35. Uluslararası Bandırma Kuş Cenneti Kültür ve Turizm Festivali’ne Eleştirel Bakış

Bandırma’nın en önemli geleneklerinden biri olan 35. Kuş Cenneti Kültür ve Turizm Festivali, bu yıl konserlerle, sergi, tiyatro ,panel gibi kültür ve sanatın farklı dallarını bir araya getiren etkinlikleriyle geldi geçti.

Ama son yıllarda olduğu gibi yine iz bırakamadı.

Evet, resmî adıyla “Uluslararası Bandırma Kuşcenneti Kültür ve Turizm Festivali” 1989 yılından beri yapılıyor . Belediye Başkanı Sedat Pekel döneminde başlatılan festivalle ben ilk yılllarında tanıştım. Doğrusu İstanbul’dan sonra bir kasabada böylesine coşku , muhteşem etkinlikler. yakın uzak coğrafyalardan gelen kültür elçileri, sanatın her dalından sanatçılar, ünlü siyasi kişilerin kıyasıya tartıştığı programlar, beni sarsmıştı.

Düşünün yolu ışıklarla olsun dünyaca ünlü yazarımız Aziz Nesin ve dönemin ünlü fundementalist siyasetçisi Hasan Mezarcı Kristal Kafe’nin bahçesinde kıyasıya düşüncelerini tartıştı. Başkan Pekel döneminde keza Başkan Mirza bin ilk döneminde nice ünlüler Bandırma’dan geldi geçti. Komşu ülkelerden halk oyunları ekipleri Anadolu ezgileriyle kucaklaştı .Görener ailesi’nin sahip olduğu Banvit sponsorluğunda, dünyaca ünlü Marmara mermerimizden oyma eserler için ünlü ustaları yarıştırdı. . O muhteşem eserler hala Bandırma Sahil Bandına değer katıyor.

Ve daha daha niceleri..

Festivale ilk darbe maalesef Ak Parti yönetimi döneminde oldu. Uluslararası özelliği donduruldu. Kardeş şehir misyonu gibi son derece önemli bir süreç bir anda kurulmuş dostane ilişkiler sona erdirildi. Bugün öylece bekliyor.

Türkiye’nin ilk çevre temalı festivali olarak kabul edilen organizasyonumuz kuş cenneti kuşlarinin kirletilen gübre fabrikadina çekilen suyunu dahi sorgulayamiyoruz. Kuş Cenneti müzesinde ölü kuş görmek istemediğimizi kuşların binlerce yıllık yaşam alanı antik cennet paraseideos un tipkisinin aynısı kalmasını başarmak zorunda olduğumuzu da . .

Festival’de Dünyanın en güzel Sahil meydanı Cumhuriyet Meydanımız görülmeye değer kalabalıkları ağırladı. Ancak bir festivalin gerçek başarısı yalnızca kalabalık konser alanlarıyla ölçülmez. Kültür, sanat, düşünce ve eğlenceyi aynı çatı altında buluşturabilmesi de en az katılımcı sayısı kadar önemli. Bu açıdan bakıldığında 35. Kuş Cenneti Festivali, Bandırma’nın kültürel kimliğini güçlendiren, kentin tanıtımına katkı sağlayan ve farklı kesimleri bir araya getiren önemli bir organizasyon olarak eksik.

Festivalin amaçlarından biri Kuşcenneti’nin ve bölgenin doğal değerlerinin yurt dışında tanıtılması ama dünyanın en zengin içerikli Bandırma Arkeoloji Müzesi’ni bile festival programına ilave edip tanitamadık.. Çünkü Kültür Bakanlığı duvar . Burada Arkeoloji Bölümüne sahip Bandırma Üniversitesi (BANÜ)ni festivalimiz için destek sunmayan katkıyı geçin kampüste program düzenleten yetkili kisileri kınıyorum. Bu kadar siyasilesmeye gerek yok. Böylesine dayanışma ruhu körletilmek istenen Festivalin son yılarda ivme kaybetmesinin nedenleri de bence bu fesatliıklar, yerel ve genel siyasi konjonktürun sahaya yansıtıması. Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza her zamanki gibi yine tek başına tüm enerjisiyle her yere koşturmaya yetişmeye çalıştı. Her etkinlikte her konserde bence Türkiye bin en yetenekli sunucusu Tuncay’in elinden mikrofonu kurtarabidığı kadarıyla derdini anlatmaya çalıştı, sanatcilari ağırladı. CHP’li Belediyelerin yaşanan süreçte nasıl kıskaca alındığını her türlü engellemeye tabi tutulduğu ortadayken yapılabilenlerin alkışlanmasi gerekir. Çünkü Festival işi sponsorluklarla baş edilen bir organizasyon. Aday Sponsorların CHP’li belediyeye destek verme arzusundan neden imtina ettiklerini de anlamak lazım.

Son yıllardaki programların büyük bölümü yine konserler oldu .Ekonomik şartlarda evlerinden hiç çıkamayan onbinler ünlü sanatçı görme bahanesiyle meydana inebildi. Öte yanda çok faydalı içeriğiyle muhteşem sunumuyla Marmara Denizinin durumunu çıplak gerçek anlatan Profesör Sarı’nin çozumleri içeren sunumu , ahşap kuşlar , Kuşcenneti Fotoğraf Sergisi , yine ahşap rölyef kuş sergisi, festival öncesi genç müzik grupları, dernek konserleri,tiyatro oyunlarını izlemek için ben zaten yeterince zaman bulamadım. Elbette festival denildiğinde akla ilk gelen etkinliklerden biri konserler oluyor. Bu yıl da sahne alan popüler sanatçılardan daha çok adı yaygın olmayan yeni müzik grupları gençlerin daha çok ilgisini çekti . Biz bilmiyoruz ama sosyal medya gencliği biliyor.Bu özelliğini arttırması gerek.

Demet Hanım’ın playback performansı eleştirilse de konserlerin festivalin tüm izleyenleri birleştirici gücü olduğunu düşünüyorum. Festivalin gelecek yıllarda daha geniş katılımlı ulusal ve uluslararası etkinliklerle zenginleşmesi temennisiyle, emeği geçen herkesi kutlamak gerekiyor . Çünkü Kuş Cenneti Festivali yalnızca bir eğlence programı değil, Bandırma’nın kültürel hafızasının da önemli bir parçası.

Gelecek yıllarda Uluslararası özelliğini ihya eden kültürel yanı daha güçlü ve zaman aralığı daha fazla bir festivali başarmamız dileğini iletirken Bandırmalı yerel yazar arkadaşlarımın da festivalimiz konusunda düşüncelerini eleştirilerini ifade ederek yöneticilerimize katkı yapmalarını diliyorum.

08-06-2026/ MEHMET LEVENTOĞLU

9
A+
A-