Hazıra Dağ Mı Dayanır Sayın Başkan?

Hazıra Dağ mı Dayanır, Sayın Başkan?Öncelikle bilinmelidir ki Bandırma Belediyesi, Bandırma halkınındır.

O koltuklarda kimlerin oturacağına da yalnızca halk karar verir. Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza’nın, halkın oylarıyla seçilerek göreve gelişinin üzerinden Mart 2026 itibarıyla iki yıl geçmiş olacak. Zamanın bu denli hızlı akması şaşırtıcıdır; insan inanmakta güçlük çekiyor.

Hatırlanacağı üzere, CHP’li Dursun Mirza, görevi CHP’li Tolga Tosun’dan devraldıktan sonra düzenlediği basın toplantılarında, “borçlu bir belediye devraldık” söylemini sıkça dile getirmiş ve selefi Tolga Tosun’a yönelik son derece sert eleştirilerde bulunmuştu.

Aradan geçen süreçte Sayın Mirza, devralınan borçları gerekçe göstererek, “Borçları ödemek için belediyeye ait tarla, arsa gibi mülkleri satmamız gerekecek; ancak Bandırma Belediyesi’nin çok malı mülkü var, bize bir şey olmaz” şeklindeki ifadeleriyle kamuoyunu ikna etmeye çalıştı.

Ne var ki, Sayın Başkan’ın gözden kaçırdığı temel gerçek şudur: Hazıra dağ bile dayanmaz. Bugün gelinen noktada, gerçek sahibi Bandırma halkı olan belediye mülklerinin satışına adeta alışmış durumda. Yirmi aydır, neredeyse her belediye meclisi toplantısında bir taşınmazın satışı, CHP’li meclis üyelerinin oylarıyla karara bağlanmaktadır. Milyonlarca liralık kamu mülkü elden çıkarılmış olmasına rağmen, kamuoyunda kayda değer bir tepki yükselmemesi dikkat çekicidir.Oysa satılan, yalnızca taşınmazlar değil; çocuklarımızın geleceğidir. Buna rağmen geniş bir suskunluk hâkimdir. Bandırma, eleştirenlerin değil; biat edenlerin yönettiği bir kent görüntüsü vermektedir. Bandırma Belediyesi, üretken ve alan bir belediye olmaktan çıkarılıp, sürekli satan bir belediye konumuna düşürülmüştür. Buna rağmen, başta CHP’li meclis üyeleri olmak üzere, geçmişte AKP’li Yücel Yılmaz döneminde eylemden eyleme koşan kesimlerin bugün sessizliğe bürünmesi düşündürücüdür.

Geçmişte Cumhuriyet Meydanı’ndan ayrılmayan, Askerî Çamlık ve Edincik merası satışlarına karşı imza toplayanlar; bugün neden fahiş su zamlarına, şehir içi toplu ulaşım sorununa ve halka ait belediye mülklerinin satışına sessiz kalmaktadır? Sivil toplum kuruluşları, dernekler ve diğer demokratik kitle örgütleri nerededir?

Buradan, Belediye Başkanı Dursun Mirza’ya yakın isimler olarak anılan Şerafettin Engüdar, Cemal Adıgüzel, Niyazi Yeloğlu ve diğer meclis üyelerine açıkça sormak gerekir: Sayın Mirza’nın göreve başladığı günden bu yana yaptığı icraatlarda hiç mi yanlış yoktur? Her şey kusursuz mudur ki, her öneriye koşulsuz biçimde el kaldırılmıştır? Aranızdan kaç kişi Sayın Mirza’ya karşı çıkabilmiştir? “Artık bu satışlara son verelim, satan değil alan bir belediye olalım” diyebilen tek bir meclis üyesi var mıdır? Ne yazık ki Bandırma Belediyesi’nde korku iklimi hâkimdir. Sayın Mirza’nın eğrisiyle doğrusuyla söylediği her söz, dile getirdiği her talep sorgusuz sualsiz hayata geçirilmektedir. Diğer meclis üyeleri ise adeta emir eri konumuna indirgenmiş, başkanı üzmemek adına her kararı onaylayan bir yapı hâline gelmiştir. Unutulmamalıdır ki belediye mülklerinin satışı bir son değil, tehlikeli bir başlangıçtır. Bu gidişata dur demek, çocuklarımızın geleceğini korumak hepimizin ortak sorumluluğudur.

Bandırma, bir zamanlar tarihî ve kültürel zenginlikleriyle, insanlarının sıcaklığıyla anılan bir kentti. Bugün ise acımasız sanayileşmenin tetiklediği yoğun göç, çarpık kentleşme ve plansız büyüme nedeniyle içinden çıkılması zor bir hâl almıştır. Bu nedenle, kamu mülklerinin satışına derhâl son verilmeli; Bandırma’nın geleceği bütüncül bir planlamayla ele alınmalıdır. Trafik sorunu, altyapı yetersizlikleri ve on yıl sonra Gönen Barajı’nın Bandırma’nın su ihtiyacına yetip yetmeyeceği gibi hayati meseleler bugünden sorgulanmalıdır. Hazırı tüketmek elbette kolaydır. Ancak Bandırma’yı yönetenlere bir kez daha hatırlatmak gerekir:

Hazıra dağ bile dayanmaz.

21-22-2025/Serhat Ozar

2.033
A+
A-
REKLAM ALANI