Suc ve Ceza Mı ?Suçsuz Ceza Mı? Yaşanmakta..

SUÇ VE CEZA MI, SUÇSUZ CEZA MI YAŞANMAKTA?

Kafkavari durumlar, bireylerin kişisel kontrollerinin dışında kalan güçlerce kuşatılmışlığında, maruz kaldıkları çaresizliği vurgulamaktadır. Adaletsizliğe uğramak. Suçsuzken suçlu muamelesi görmek. Değer verdiğin insanların değersizleştirildiğini görmek. İtibarsızlaştırmak. Yalana, dolana sapmak. İnsanları, suçsuz yere yakmak. Ormanları, içlerinde barınan tüm canlılarıyla yakmak. Yetersiz söndürme aracı olduğundan, yüzlerce, binlerce makam aracından yangına seyirci kalıp bakakalmak.Seçimle gelenlerin, seçimle gelenleri siyaset dışına atabilmek için adalet mensuplarını aracı kılmak. Anayasal sosyal hukuk devlet anlayışını yıkmak. İktidarın dümen suyunda hareket eden bürokrat emirleriyle, mahkûm edilen seçilmişleri, gazetecileri, öğretim üyelerini, öğrencileri ve aydınları baskı altında tutmak.Kafka’nın ünlü eseri “Dava” romanında, Josef K’nın suçlanmış olduğu bir davanın içinde, suçunun ne olduğunu bilmeksizin yargılandığını okumaktayız. Nedeni bilinmeksizin, kuru iftira ile yalancı tanıklar ve uyduruk görgü şahitleriyle dava süreci devam etmekte, Josef K’nın özgürlüğü haksız yere gasp edilmektedir.Yine haksız yere özgürlüğü elinden alınan bir ünlü dava sürecini daha hatırlamaktayız;

Dreyfus Davası. Ünlü Fransız romancısı Emile Zola’nın, Dreyfus ’un suçsuzluğunu sonuna kadar savunması, casuslukla suçlanan ve idamla yargılanan mahkûmun haksız yere, sahte delillerle içerde tutulduğunu iddia etmesi ve sonunda Dreyfus ‘un temize çıkıp, beraat etmesi davası da 20. Yüzyılın adalet anlayışının aksayan yönlerine bir örnek teşkil etmektedir.

Adaletsizliğe maruz kalmak ve çaresizlik içinde kıvranmak insanlık tarihi boyunca süregelmiş olaylar manzumesidir. Yunan mitolojisinde, Zeus tarafından cezalandırılan Titanlar, yarı insan, yarı tanrı kişilikler bulunmaktadır.

Atlas, Dünya’yı omuzlarında taşımakla cezalandırılmıştır mesela. Olympos tanrılarına ve baş tanrı Zeus’a karşı çıkan Titanlar savaşı kaybedince her biri ağır cezalara maruz kalmışlar, bunlardan Atlas Titan, bir an için ölümsüzlüğü unutularak, ölüm cezasına çarptırıldıysa da, sonradan Zeus’un emriyle, “Yerküre ’yi varolduğu sürece omuzlarında taşımaya mahkûm edilmiştir. O gün bugündür mavi dünyamız Atlas’ın omuzlarına emanettir ve omuzlardaki küçücük bir kas kasılması yeryüzünde deprem etkisi uyandırmaktadır.

Bir diğer cezalı da yarı tanrı, yarı insan olan Kral Sisifos’tur. Zeus’un hışmına uğrayan Sisifos da boyundan büyük ve tonlarca ağırlığı olan kayayı en tepeye çıkarmakla cezalandırılmıştır. Kaya hedefe ulaştırıldığında Zeus’un parmak darbesiyle yeniden aşağı yuvarlanmakta ve Sisifos da kayanın arkasından hiç durmadan aşağıya koşup, yeniden kayayı omuzlamaktadır. Bu durum, geceyle gündüzün birbirini kovalaması ve insan ömrünün bu kovalamalar içinde kendini tüketmesi gibi, Sisifos ’un yuvarlanan kayası örneğindeki benzerlik türünden bir cezaya tüm insanlığın da mı çarptırılmış olabilirliği sorusunu akla getirmektedir.

Yoksa her birimiz birer Sisifos gibi cezalı mıyız?Zeus’un vermiş olduğu cezalar saymakla tükenmez.

Son olarak, ateşi Olympos tanrılarının hegemonyasından çalıp insanlığa hediye eden Tanrı Prometheus’un mitolojik öyküsünü hatırlayalım. Zeus, Prometheus’a öyle bir ceza kesmiştir ki, tanrı olduğuna, ölümsüz olduğuna hayıflanmıştır Prometheus. Aydınlanmanın ve bilimin sembolü olan ateş, Olympos tanrılarına göre hiçbir değeri olmayan, ayaktakımı olarak gördükleri insan evlatlarına geçince, onların ateşe hâkim olamayacaklarını, evlerini barklarını, hatta ormanlarını yakacaklarını düşünerek Prometheus’a öfkelenirler. Ateş tanrısı Hephaestus tarafından Kafkas dağlarında bir kayaya zincirlenmesi emrini verirler. Emir kulu, atanmış Tanrı Hephaestus, zavallı savunmasız Prometheus’u zincire vurur ve Zeus’un övgüsünü kazanmak üzere Olympos’a geri döner. Zeus’un görevlendirdiği bir yırtıcı kuş; bu bazen akbaba, bazen bir kartal olmaktadır, gelip gidip Prometheus’un karaciğerini afiyetle yemektedir. Gündüz yenilen karaciğer, öykü bu ya, gece yeniden oluşmakta ve ölümsüz olan Tanrı Prometheus da dünya durdukça, Zeus başta olmak üzere, Olympos tanrıları da varlıklarını sürdürdükçe bu amansız işkenceden kurtulamamaktadır.

Sedat PAMUK, 18.07.2025, Tatlısu

151
A+
A-
REKLAM ALANI