Mangalda Keleş Kebabı

Orta Doğu’da gelişmeler aylar önce Hamas’ın İsrail’e saldırmasıyla başladı, Colani’nin Ahmet eş-Şara olarak Suriye’ye devlet başkanı olmasıyla genişledi. İsrail, Türkiye’nin üst kurmak istediği yeri bombaladı, Dürzilerin hamisi oldu. YPG/SDG Suriye ordusuna entegre olmak için nazlanmaya başladı.

Amerika SDG/YPG ye “Federe devlet borcumuz yok, dadılık yapamayız,” dedi.

*

Devlet Bahçeli, Abdullah Öcalan için:

“Tecridi kaldırılırsa, gelsin Türkiye Büyük Millet Meclisinde DEM Parti grup toplatışında konuşsun. Terörün tamamen bittiğini, örgütün lağvedildiğini haykırsın.” demişti.

Birkaç gün önce, 30 kadar üniformalı PKK militanı yeraltından çıkıp özenle hazırlanmış platformun önünde tek sıra oldu. Sırayla, içi boş keleşlerini ve cephane kemerlerini iri bir “mangal” içine bıraktı.

Mangal ateşlendi. Mangalda keleş kebabı yapıldı…

PKK, “Biz adım attık, sıra sizde…” der gibi geldikleri; önü merdivenli, merdiveni korkuluklu yeraltına, Casene Mağarası’na (1) döndü.

*

Bazı siyasetçiler bu olayı “Türkiye Yüzyılının kapıları açıldı” olarak nitelendirdi. Bu kapı, terörün bitmesini, silahların susmasını sağlayacaksa her yurttaş gibi sevinir; barış, kardeşlik, demokrasi ve adalet adına destek oluruz. Ama bu kapı:

“600 yıllık İmparatorluğun 90 yıllık reklam arası sona erdi,” diyenlerin;

“1923 kanlı darbeyle hesaplaşma,” yapmak isteyenlerin geçtiği kapıysa durup düşünmeliyiz.

**

Mağaraya dönen PKK’lıların başında Bese Hozat vardı ve 28/05/2025 tarihinde OdaTv’de okuduğum açıklamasında:

“İsrail; ABD, İngiltere ve Batı’nın desteğiyle Ortadoğu’da Kürtleri de ilgilendiren ‘hegemonik’ bir güç haline geliyor. İsrail’in, ABD’nin Kürtler üzerinde ciddi hesapları ve planları var.” diyordu.

Bilinir ki, PKK bir Amerikan projesidir. Amacı: Güney sınırlarımızda federe veya bağımsız bir devlet kurmaktır. Bu nedenle, Arapların sessiz kaldığı Gazze soykırımı unutulmamalıdır. İsrail’in bir bölümü topraklarımız içinde olan “Vaat edilen topraklar” için göze almayacağı kanlı oyun yoktur ve ABD yıllar önce Büyük Orta Doğu projesini masaya koymuştur.

Bir metaforla ilerleyelim:

Ekmek, börek veya tatlı yapmak isteyen aşçı, unla suyu nasıl karıştırıyorsa emperyalistler de kan ve toprağı karıştırarak sınırlar değiştirir, insanını bedavaya çalışacak, yöneticileri bir dediğini iki etmeyecek devletçikler kurmaya çalışır.

Nasıl ki, aşçı, tuzlu veya tatlı hamur tutup ürününü fırına atıyorsa emperyalistler de inanç, ırk fitnesini, çıkar ve makamlar dağıtarak başarıya ulaşmaya çalışır.

Doğru malzeme seçimi ve titiz çalışma hem aşçıyı hem emperyalizmi istediği sonuca götürür, ancak başarı yüzde yüz değildir.

Çünkü fırındaki hamur, kabarmaya başlamasından bir süre sonra kesiliveren elektrikle berbat olabilir ve emperyalistlerin karşısına Çanakkale’de olduğu gibi bir Mustafa Kemal çıkıverir.

Not:

1-) Casene Mağarası, kendisini “Kürt Kralı” ilan eden Şeyh Mahmud Hafid Berzenci’nin Birinci Dünya Savaşı sırasında saklandığı, “Bangi Haq” isimli gazeteyi yerdir.

SÜHA ORAL / 15-07-2025 / ERDEK/

276
A+
A-
REKLAM ALANI