Bandırma’nın Kıyısında Bir Cumhuriyet Hatırası

Bandırma’nın Kıyısında Bir Cumhuriyet Hatırası
upload.php?item=9762

Yıl 1930… Bandırma’nın rüzgârı denizden karaya doğru eserken, iskele binası tüm görkemiyle Marmara’ya bakıyor. Tren rayları, denizle buluşmak üzere iskelenin L ucuna kadar ulasıyor. O yıllarda, tam iskele binasının altında yer alan manevra döndürme çarkı sayesinde vagonlar gemilere yanaştırılıyor; yük, raylardan denize uzanan bir düzen içinde taşınıyordu.

Bandırma Çok güzel’ L ‘ iskelenin ucundaki çakar fenerin arızalı ampulü değiştiriliyor
1950’li yıllar. Merdivenin dayandığı beton duvar vagonların en son gelip durduğu rampa.
(Fl.10sn2 4m 5M)Şimşekli fener 10sn de 2 defa çakar 4 metre yüksekliğinde 10 milden görünür..

Haydarçavuş Camii’nin kesme taş minaresi göğe uzanıyor, meydanda yeni dikilen çınar fidanları kök salmaya başlıyordu. Yukarıda ortaokul binası, onun altında 1. mektep ve Halkevi binası… Cumhuriyet’in ilk yıllarının heyecanı, Bandırma’nın her köşesinde hissediliyordu.

Bu iskele binası, yalnızca bir ulaşım noktası değil; yeni Türkiye’nin modernleşme sürecinin simgesiydi. Atatürk’ün emriyle, “Cumhuriyetin Mimarı” Mimar Kemalettin tarafından 1925’te projelendirilen ve 1926’da tamamlanan bu yapı, dönemin mimari anlayışını ve ilerleme ruhunu yansıtıyordu.

Yapımında emeği geçen ustalar, Bandırma’nın tarihine adlarını sessizce yazdırdılar. Kimya Yüksek Mühendisi Kemal Göknur’un babası Nuri Usta, bu binanın inşasında ustabaşı olarak görev yaptı. Onun ve isimsiz birçok emekçinin alın teri, bugün hâlâ binanın taşlarında, kemerlerinde, duvarlarında yaşamaya devam ediyor.

Bandırma İskele Binası, sadece bir yapı değil; geçmişle bugünü birbirine bağlayan bir hatıradır. Her tuğlasında bir hikâye, her kemerinde bir emek, her taşında Cumhuriyet’in ilk adımlarının heyecanı vardır. Kıyıda sessizce duran bu bina, Bandırma’nın belleğinde bir zaman köprüsü gibi durur — geçmişin izlerini bugüne taşıyarak.

4-12-2025-Sebahattin Pıravadılı 

254
A+
A-
REKLAM ALANI