12 Eylül  1980’i Unutmadık,Unutturmayacağız!

12 Eylül  1980’i Unutmadık,Unutturmayacağız!

12 EYLÜL 1980’İ UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ!

12 Eylül 1980…

Türkiye tarihinin en karanlık dönemlerinden birinin başlangıcı olan 12 Eylül askeri darbesinin üzerinden 46 yıl geçti. Ancak 12 Eylül’ün yarattığı toplumsal, siyasal ve ekonomik tahribatın izleri hâlâ ülkemizin üzerinde durmaktadır.

12 Eylül, yalnızca bir hükümeti deviren askeri müdahale değildir. Emekçilerin örgütlü gücünü, demokratik hakları, sendikal mücadeleyi, düşünce ve ifade özgürlüğünü hedef alan; toplumsal muhalefeti susturmayı ve ülkeyi sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden şekillendirmeyi amaçlayan bir darbe rejimidir.

24 Ocak 1980 kararlarıyla ortaya konulan neoliberal ekonomik programın hayata geçirilmesinin önündeki toplumsal ve siyasal direnç, 12 Eylül darbesiyle ezilmiştir. Grevlerin yasaklandığı, sendikaların kapatıldığı, toplu sözleşme ve örgütlenme haklarının gasp edildiği bir ortam yaratılmış; emekçilerin yıllar içerisinde büyük mücadelelerle kazandığı haklar birer birer budanmıştır.

Darbe sonrasında yüz binlerce insan gözaltına alınmış, on binlerce yurttaş tutuklanmış, binlercesi işkenceden geçirilmiş, siyasi partiler ve sendikalar kapatılmış, grevler yasaklanmış, düşüncelerinden dolayı insanlar cezaevlerine atılmıştır. İdamlar gerçekleştirilmiş, hayatlar karartılmış, aileler parçalanmış, toplum korku ve baskı altında yeniden şekillendirilmeye çalışılmıştır.

12 Eylül yönetiminin hedefinde yalnızca siyasal örgütler değil, toplumun bütün örgütlü kesimleri vardı. İşçilerin, kamu emekçilerinin, öğrencilerin, aydınların ve demokratik kitle örgütlerinin örgütlü gücü dağıtılmak istendi.

Demokratik siyasetin tasfiye edilmesiyle toplumun geniş kesimleri siyasetin dışına itildi. Darbenin ardından hazırlanan anayasa ve oluşturulan siyasal düzen, devletin toplum üzerindeki vesayetini güçlendirirken, özgürlükler ve demokratik haklar ağır biçimde sınırlandırıldı.

12 Eylül aynı zamanda toplumun düşünsel ve kültürel yapısına da müdahale eden bir rejim yarattı. Farklı düşüncelerin, örgütlenmelerin ve yaşam biçimlerinin baskı altına alındığı; itaat eden, sorgulamayan ve siyasal yaşamdan uzaklaştırılmış bir toplum yaratılmaya çalışıldı.

Aradan geçen 46 yıla rağmen 12 Eylül’ün sonuçları bütünüyle ortadan kaldırılmış değildir.

Bugün sendikal hakların geriletilmesi, grev hakkının çeşitli gerekçelerle sınırlandırılması, örgütlenme ve ifade özgürlüğü üzerindeki baskılar, siyasal iktidara muhalif kesimlerin yargı ve idari mekanizmalarla karşı karşıya bırakılması; 12 Eylül’ün yarattığı siyasal iklimin bütünüyle aşılmadığını göstermektedir.

Bugün hâlâ darbe hukukunun izlerini taşıyan düzenlemelerle, emekçilerin örgütlenme ve hak arama mücadelesi çeşitli biçimlerde sınırlandırılmaktadır. Toplumun farklı kesimlerinin demokratik taleplerinin kriminalize edilmesi, farklı düşüncelerin baskı altına alınması ve siyasetin dar bir alana sıkıştırılması, 12 Eylül’den gerçek anlamda hesap sorulmadığının göstergesidir.

Bizler biliyoruz ki demokrasi yalnızca sandıktan ibaret değildir.

Demokrasi; örgütlenme özgürlüğüdür.

Demokrasi; grev ve toplu sözleşme hakkıdır.

Demokrasi; düşünce ve ifade özgürlüğüdür.

Demokrasi; bağımsız ve tarafsız yargıdır.

Demokrasi; laik, sosyal ve hukuk devletidir.

Demokrasi; insanların hiçbir baskı ve korku altında kalmadan geleceğini belirleyebilmesidir.

12 Eylül’ün gerçek hesabı, darbecilerin yargılanmasının ötesinde; o darbenin yarattığı antidemokratik düzenin bütün kurum ve anlayışlarıyla ortadan kaldırılmasıyla sorulacaktır.

Bugün yapılması gereken, darbeleri yalnızca yıldönümlerinde hatırlamak değil; darbeleri mümkün kılan siyasal, ekonomik ve toplumsal koşullarla kararlı biçimde mücadele etmektir.

Bizler; tankların ve postalların değil, halkın iradesinin egemen olduğu bir Türkiye istiyoruz.

Baskının değil özgürlüğün,

korkunun değil cesaretin,

suskunluğun değil örgütlü mücadelenin,

eşitsizliğin değil sosyal adaletin egemen olduğu bir ülke için mücadele ediyoruz.

12 Eylül’de karartılan demokrasi mücadelesini, bugün özgürlük, eşitlik, laiklik, adalet ve emek mücadelesiyle büyütmeye devam edeceğiz.

12 Eylül’ü unutmadık, unutturmayacağız.

Darbelerden, darbeci zihniyetten ve darbe düzeninin bütün mirasından kurtulmuş; demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletini hep birlikte kuracağız.

Yaşasın demokrasi, yaşasın özgürlük, yaşasın emek ve dayanışma!

12.09.2026 Bandırma Gerçek 

28
A+
A-