İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı Çeltikçi Mahallesi’nde domates, salçalık biber ve ayçiçeği üreticileriyle bir araya gelerek tarlalarda incelemelerde bulundu. Üreticilerin sorun ve beklentilerini yerinde dinleyen Dervişoğlu, tarımın güçlenmesi ve çiftçinin emeğinin karşılığını almasına yönelik çözüm önerilerini paylaştı.
Dervişoğlu, Mustafakemalpaşa’nın Çeltikçi Mahallesi’nde çiftçilerle buluşarak domates, salçalık biber ve ayçiçeği üreticilerinin tarlalarını ziyaret etti. Sahada yapılan görüşmelerde üreticilerin girdi maliyetleri, ürün fiyatları ve pazarlama koşullarına ilişkin dile getirdikleri sorunlar not alındı; çiftçilerin beklentileri doğrudan dinlendi.
Ziyarette tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, üreticinin gelirinin korunması ve verimliliğin artırılmasına yönelik başlıklar öne çıktı. Dervişoğlu, tarımın güçlenmesi için üreticinin destek mekanizmalarına erişiminin kolaylaştırılması, planlı üretim ve adil fiyat oluşumunu sağlayacak uygulamaların güçlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, bu alanlara dönük çözüm önerilerini çiftçilerle paylaştı.
Dervişoğlu, çiftçilerin borçluluğunun temel nedeninin üreticinin çalışmaması değil, emeğinin karşılığını alamaması olduğunu belirterek siyasi değerlendirmesini haber diline uygun şekilde dile getirdi. Dervişoğlu, “Çiftçi borçlu değil; emeğinin karşılığını alamayan ve bu tablonun sorumluluğunu taşıyan iktidardır” ifadelerini kullandı.

Çiftçi Borcu ve Destek Tartışması Siyasetin Gündeminde
Mahalle ve köy ziyaretlerinde vatandaşın sorunlarını yerinde dinlediğini belirten siyasetçi, tarımsal desteklerin artırılması ve çiftçi borçlarının silinmesi çağrısıyla hükümete eleştiriler yöneltti.
Mahalle ve köy ziyaretlerinde konuşan siyasetçi, “vatandaşın derdini yerinde dinleme” vurgusu yaparak tarımın sahadaki sorunlarının büyüdüğünü söyledi. Çiftçilerin üretim maliyetleri karşısında giderek daha fazla borçlandığını belirten siyasetçi, kırsalda borç yükünün günlük hayatı ve üretim kararlarını doğrudan etkilediğini dile getirdi.
Konuşmada öne çıkan başlıklardan biri, tarımsal desteklerin yetersizliği oldu. Siyasetçi, mevcut desteklerin artan girdi fiyatları karşısında çiftçiyi korumaya yetmediğini savundu; üreticinin ayakta kalabilmesi için daha öngörülebilir ve düzenli bir destek mekanizmasına ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Tartışmanın bir diğer ayağı ise tarımsal desteklerin milli gelir içindeki payına ilişkin değerlendirmelerdi. Siyasetçi, Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYH) yüzde 1’i oranında destek verilmesi hedefinin kamuoyunda yeniden gündeme geldiğini belirterek, uygulamadaki seviyenin bu hedefin gerisinde kaldığını öne sürdü.
Çiftçilerin bankalara olan borcuna ilişkin rakamlar da konuşmada yer aldı. Siyasetçi, üreticilerin bankacılık sektörüne olan borcunun 1,5 trilyon lirayı aştığını iddia ederek, borçluluk düzeyinin tarımsal üretimde sürdürülebilirliği tehdit eden bir noktaya geldiğini söyledi.
Konuşmasında “devlet çiftçiye borçludur” ifadesini kullanan siyasetçi, kamu politikalarının çiftçiyi desteklemek yerine çoğu zaman mali yük oluşturduğunu ileri sürdü. Üretimin devamlılığı için borçların yapılandırılmasının tek başına yeterli olmayacağını, daha kapsamlı bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu belirtti.
Siyasetçi, çözüm önerisi olarak çiftçi borçlarının belirli bir takvim içinde tasfiye edilmesini gündeme getirdi. Buna göre, iktidara gelmeleri halinde çiftçilerin borçlarının beş yıl içinde silinmesine yönelik bir vaat dile getirilirken, tarımsal desteklerin de artırılması ve çiftçinin finansmana erişiminin kolaylaştırılması gerektiği savunuldu.

24-08-2026-BANDIRMA GERCEK-Edit;HAYRETTİN İLDAM