Hayatımın En Güzel Siyah Beyaz Yıllarım

İnsan yaşlandıkça aklı başına geliyor… Eski bir fotoğraf görmesin dalıyor, hatırlayabildiği kadar çocukluğuna gidiyor.Ne güzel günlermiş o günler!

Yıllar geçse de, en güzel yıllarım Susurluk Muradiye’de geçti. Yokluk içinde büyüdük ama şimdi baktığımda o yoklukta bile ne mutluluk varmış.

Okul çağına geldiğimde hayatın tadı daha bir başka çıkmaya başlamıştı. Okul arkadaşları, oyunlar, kahkahalar… Ama öyle bugünkü gibi telefondan, bilgisayardan oyunlar değil tabii. Bizim oyunlarımız bambaşkaydı: çelik çomak, zipçik, ip atlama, saklambaç, yakar top, kör ebe… Daha sayamadığım nice oyun.

Bir de tarlaya gitmek vardı. Gündöndü kafası toplamak, buğday demetleri yapmak, traktörle harman yerine taşımak… Harmanda kendimize kulübeler kurardık. Gündöndü sopalarından çadır yapar, onu kendi evimiz gibi görürdük. O çadırın gölgesinde, yaz sıcağında, çocuk olmanın en saf mutluluğunu yaşardık. Babam “Uyuma, çuval ağzı aç” derdi. O söz bile kulağımda hâlâ yankılanır.

Gençlik yıllarımızda köy düğünleri olurdu. Ne güzel olurdu o düğünler! Karda, kışta, gömlekle giderdik. Muradiye’de düğün yoksa Göbel’e, Gurafa’ya, Okçugöl’e, cıvar köylere giderdik.

Köyümüzde düğünlerde bir araya gelir, el birliğiyle, sevgiyle, yardımlaşmayla düğün yapılırdı. Şimdi “sosyalleşme” diyorlar ya, işte onun en güzel haliydi o zamanlar.

Yıllar su gibi aktı gitti elimizden. “Eskiye takılma” derler ama nasıl takılmayayım? En güzel yıllarım orada geçti. Keşke ölebilsem de o çocukluk yıllarına dönebilsem… Hayatımın en pişmanlık duymadığım, en saf, en siyah beyaz yıllarıydı o günler.

Bir de sinemalar vardı… Muradiye köyüne siyah beyaz sinemalar gelirdi. Sinema tutkum da o yıllarda başladı zaten. Beyköy’den Hipili Ahmet abim traktörle sinema makinesini getirir, köy kahvesinde film oynatırdı. Susurluk’tan Bedri Hoca abim de kuyu başında, Nurmettin Sadıcım’ın kahvesinde sinema gösterirdi. O ışığın duvara yansıması, o heyecan, o kalabalık… Hepsi hâlâ gözümün önünde.

Ne güzel yıllardı o yıllar… Anlatmaya ömür yetmez.

Bütün bu güzellikleri bitiren kente göçüş.. Tüm geçmişi gelenekleri sildi süpürdü…nasıl oldu bu..devam edeceğim

30-01-2026- HAYRETTİN İLDAM

322
A+
A-
MOBİL REKLAM ALANI