EŞKİYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLUR MU?
Ah, Sabahattin Ali Ah!
Sen ( Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz.) dedin, kesip attın. Biz rahmetli Edip AKBAYRAM’ın güzel sesinden bu cümleyi defalarca keyifle dinledik. Ciğerimiz sızladı, tüylerimiz diken diken oldu. Sen zulüm ve baskının birgün yok olacağını düşünüp haykırdın. Haksızlığa isyan ettin durdun. Sen parmaklıklar arkasında haksızlığa verdin veriştirdin. Dağları , gökleri mekan ettin kendine düşlerinde. Sonra ne mi oldu?
Sana rehberlik eden insan kaçakçısı tarafından Bulgaristan sınırında vurularak öldürüldün. Cesedini günler sonra çobanlar buldu. Seni öldüren kişi vatansever olduğunu iddia etti. Seni de sözde bu nedenle vurmuş. Kısa bir süre hapis yattı ve çıktı.
Sen dünyada bunları yaşayan ilk kişi değildin, son kişi de olmayacaksın! İdam edildikten sonra suçsuzluğu kanıtlanan, sürgünlerde sürünüp sonra haklı olduğu anlaşılan insanlar da bozuk düzenlerin içinde eriyip gitmişler işte.
Sonra hakkında methiyeler dizsen, heykelini diksen, eserlerini yaşatsan, ne fayda?
(İDAMDAN SONRA ÇIKAN AFFIN HÜKMÜ YOKTUR!) demişler ya!
İşte o kadar.
Dünyanın mayası bozuk, ekşime süresini doldurdu. Artık bu maya ile hamur yoğrulmaz. Hamurun mayası çok gelirse hızlı kabarma olur ama ekmeğin lezzeti kaçar. Dünya maya tutmuyor. Hem de lezzet kalmadı.
Geçen gün, ünlü bir gazeteci yazarın son videosunu izledim. Adam, ya gerçekten çok cesur, ya da arkası çok kuvvetli. Sıradan vatandaş dinlerken ürküyor. Trump’ın büyük dedesi kadın pazarlıyormuş, asıl dedesi de kumarhane çalıştırıyormuş. Trump da porno dahil, kumarhane, kaçakçılık, yolsuzluk her türlü pisliğe bulaşmış. Hepsinden de tereyağından kıl çeker gibi sıyrılıp çıkmış. Çıkmakla da kalmamış dünyanın en büyük devletine başkan olmuş. Dünyada tek devlet, tek lider olma kafasında, önüne geleni ezip geçiyor. Eeee, bulunduğu makamın sağladığı imkanlarla aklına eseni yapıyor. Aklına ne mi esmiş?
Bir gece ansızın Venezüella Devlet Başkanı’ nın yatak odasına dalmak, adamı eşiyle birlikte derdest edip kendi ülkesine kaçırmak! Vallahi de , billahi de yapmış. Biz oralarda değildik ama TV programlarında izledik. Bu küçük ama petrol zengini ülkenin dik başlı lideri ayağında pranga , kollarında kelepçeyle götürülüyor. Mahkemeye çıkarılacak. Bu petrol zengini, küçük ülkenin açlıktan ağzı kokan halkı da; bel bel izliyor. Zaten (dünyanın en fazla petrolüne sahipken, neden biz, bir dolara tüm gün çalışmak zorundayız, neden günlük kazancımızla tek bir yumurta alacak gücümüz yok?) diye soramayan bir halk bu. Çünkü yatağından kaldırılıp kaçırılan başkan Madura (Ülkedeki fakirliğin sebebi sizin çok yemek yiyor olmanız.) demiş onlara. Bu konuda araştırma yapılmış , sonuç bu çıkmış. Halk nasıl inanmasın ki?
Videodaki açıklamaya göre; Venezuela’nın devlet başkanı Maduro da sütten çıkmış ak kaşık değilmiş yani. Uyuşturucu dünyasında adı en başlarda yer alıyor. Adam sağlam pabuç olmayınca, diğer dünya devletleri de ses çıkarmıyor yani! Burada karmaşık bir durum var. Hele sular bir durulsun, gidişat belli olsun değil mi ya?
Bize ne bunlardan diyemiyoruz. Dünyanın neresinde bir çivi çakılsa, çekiç sesi kulağımıza geliyor bir şekilde. Ses tamam da; titreşimi duyuyor, hatta acısını hissediyoruz. Bu çivi tahtaya, duvara, çeliğe değil, insanlığa çakılıyor. Biz guru değiliz, çivili tahta üzerinde yatıp uyuyamıyoruz.
Tek haber bu değil ya! Başka yerlerde başka çivilerin de çakıldığını duyuyor biliyor, acısını hissediyoruz. Ülke olarak geniş kapsamlı bir dedox programına ihtiyacımız olduğu ortada. Evet, (detox) demişken hemen yazacağım. Sağlık bakanımız uzun zamandır söylüyormuş. Sonunda proje hayata geçiriliyor. Sağlık giderlerimiz, devletin bütçesini aşırı zorluyormuş, hatta bu yüzden emekli maaşlarına yapılan zam cüce kalmış. Bunu görmemek mümkün değil, devlet hastaneleri, sağlık ocakları tıklım tıklım dolu. Hepsi de bedavacı. Katılım payı var ama; kimsenin buna aldırdığı yok. Hangi emekliye sorsan; şeker, gut, tansiyon, kalp, kemik , kas hastalığı var. Poşet poşet ilaç alıyorlar. Bu durumun tek sebebi ne?
Çok yemek, kötü beslenmek. Hem açız diyorlar, hem de; hepsi zengin hastalığı çekiyorlar. Sizce, bu işte bir gariplik yok mu? Neyse konuyu fazla uzatmaya gerek yok. Ücretsiz detox programı başlatıldı bile. Onlayn! Telefonla katılıyorsunuz, uzaktan eğitimle, çok yememeyi öğreniyorsunuz. Uzman rehberliğinde egzersizler yapıyorsunuz. Bunlar yeterli olmaz! Vücudumuzdaki birikimleri atmak o kadar kolay değil. Bunun için de bazı ürünler almanız gerek. Şöyle en az 7000 tl yi gözden çıkardığınızda ürünler kapınıza kadar geliyor… Hiiiç aklınızdan geçirmeyin , gözlerinizi de belertmeyin. Sağlık giderlerini karşılamakta zorlanan devlet size bunları bedava verecek değil ya. Yemeseydiniz homini gırtlak! Hem suçlusunuz hem güçlü! Ölçüsüz yemeseniz, bu hastalıklara yakalanmazsınız. Devlet size ilaç yetiştiremiyor yahu!
Kurbandan kurbana et giriyormuş evlere; Eee! Daha iyi ya işte! Kolesterolünüz düşecek. Kalp damar hastası olmayacaksınız. Yürümek bedava, hatta koşmak da ücretsiz. Bırakın toplu taşıma kartlarını. Yürüyün hanımlar beyler, yürüyün ki; siz sağlıklı olun, devlet sağlık giderlerinden kurtulsun, emekliye, memura verdiği zammı biraz yükseltebilsin! Telefonunuza ZOOM indirin. Ücretsiz detox programına kayıt olun. Gönderilen linke tıklayıp canlı programa katılın. 7000 TL
cık bunca hizmetin karşısında ne ki? ( Fazlası varsa da bilmiyorum. Program devam ediyor.) DETOX ürünlerini alıp önerildiği şekilde kullanın. Sonra ne kadar faydalandığınızı program da paylaşın ki; duyanlar duymayanlara söylesin. Herkes , devletin ekonomisini düzeltecek bu programda elini taşın altına koysun. Kimse maaş zammı az oldu diye sızlanmasın!
Bu konu çözüldüğüne göre; devletimizin bir eğitim giderlerinden kurtulması gerek. Ne o öyle, adım başı devlet okulu.? Her okulda bilmem kaç öğretmen? Yani her çocuk ve genç, okula gitmeden, evinde çalışıp kendi kendine sınav yapıp sonra da kendine diploma veremez mi ? Bak şimdi kendi zekama hayran kaldım. Maşallah bana! Her eve bir okuma yazma bilen yeter. Hatta komşular, akrabalar arasında da yardımlaşma olabilir. Üç beş kitap elden ele dolaşsın. Bilenler bilmeyenlere öğretsin. Dışarı çıkmadan tıkır tıkır eğitim basamakları aşılsın. Herkes kendi diplomasını kendi yazıp imzalasın. Koca koca üniversitelerden alınan diplomalar çok mu güvenli? Masraf yapmadan eğitim seviyemiz tavan yapar mı yapar? Gerçek ten yapar mı dersiniz? Yapar deyin de; geberip yatayım, derin bir uyku çekmek benim de hakkım!
ÇAKILAN ÇİVİ SESLERİNDEN U YU YA MI YO RUM!
07-02-2026 /ULVİYE KARA AKCOŞ