Kentin Yok Edilemeyen Yerleri: Koçkoçan Çeşmesi

Bandırma’nın belleğinde yer etmiş, zamanın aşındıramadığı birkaç simgeden biri: Koçkoçan Çeşmesi.
Eski Şube Reisi Kolağası Ali Rıza Bey’in yaptırdığı bu çeşme, bir dönem sadece suyun değil, hayatın da aktığı bir yerdi. Haftanın belli günlerinde burada kurulan hayvan pazarı, özellikle küçükbaş hayvanların, damızlık koyun ve koçların alınıp satıldığı bir buluşma noktasıydı. Yıkanmış, süslenmiş, boyanmış koçlar çeşmenin önündeki bağlama yerlerine —“koçanına”— bağlanır, adeta vitrine konurdu. Bu yüzden adı “Koçkoçan”dı.

Günün sonunda, akşamüstü güneşinin altında, celeplerle kasaplar arasında başlayan o meşhur pazarlıklar, Bandırma’nın ticaret kültürünün canlı bir parçasıydı. Kurban Bayramı öncesi kurulan pazarlar, hem ekonomik hem de sosyal bir hareketlilik yaratırdı.

Çeşmenin suyu bir zamanlar yeraltı kaynaklarından gelirdi. Ancak çevre kirliliği nedeniyle bu kaynaklar köreltilmiş, çeşmeye şehir şebekesinden su bağlanmıştı. Ne yazık ki, bu değişim sırasında çeşmenin gövdesi de yıkılıp yeniden yapılmış, hatta adı bile yanlış yazılarak “Koçkaçan”a dönüştürülmüştü.

Koçkoçan evleri ise çeşmenin çevresinde kare biçiminde dizilmiş, kagir, iki-üç katlı, bahçeli yapılardı. Cumhuriyet’in ilk yıllarının mimari zarafetini taşıyan bu evlerin balkonları, süslemeleri, kapılarındaki ay-yıldız motifleriyle Bandırma’nın kimliğini yansıtırdı. Ancak zamanla yasa eksikliği, rant hırsı ve bilinçsiz yapılaşma bu güzellikleri yok etti. Yerlerine yükselen beton binalar, kentin ruhunu gölgeledi.

Bugün Koçkoçan bölgesi, o eski günlerin izlerini taşımakta zorlanıyor. Çeşmenin kurnaları eksik, suyu cılız akıyor. Koçların yerini deterjanlı sular içinde yıkanan otomobiller almış. Tarihi bir mermere aceleyle kazınmış yanlış bir isim, sanki çeşmenin küskünlüğünü anlatıyor.

Oysa bir el uzansa, bir duyarlılık gösterilse…
Belki çeşme yeniden gülümser, belki Bandırma’nın belleğinde bir sayfa daha silinmeden kalır.

6-01-2026-Sebahattin Pıravadılı 

193
A+
A-
REKLAM ALANI