu nedenle atama süreci hukuka uygun biçimde iptal edilmiştir.
Buna karşın hekim ve babası, sürecin kendi kusurları sonucu ortaya çıktığı gerçeğini gizleyerek,
kamuoyunu yanıltmaya yönelik ithamlarda bulunmuşlardır. Bu iddiaların hiçbirinin hukuki
karşılığı yoktur.
Mahkeme Süreci
Mahkeme tarafından verilen yürütmeyi durdurma kararı doğrultusunda üniversitemiz derhal
harekete geçmiş; kararın tebliğinden itibaren 30 günlük yasal süre içinde atamayı
gerçekleştirmiş ve göreve başlaması için Tebligat Kanunu’na uygun iki ayrı resmi tebligat
göndermiştir.
Ancak hekim:

  • Mernis adresine ve muhtarlık aracılığıyla yapılan tebligatları almaktan kaçınmış,
  • Süreci bilerek tıkamış,
  • Buna rağmen kamuoyunda “göreve başlatılmadım” algısı oluşturularak mağduriyet
    tiyatrosuna devam edilmiştir.
    Tebligatları almamak kişinin kendi tercihidir ve hukuki olarak kişinin sorumluluğundadır.
    Üniversitemiz mahkeme kararını eksiksiz uygulamıştır. Buna rağmen mağduriyet iddiasında
    bulunmak açık bir manipülasyondur.
    Kurumsal Tavrımız
    Üniversitemiz hiçbir kişiyi hedef almamış; süreç tümüyle şu ilkeler doğrultusunda
    yürütülmüştür:
  • Hukuka tam uyum
  • Kamu yararını koruma
  • Kurumsal disiplin ve düzenin sürdürülmesi
  • Sorumlulukların yerine getirilmesi
    Kamuoyuna yansıyan iddialar, belgelerle sabit gerçeklerin tersyüz edilmesi çabasından
    ibarettir. Üniversitemiz, hiçbir kişi ya da grubun baskı kurma girişimine, yönlendirme
    çabalarına veya itibarsızlaştırma amacı taşıyan söylemlerine itibar etmez ve etmeyecektir.
    Sonuç
    Üniversitemiz:
  • Atama sürecini mevzuata uygun biçimde durdurmuş,
  • Mahkeme kararını derhal uygulamış,
  • Tüm resmi tebligatları zamanında ve eksiksiz yapmıştır.
    Tebligat almaktan kaçınan ve göreve başlamayan kişinin “mağduriyet” söylemleri gerçek
    dışıdır.
    Üniversitemiz, tüm uygulamalarında olduğu gibi bu süreçte de şeffaflık, hukuka bağlılık ve
    kurumsal disiplin ilkesinden taviz vermeden hareket etmeyi sürdürecektir.
    “Mağduriyet Algısı Üzerinden Manipülasyon” “Mağdurum Tiyatrosu”
    Son günlerde bazı siyasi çevrelerce üniversitemiz hakkında kasıtlı biçimde dolaşıma sokulan
    çarpıtılmış iddialar nedeniyle, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına açıklama yapılması
    zorunlu hâle gelmiştir.
  • 17-12-2025 /BANÜ

174
A+
A-
REKLAM ALANI