Bandırma’da Sesiniz Niye Çatallı Çıkıyor

BANDIRMA’DA SESİNİZ NİYE ÇATALLI ÇIKIYOR?

Bandırma son günlerde hareketli. Bakıyorum meydanlarda pankartlar açılıyor, sloganlar atılıyor, söyleşiler yapılıyor; çok geç olsa da “sağlık haktır, satılamaz” diye seslerini duyurmaya çalışanlar oluyor.

Güzel… Ömerli Mahallesi’nde gerçekleşmesi planlanan kimyasal tesise karşı Demokrasi Platformu gövdesini koyuyor.

Bu da güzel…

Hatta sahil bandındaki “Aşk Köprüsü” denilen yerde “köprüler halkındır, kamu malıdır, satılamaz” eylemleri düzenleniyor. Buraya kadar her şey, bir kentin demokratik refleksi olması gerektiği gibi.

Ancak ortada garip bir “siyasi miyopluk” var.

Uzaktaki yanlışları görüp, burnumuzun ucundaki yanlışları görmezden geliyoruz. Geçtiğimiz günlerde İstiklal Caddesi’ndeki eylemde yazar kasalar yerlere atılırken, esnafın hâli, çilesi dile getirilirken, o esnafı temsil eden oda ve kurumlar neden orada yoktu?

Siyasetçi kendi çalıp kendi mi oynuyor, yoksa esnaf mı kendi derdine yabancılaştı, anlayamadım.

Gelelim Bandırma’nın gerçek ve yakıcı gündemine…

Ne yazık ki meydanlarda hak arayan, seslerini yükselten arkadaşlar, kent halkının yaşadığı trafik keşmekeşini, felç olmuş ulaşım çilesini görmüyorlar.

Özel araçlarının konforunda şehir turu atanlar, o “dolmuş tipi” araçlarda balık istifi yolculuk eden vatandaşın isyanını duymuyorlar.

Burada vatandaşın muhatabı şoför emekçisi değil, soruna hâlâ bir çözüm üretemeyen yerel yönetimler olmalıdır. Yücel Yılmaz döneminde bu araçlar Bandırma’ya geldiğinde çarşıda, pazarda, otobüs duraklarında imza kampanyası düzenleyenler, eylem yapanlar şimdi neredeler?

Araçlar aynı, vatandaşın çilesi aynı; değişen hiçbir şey yok. Ama bakıyoruz ki ulaşım sorunu ne hikmetse arkadaşlarımızın “eylem planları” arasına bir türlü giremiyor.

Şimdi de biraz bu çifte standart işlerinin kalbine dokunalım: Kamu mülkleri halkındır, köprüler, otoyollar satılamaz diyerek eylem yapanlar, Bandırma Belediyesinin her meclis toplantısında “çatır çatır” yer satmasına neden dilsiz kalıyorlar?

Konu Bandırma Belediyesinin sattığı arsalar, tarlalar, taşınmazlar olduğunda niçin sesleri çatallı çıkıyor?Eğer otoyol ve köprüler gibi kamu mülkleri halka aitse, Bandırma Belediyesinin sattığı arsalar, tarlalar, taşınmazlar kimin?

Bu satılanlar babalarımızın tapulu malı değil, çocuklarımızın geleceğinin teminatı olmalı idi .

Bir tarafta “köprüler satılamaz” diye pankart açıp, diğer tarafta yerel yönetimin Bandırma halkına ait olan mülklerini elden çıkarmasına sessiz kalmak, en hafif tabiriyle çifte standarttır . Aklımızla alay etmektir .

Sonuç olarak; eylem yapmak, yanlışa “dur” demek demokratik bir haktır ve kıymetlidir. Ancak bu eleştiri oku sadece “ötekine” yöneldiğinde, adaleti değil, kendi mahallemizi savunmuş oluruz. Şayet Bandırma için ses vereceksek, bu sesin tonu çatallı değil, aynı desibelde çıkmalıdır. Aksi takdirde yapılan eylemler yalnızca bir siyasi vitrinden ibaret kalır ve vatandaşın gönlünde karşılık bulmaz.

24-03-2026/SERHAT OZAR/BANDİRMA

37
A+
A-