Serhat Ozar
Evet, gündem yine değişti. Ekonomi, siyaset, bahis, fenomenler, iş dünyası, spor ve sanat derken bugün de gündemimizde evlerimize kadar giren çekirge istilası var.
Gerçi konuyla ilgili yetkili merciler açıklama yaptı: “Korkmayın. Bu çekirgeler tarım arazilerindeki zararlıları yok ediyor.
İnsan sağlığını etkileyecek bir durum söz konusu değildir.”Eyvallah… Bilim böyle diyorsa başımızın üstünde yeri vardır.Ama asıl korkmamız gereken gerçekten uçan çekirgeler mi?
Hayır.
Asıl tehlike uçan değil; her yere hoplayıp zıplayan iki ayaklı çekirgelerdir. Bunlar, devamlı hoplayıp zıplayıp sadece menfaat peşinde koşan, kendi çıkarlarından başka hiçbir şey düşünmeyen türlerdir.
Çevrenize, siyasete, iş dünyasına bir göz atın. Her yer iki ayaklı çekirgelerle doldu.
Çıkar ilişkileri nerede, menfaat nerede, rant ve ihale nerede; o çekirgeler deima oradadır.Bunların toprakla, emekle, alın teriyle işleri yoktur.
Yaptıkları tek iş, hazır sofraya konmaktır. Bir gün burada, ertesi gün orada…
Bugün bu partinin peşinde, ertesi gün öbür partide oturmuş çay içiyor. Dün düşmanı olduğu, “Ben bu işi şehrime yakıştıramadım.” dediği projelerin bugün bir bakmışsınız ihalesini almış, müteahhidi olmuş; şaşırır kalırsınız.
Bakın, çekirgenin uçanı en fazla tarladaki buğdayı yer, biter. Yalnız iki ayaklı, devamlı hoplayıp zıplayan çekirge; taşın, toprağın, geleceğimizin altını da üstünü de acımasızca yer bitirir.
Bu iki ayaklı çekirge türü için en kolay para kazanma yolu alın teri değil, ikili ve karşılıklı çıkar ilişkileridir.Tarladaki zararlılara ilaç atılır, çözüm bulunur. Peki insanlığın içine kadar girenlere çözüm nedir?
Onlara ne ilaç fayda eder ne de denetim. Çünkü onların sırtında bir zırh vardır: Yakın çevre, tanıdık, eş, dost, ahbap ilişkileri…
Karşılıklı çıkarlar devam ettiği sürece bu düzen de devam edecektir.
Tabii çıkar ilişkileri ansızın biterse, iki ayaklı çekirgelerin birbirlerine yaptıkları saldırılara ve hakaretlere de şahit olabilirsiniz. Memleketin asıl istilası bunlardır. Uçanı Allah’tandır; gelir, bir şekilde geçer gider. İki ayaklısı ise insanın içinde çoğalır ve en tehlikelisi de odur.
Sorun tarlalardaki çekirgelerde değil; iş ve siyaset dünyasının içine kadar girmiş, toplumun hakkını gasp eden çekirgelerdedir.
Ne diyelim… “Hoplayamazsın çekirge, zıplayamazsın çekirge” türküsünden yola çıkarak son sözümüz şu olsun:Çekirgeden değil, çekirge gibi olan insanlardan korkun. Çekirge bir zıplar, iki zıplar; üçüncüde yakayı ele verir.
Bizden hatırlatması.
25-07-3026 /BANDIRMA/Serhat Ozar