Şehitlerimizi Saygıyla Anıyoruz

Bandırma’nın kurtuluş mücadelesi, yalnızca bir şehrin özgürlüğe kavuşma hikâyesi değil, aynı zamanda vatan uğruna can veren kahramanların destanıdır. Bu destanın sessiz tanıklarından biri de, Bandırma’nın kalbinde yer alan Şehitler Abidesidir.

Şehitler Abidesi’nin Hikâyesi

Bandırma’nın kurtuluşu sırasında şehit düşen kahramanlar anısına yaptırılan Şehitler Abidesi, 2 Nisan 1927 tarihini taşır. Fotoğrafın üzerinde yer alan yazıya göre, abide Bandırma’yı kurtaranlar için Türk Ocağı tarafından yaptırılmıştır. Bu bilgi, dönemin toplumsal dayanışma ruhunu ve milli bilincin ne kadar güçlü olduğunu gösterir.

Cumhuriyet Meydanı’nın düzenlenmesi sırasında abidenin yeri değiştirilmiş, ilk konumundan taşınmıştır. Bu taşınma sürecinde abidenin oturduğu mermer alt blok yerine konmayı unutulmuş, ancak daha sonra bulunarak abide ilk haline döndürülmüştür. Bu detay, Bandırma’nın tarihine gösterilen özenin ve geçmişe duyulan saygının bir göstergesidir.

Culus ve Mefaret Anıtı

Bandırma’nın tarihsel dokusunda yer alan bir diğer önemli yapı ise Culus Anıtı, diğer adıyla Mefaret (Şeref) Anıtıdır. Sultan II. Abdülhamit’in tahta çıkışının 25. yılı (1876–1909) anısına, ülkenin birçok yerinde olduğu gibi Bandırma’da da Şehr-emaneti (Belediye) tarafından yaptırılmıştır.

Bu anıt, şimdiki Eski Gar binası ve Çelikspor Lokali’nin bulunduğu bölgeye yakın bir konumda yer alıyordu. 1922 yılında yanan Osmanlı belediye binasının önünde bulunan bu anıt, dönemin mimari anlayışını ve imparatorluk geleneğini yansıtan önemli bir eserdir.

Tarihin İzinde Bir Şehir

Yapılan araştırmalar ve belgeler, bugün Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Şehitler Abidesi’nin bazı parçalarının, bu eski Mefaret Anıtı’ndan sökülerek yeniden düzenlendiğini ortaya koymuştur. Bu durum, Bandırma’nın tarihsel sürekliliğini ve geçmişle kurduğu güçlü bağı gözler önüne serer.

Bandırma, tarih boyunca hem Osmanlı’nın hem Cumhuriyet’in izlerini taşıyan bir şehir olmuştur. Şehitler Abidesi ve Mefaret Anıtı gibi yapılar, yalnızca taş ve mermerden ibaret değildir; onlar, bir milletin hafızasını, direnişini ve onurunu temsil eder.

Bugün bu anıtların önünden geçerken, sadece birer tarihi eser değil, aynı zamanda özgürlüğün bedelini ödemiş kahramanların sessiz hatıralarını da selamlıyoruz.

Şehitlerimizi rahmetle, minnetle ve sonsuz saygıyla anıyoruz.

18-04-2026-Sebahattin Pıravadılı

4
A+
A-