Kapıdağ Yarımadası Tombolosu’nun Hikayesi / Sebahattin Pravadılı

Kapıdağ Yarımadası Tombolosu.
Kapıdağ yarımadası ile ana karayı ayıran ( şu anda sazlık bir bölge ) bölgenin bazı tarihçiler tarafından Bandırma körfezi ile Erdek körfezinin birleştiren bir açıklık olduğu belirtilirken, daha sonra Kapıdağ yöresinden gelen alüvyonlar la dolmuş olduğu da düşünülmektedir.
Burası yapı ve yer şekli bakımından olduğu kadar bitki örtüsü ve ekonomik etkinlikler bakımından da onu kuzeyden ve güneyden çevreleyen dağlık araziden çok farklıdır. Güneyde Edincik paleozoik masifi ile kuzeyde Kapıdağ granit masifi arasında yer alan alçak kısım, Kuaterner sonu ve tarihi çağlar içinde anakarayı adaya bağlamıştır. Bandırma ile Erdek körfezlerini birbirinden ayıran bu alüvyal düzlük, kum ve çakıllardan oluşan kıyı oklarından meydana gelmiştir. Genişliği 1700 m uzunluğu ise 1500 m’dir. Bu tombolonun doğusunda kumullar, batısında plaj kumları, kuzey ve güneyinde taraçalı bir morfolojik karaktere sahip alüvyal sahalar, ortasında ise bir bataklık yer almaktadır.
Marmara denizinin güney kıyılarının orta kısmında yer alır. Kıyıya dar ve kısa iki kıyı okundan oluşan tombolo, Marmara denizinin güneyini biri doğuda Bandırma Körfezi, diğeri batıda Erdek Körfezi olmak üzere ikiye ayırır Bandırma Körfezi (40 m ile 50 m’ 1er arasında),
Erdek Körfezine (30 m ile 40 m arasında ) göre daha derindir.

Milattan önce V – VI yüzyılları arasında yaşayan coğrafyacı ve denizci Skilakis bu çevredeki şehirleri sayarken Kyzikos kentinin bir yarımada üzerinde kurulduğunu belirtmektedir. Bu görüşe daha sonra destek verenler arasında M.Ö.I yy’da yaşayan Latin şairi Propertius, Belkıs şehri bayındırlık işleriyle görevli Bakhios ile birlikte Pomponius, Mela, Stefanos ve Bizantois sayılabilir. Belkıs (Kyzikos) antik kentinin kurulduğu Kapıdağı’nı ada olarak ifade eden ve tombolonun varlığından bahseden yazarlar da mevcuttur. Bunların başında; Apollonios, Plinus, Strabon ve Anaksimenes gelmektedir. Şüphesiz ilkçağda birbirinin çağdaşı olarak yaşamış olan bu yazarların çoğunun söylediği doğru olabilir. Çünkü M.Ö. 161 yılında Belkıs halkına verdiği söylevde Aristedies, Kapıdağı’nın hem ada hem de yanmada olduğunu ifade etmektedir. Tombolo üzerindeki setler ve köprüler mevcut iken yarımada, şayet köprü ve setler kaldırılırsa ada olacağını belirtmektedir. (Akurgal, 1989). Bir kısmı belirsiz, bir kısmı belirli olan bu eski kaynaklar, bize şimdiki Belkıs tombolosunun 2500 yıldan fazla bir zamandan beri bugünkü görünümüne yakın bir manzara arzettığini bildirmektedirler.
Bugün Hamamlı, Aşağı Yapıcı ve Yukarı Yapıcı köylerine ait tarım arazilerinin bulunduğu alanda yer alan antik Kyzikos kenti, büyük bir olasılıkla, henüz Belkıs tombolosunun oluşmaması veya tomboloya kanal açılarak (Makedonyalı İskender tarafından M.Ö.4 yy) gemi geçişine uygun hale getirilmesi ile biri doğu, diğeri batı yönünde olmak üzere iki limana sahipti. Hatta kanalı korumak amacıyla, insanlar tarafından gözetleme kulesi olarak kullanılan bir höyük kurulmuştur (Ertüzün, 1953). 1957 yılında DSİ Bursa Bölge Müdürlüğü tarafından antik çağdakine benzer bir kanal açma girişimi olmuş ise de hem dalga hemde kıyı akıntılarının getirdiği materyal ile kanalın ağız kısımları süratle doldurulduğundan kanal uzun süre korunamamış ve kapatılmıştır. Belkıs tombolosunun oluşumu ile ilgili olarak Philippson; ” Yüksekçe bir yerden bakıldığında kıyıya çok yakın bir ada görünümündeki Kapıdağ’m güneyindeki kara ile olan bağlantısını sağlayan kıyı setleri, Kuaterner’de hatta belki tarihin ilk çağlan sırasında oluşmuştur. Bugün harabeleri hala var olan antik Kyzikos (Cyzigue) şehrinin parlak devirlerinde (M.Ö. IV-II yy) bu kordondan açılan bir kanal vasıtasıyla iki körfez arasında nakliyat yapılabiliyordu. ” demektedir (Philippson, 1910). Belkıs tombolosunun oluşumu ve gelişimi, Holosen ve tarihi çağlar boyunca da devam etmiştir. Belkıs tombolosu ve limanı; Kyzikos kentinin, Roma İmparatorluğu dönemi sonuna kadar parlak devrini yaşamasına paralel olarak, antik çağdaki karakterini korumuştur. Ancak Bizans imparatorluğu döneminde idari ve askeri merkez olma özelliğini yitiren Kyzikos, Kostantinopolis üzerinden yapılan bütün akınlara açık kalması, birbirini izleyen istila ve depremler ile binaların yıkılması, temizlenme ve onarım isteyen limanların dolması v.b. gibi nedenlerle önemini kaybetmeye başlamış ve nihayet 1064 tarihinde meydana gelen büyük bir depremden zarar görmesi üzerine tamamen terk edilmiştir (Ertüzün,1953).

Kanalların kapanması, köprülerin ortadan kalkması ile eski bir liman olan bugünkü Belkıs bataklığı şekillenmeye başlamış ve bugüne kadar da alanı çevreden gelen materyal ile sürekli olarak daralmıştır. Belkıs tombolosunun oluşumuyla ilgili; 1:12500 ölçekli Deniz Haritaları üzerinde yapılan gözlemler; denizaltı topografyasının, Kapıdağ yarımadası ile Edincik masifi arasında bir eşik oluşturacak karakterde olduğunu ve su üstünde kalan kısmın da bunun en yüksek yerini meydana getirdiğini göstermektedir. Bu eşiğin doğusunda; Bandırma Körfezi çukuru, batısında da batıya doğru eğimi giderek fazlalaşan geniş bir oluk karakterinde Erdek Körfezi çukuru vardır. İşte Belkıs tombolosu, bu iki çukurluğun arasında uzanan ve yerli kayadan meydana gelmiş bir sırtın en sığ yerinde oluşmuştur. Karakafa Tepesi (14 m) gibi bazı yerli kaya çıkıntılarından da faydalanarak, iki kenardan ilerleyen kıyı okları, ana kara ile adayı birleştirmişlerdir. Belkıs tombolosunun meydana gelişi sırasında kıyı oklarının takip ettikleri doğrultular problemi daha önce Ardel ve İnandık’m belirttiği gibi üzerinde önemli durulması gereken bir husustur. Ardel ve İnandık, hem ana koldan aynlan bir akıntının Erdek Körfezini saat ibresinin hareketi doğrultusunda dolaşması; hem de lodos fırtınalarının etkisiyle oluşan dalga ve kıyı akntılan, batı taraftaki kıyı kordonunun kuzey-kuzeybatı, güney-güneydoğu doğrultusunda daha çok kuzey taraftan ilerleyen enkaz ile beslenerek, gelişmiş olduğunu ifade etmektedirler (Ardel ve İnandık, 1957). Zira bu kıyılardan alman kum örneklerinin kuvars ağırlıklı olması, bu fikri destekler niteliktedir. Kuvars kumlarının büyük olasılıkla kuzeydeki granitik kütlenin fiziksel parçalanmaya uğramasıyla oluşarak, batı tombolosunu beslediği anlaşılmaktadır. Batı tombolosu ikili kıyı oku şeklinde gelişmiştir. Kuzeyden granitin ayrışmasıyla beslenen kıyı oku güneye doğru, güneyden de metamorfik şist ve meta kumtaşlarının parçalanmasıyla destek bulan kıyı oku kuzeye doğru ilerleyerek, Özel İdare Kampı’mn bulunduğu yerde birleşmişlerdir. Batı tombolosu; Özel İdare Kampı’nın kuzeyinde 70-80 m’ ye kadar daralmaktadır. Bu daralmanın nedenleri arasında; akıntıların güçlü olması, rüzgarın şiddeti ve dalga enerjisinin kırılmaya uğraması sayılabilir. Bu dar kısmı geçince, yani Balıklı Çeşme mevkiinde toprağın yeni gelişmekte olduğu görülmüştür. Yapılan çalışmada yaklaşık 20-25 cm derinlikte organik madde ile karışık halde kuvars kumlarına rastlanmıştır.

Ancak kuzeye doğru
( Sulubodur mevkiinde olduğu gibi) toprak kalınlığının arttığı görülmektedir. Batı tombolosu, insanın kumullar üzerinde kazandığı ince toprak tabakasıyla örtülü olup, meyve, sebze ve zeytin tarımına ayrılmış durumdadır. Belkıs tombolosunun oluşumu hakkında Phillipson’dan bugüne kadar yapılan çalışmalarda, hep bu okun güneyden kuzeye doğru gelişmiş olduğu ifade edilmekte ve kaynak olarak da Phillipson gösterilmektedir. Ancak bizim bu sahada yapmış olduğumuz jeofizik etüdler, kum analizleri ve gezi gözlemleri, bizi doğu tombolosunun büyük bir olasılıkla güneyden kuzeye değilde, kuzeyden güneye gelişmiş olabileceği fikrine
Deprem İnceleme alanı birinci derecede deprem kuşağı içerisinde yer almaktadır. Erdek ve çevresinde M.S. 11 ile 1975 yıllan arasında farklı şiddette 12 ayrı deprem meydana gelmiştir. M – S ölçeğine göre meydana gelen depremlerin etki şiddeti 4 ile 9 arasındadır Erdek ve Çevresindeki Deprem Episantrları ve Şiddetleri (M.S.11-1975) Deprem Episantrları Kapıdağ Erdek, İznik Erdek, İznik, İstanbul – Erdek, Erdek Marmara Adaları Erdek Deprem Şiddeti (M-S) VI VII IX VIII VIII VI VI VIII VII VI IX VII Tarih 170, 460 ve 464, 06.11.543, 985, 23.09.1064,13.01.1872, 7.08.1874, 01.11.1877, 13.05.1884, 7.07.1887 04.01.1935, 16:06,1942 dir. Bunlardan sonuncusu 1942 yılında olmuştur. En önemli depremler arasında ise; 23.09.1064 tarihinde meydana gelen ve antik Kyzikos kentinin de yıkılmasına sebeb olan Erdek, İznik ve İstanbul depremleri sayılabilir. Bir şehrin tamamen yıkılıp terk edilmesine sebeb olacak kadar etkili depremlerin bu sahada görülmesi, tektonik hareketlerin aktivitesini hala devam ettirdiği anlamını taşımaktadır. Depremlerin önüne geçmek mümkün olmadığına göre, hiç değilse onların zararlarını azaltacak bazı önlemler alınabilir. Bu önlemlerin başında mesken ve diğer yapıların yapılmasında, uygun malzeme ve yapı tarzının kullanılması gelir. Ayrıca mevcut 18 yerleşmelerin gelişme planlarının yapılmasında ve yeni yerleşme yerlerinin belirlenmesinde sahanın sismik özelliklerinin göz önünde bulundurulmalı ve mutlak surette “Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik” e uyulmalıdır.
Belkıs Bataklığı; inceleme alanının ortasında doğu ve batı tombolosu arasında yer alan Belkıs bataklığı, çevresindeki verimli tarım topraklarıyla birlikte coğrafi peyzajda güzel bir görünüm oluşturduğu için ilk bakışta dikkati çekmektedir. Bataklığın çevresindeki tarım alanlarında, insanların açtığı sulama kuyularında 9 m’den daha derinlerde tuzlu ve kirli suyun bulunması, alüvyal sahadaki taban suyunun Belkıs bataklığı aracılığıyla denizden beslendiğini göstermektedir. Üst seviyelerdeki suyun yetersiz oluşu ve daha derinlerde de tuzlu suyun varlığı tarımsal faaliyetleri olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca bataklık çevresindeki yerleşmeler de sivrisineklerden büyük ölçüde olumsuz yönde etkilenmektedirler.
SONUÇ Marmara denizinin güney kıyılarında kıyı morfolojisi açısından en çok dikkati çeken yer; güneyde Edincik paleozoik masifi ile kuzeyde Kapıdağ graniti arasında yer alan Belkıs tombolosudur. Tombolonun kuzey ve güney çevresinde, akarsular tarafından yarılmış, farklı seviyelerde aşınım yüzeyi parçalan yer alırken, yüksek kısımların tombolo ile buluştuğu yerlerde ölü falezler ile alüvyal düzlükler gelişmiştir. Bu alüvyal düzlükler, denizin değişik dönemlerdeki seviyelerini ifade eden kademeli bir morfolojiye sahiptir. Batı tombolosu üzerinde tarım arazileri, doğu tombolosu üzerinde kumullar ve set görevini üstlenmiş bitkiler bulunurken, iki tombolo arasında sazlıklarla kaplı Belkıs bataklığı yer almaktadır. Belkıs tombolosunun oluşumu ve gelişimiyle ilgili olarak, antik çağa ait kaynaklarda Kapıdağı’nın hem ada hem de yanmada olduğu ifade edilmektedir. Tombolo üzerinde setler ve köprüler mevcut iken yanmada, set ve köprüler kaldırıldığı takdirde ada olduğu belirtilmektedir. 20 23.09.1064 tarihinde meydana gelen büyük bir deprem ile antik Kyzikos kenti yıkılmış ve terkedilmiştir. Belkıs tombolosunun evriminde önemli bir yer teşkil eden bu depremden sonra kanalların kapanması, köprülerin ortadan kalkması ile eski bir liman olan bugünkü Belkıs bataklığı şekillenmeye başlamış ve günümüze kadar da alanı çevreden gelen materyal ile sürekli olarak daralmıştır. Belkıs tombolosu biri batıda, diğeri doğuda olmak üzere çift tombolo karakterinde gelişmiştir. Batı tombolosu, ikili kıyı oku şeklindedir ve bu kıyı oklarından biri; kuzeykuzeybatı, diğeri güney-güneydoğu doğrultusunda, daha çok kuzey taraftan ilerleyen kuvars kumlan ile beslenerek oluşmuşlardır. Doğu tombolosu ise, yukarıdaki paragraflarda da açıklamaya çalıştığımız gibi kuzeyden güneye doğru ilerleyerek şekillenmiştir. Klimatik veriler, dalga ve kıyı akıntılarının etkisi, jeofizik etüdler, kum ve toprak analizleri ile gezi gözlemleri bu fikrimizi destekler mahiyettedir. İnceleme alanındaki, uygulamalı jeomorfolojik problemlerden ilk bakışta dikkati çekenler arasında; erozyon, depremler, kumullar, bataklık ve yeraltı suyunun yüzeye yakın oluşu sayılabilir.

KAYNAKLAR Akurgal, E., 1989, Anadolu Uygarlıkları, İstanbul Ardel, A – İnandık, H., 1957, Kapıdağ Yanmadası Berzahı, İ.Ü.Coğr.Enst. Derg, No:8, İstanbul Ardel, A-Kurter, A., 1957, Marmara’nın Denizaltı Reliefi, İ.Ü.Coğr.Enst. Derg, No:8, İstanbul Ardel, A-İnandık, H., 1957, Marmara Denizinin Oluşum ve Gelişimi, Türk Coğr.Derg, No:27, Ankara Ardel, A., 1967-68 Türkiye Kıyılarının Teşekkül ve Tekamülüne Toplu Bakış, Türk Coğr.Derg, Sayı:24-25, Ankara Ardel, A-Kurter, A., 1973, Marmara Denizi (Fiziki Etüd), İ.Ü.Coğr.Enst. Derg, No: 18-19, İstanbul Atalay, İ., 1987, Türkiye Jeomorfolojisine Giriş (Genişletilmiş 2/baskı),

20-08-2025 / Edit ve Foto : SEBAHATTİN PRAVADILI/BANDIRMA

268
A+
A-
REKLAM ALANI