Nermin Kotil Mutlu YENİ PARTİ Bandırma İlçe Başkanı Adaylığını Açıkladı

Nermin Kotil Mutlu YENİ PARTİ Bandırma İlçe Başkanı Adaylığını Açıkladı


NERMİN KOTİL MUTLU YENİ PARTİ BANDIRMA İLÇE BAŞKAN ADAYI.
“İLÇE BAŞKANLIĞI BİR MAKAM DEĞİL, BİR EMANETTİR”


Bandırma’da siyasi hareketlilik hız kazanırken, Yeni Parti’nin Bandırma da ilk ilçe kongresi öncesinde Nermin Kotil Mutlu, düzenlediği basın toplantısıyla Bandırma İlçe Başkanlığına adaylığını resmen açıkladı.

Yeni Parti Bandırma İlçe Örgütü’nde gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan emekli Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Nermin Kotil Mutlu, adaylık kararının parti tabanından gelen değişim ve yeni bir yönetim anlayışı talebi doğrultusunda şekillendiğini ifade etti.
İlçe Başkanı Mehmet Atak’ın takdimi sonrası konuşan Mutlu, “Tabanın büyük bir değişim isteği, yeni anlayışın ve yeni sistemin hayata geçirilmesi yönündeki talebi üzerine buradayım. Tabanın iradesi, her türlü kişisel hesabın ve makam arayışının üzerindedir” sözleriyle adaylığının temel gerekçesini ortaya koydu.


“YENİ PARTİ, ESKİ ANLAYIŞLARLA YÖNETİLEMEZ”
Parti örgütünün tek merkezden değil, üyelerin aktif katılımıyla yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Mutlu, mahallelerden köylere kadar vatandaşın taleplerini doğrudan dinleyen bir örgütlenme modeli hedeflediklerini söyledi.
Mutlu, “Vatandaşın gündemi neyse, bizim gündemimiz de odur” diyerek siyasetin merkezine halkın gerçek sorunlarını koyacaklarını belirtti.


ŞEFFAFLIK VE HESAP VEREBİLİRLİK


Adaylık açıklamasında parti içi demokrasi, şeffaflık ve hesap verebilirlik mesajları öne çıktı.
Parti kaynaklarının nasıl kullanıldığının üyeler tarafından bilinmesi gerektiğini ifade eden Mutlu, yönetimde alınan kararların ve yürütülen çalışmaların örgütle paylaşılacağını dile getirdi.
Kadınların yalnızca saha çalışmalarında değil, karar mekanizmalarında da etkin biçimde yer alması gerektiğini söyleyen Mutlu, gençlerin de siyasete özgür iradeleriyle katılabilecekleri bir örgüt yapısı oluşturmayı hedeflediklerini açıkladı.
“İLÇE BAŞKANLIĞI BİR MAKAM DEĞİL, BİR EMANETTİR”
Nermin Kotil Mutlu, konuşmasının en dikkat çekici bölümünde ilçe başkanlığı anlayışını şu sözlerle ifade etti:
“İlçe başkanlığı bir makam değil, bir emanettir. Yönetmek, insanları kendine bağlamak değil; insanların gücünü ortak bir hedefte buluşturmak, görev ve sorumluluğu birlikte yürütmektir.”
Mutlu ayrıca köylerin, mahallelerin, gençlerin ve muhtarların daha yakından dinleneceği; mahalle çalıştayları ve mahalle konseyleriyle yerel sorunlara birlikte çözüm aranacağı bir örgütlenme anlayışını savundu.


SİYASETTE YENİ BİR SAYFA MESAJI


Uzun yıllar eğitimcilik yapan ve sivil toplum çalışmalarında görev alan Nermin Kotil Mutlu, CHP bünyesinde de parti eğitim çalışmalarında bulundu. ÇYDD Bandırma Şubesi yönetiminde görev alan Mutlu, kadınlar, gençler, eğitim ve sosyal sorumluluk alanlarında çeşitli çalışmalara katıldı.


Mutlu, konuşmasını birlik ve ortak sorumluluk vurgusuyla tamamlayarak, Daha Özgür bir Türkiye için varmısınız arkadaşlar , yürüyelim arkadaşlar,Sözümüz ortak, sorumluluğumuz ortak, geleceğimiz ortak olsun” mesajını vererek tamamladı.


NERMİN KOTİL MUTLU TAM KONUŞMA NETNİ

“Değerli Yol Arkadaşlarım, Kıymetli Basın Mensupları,Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Hoş Geldiniz.

Ben Nermin Kotil Mutlu. Emekli Edebiyat öğretmeniyim. Evliyim. Meslek yaşamım boyunca ülkesini ve ulusunu seven, koruyan, Atatürk’e ve onun ilke ve devrimlerine sahip çıkan; düşünen, sorgulayan, eleştiren, yorumlayan yüzlerce öğrenci yetiştirdim. Öğrencilerime hep iyiden, doğrudan, güzelden, halktan yana olmalarını öğrettim. Mesleki alanda kendimi hep geliştirdim. Bakanlık takdiri ve maaş ödülleriyle ödüllendirildim.

Elbette ki bu süre içinde öğretmenlerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve demokratik eğitimin hayata geçirilmesi mücadelesinin içinde yer aldım. Öğretmenlerin ekonomik, demokratik ve özlük haklarını kazanma mücadelesinde görev ve sorumluluklarımı yerine getirdim. Ancak örgütlü bir toplumun sorunları çözüme kavuşturacağı bilinciyle hareket ettim.

Çağdaş ve aydınlık bir ülke, bir toplum yaratmak için elimden gelenin en iyisini yaptım. Ülkesinin laik, sosyal, hukuk devleti olması yolunda hep çalıştım.Sivil toplum kuruluşlarında çalışan biri olarak Kentimin her sorununda kendime görev ve sorumluluk yükledim.

Bandırma Kent Konseyi Kadın Meclisinde 44 kadına 4 ay boyunca ‘farkındalık’ eğitimi verdim. Onlarca kadının isim değiştirmesinde, işe yerleşmesinde, çocuklarının okula yerleştirilmesinde kadın arkadaşlarımla birlikte görev aldım.

Bandırma’da geri kalmış 5 mahallede kadınlar için meme ve rahim kanseri, gebelikten korunma, şiddetten korunma üzerine eğitimlerin hayata geçirilmesinde çalıştım. Hukuki yollara nasıl başvuracakları konusunda hukukçularla buluşturarak destek sağladım.

Sokak hayvanları ise her zaman derdimiz oldu. Çünkü onların doğasını yok eden biz insanlar onlarla dünyaya sığamaz olduk. 2010 yılında Hollanda’dan getirttiğimiz 4 veterinerle 104 sokak köpeğini kısırlaştırdık. Kış günü ekip halinde kadın arkadaşlarımızla hem soğuktan hem ameliyattan sağlıklı çıkmaları için mücadele verdik. Ve onları yine doğal ortamlarına bıraktık.

Bugün evimizde 6 sokak kedisi ve 2 sokak köpeği ile yaşamımızı sürdürüyoruz.

ÇYDD Bandırma Şubesinde 10 yıldır yönetimde görev aldım. Üniversite öğrencilerinden sorumlu olarak yüzlerce gencin yetişmesi yönünde yapılan çalışmaları ve projeleri yürüttüm. Yüzlerce öğrencinin, sadece bursu değil; kişisel eğitimleri ve gelişimleri, giyimleri, ev eşyaları, sosyalleşmeleri, özgüven kazanmaları yolunda emeklerimi esirgemedim.

Bandırma Engelime Renk Ver Derneği’nin proje sorumlusu olarak hazırladığım projeyle dernek ile 17 Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi arasında ‘Sosyal Sorumluluk Projesi’nin imzalanmasına öncülük ettim. Böylece öğrencilerimiz ilk kez uygulama alanına, engelli bireylerimiz de kaliteli eğitime kavuşmuş oldu.

Başarılı bir meslek hayatından sonra çalışmalarımı sivil toplum kuruluşları yanında CHP çatısı altında da devam ettirdim.

15 yıldır parti eğitmeniyim. Bigadiç’ten Marmara Adasına kadar Ayvalık’tan Gönen’e kadar bütün ilçelerde üye ve sandık eğitimleri verdim.

Her seçim döneminde sandık görevlilerini, bina sorumlularını, bilişim sorumlularını, avukatlarını belirlemekten her birinin eğitimine kadar seçim sorumluluğunu üstlendim. Yüzlerce üyemize temel üye eğitimleri verdim. Adres sorgulama, aile destek sigortası, oy oranı düşük mahallelerde proje çalışması gibi birçok çalışmada görev aldım. Parti Okulunda Türkiye genelinde 1200 eğitmen içinden seçilen 30 eğitmenden biri oldum.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Aktivizmi Eğitimine katıldım. 3 profesör kadından eğitim aldım. Çalışmalarımız Yeni Parti çatısı altında devam ediyor.İstanbul’da yapılan Veli-Der ve ÇYDD’nin düzenlediği LABEB üyelerinin katıldığı Türkiye çapındaki Eğitim Çalıştayına ÇYDD Genel Merkez sorumlusu olarak katıldım. Ankara’da yapılan Çocukluğumu İstiyorum çalıştayında görev aldım.

Partimizin eğitim komisyonlarında çalıştım. İzmir’de düzenlenen Uluslararası Eğitim Kongresine görevli olarak katıldım. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelini inceleme, Finlandiya eğitim sistemi ve Köy Enstitüleri karşılaştırması, okul öncesi çocuklarda Bankacı Eğitim Modeli yerine Bilimsel Eğitim Modeli üzerine çalışmalara katıldım. Artık parti eğitmenliğime Özgür Okul’da devam ediyorum.16 farklı ilden verilen eğitmen arkadaşlarıma kolaylaştırıcılık yapıyorum.

SODEV’in düzenlediği ‘EĞİTİM’ çalışmalarının bir üyesi olarak ‘Sosyal Demokrasi Okulu’ nda 12 akademisyen ve uzmandan eğitim aldım. 8 yıldır sosyal demokrasi üzerine çalışmalarımı yürütüyorum. Yine Ortadoğu ve Kürt Sorunu üzerine okumalarımı sürdürüyorum. Bilginin ve emeğin değerine inanarak kendimi beslemek adına torba yasadan kent bilinci eğitimlerine kadar değişik alan eğitimlerine de fırsat buldukça katılıyorum.

YENİ PARTİ

24 Mayıs’ta partimize mutlak butlan kararı ile darbe yaptıklarında oradaydım. Öğlen saatlerine kadar TOMA larla, gazlarla mücadelemiz devam etti. TOMAlardan o kadar çok su yedik ki yürüyüşe geçtiğimizde yağan yağmuru hiç duymadım. Ancak yaşattığı travmayı ağır hissettim.

Ve sonrasında Yeni Parti’de buluştuk. Bugün burada ise yeni kurulan bir partinin ilk kongresinde neden aday olduğumu açıklamaya geldim. Tabanın büyük bir değişim isteği; yeni anlayışın, yeni sistemin hayata geçmesi üzerine yaptığı baskı ve talep üzerine buradayım.

Yeni kurulan bir partinin artık eski anlayışlarla yönetilemeyeceği, eskiden yeni olmayacağını hepimiz biliyoruz. Kirlilikleri, çirkin siyasi hesapları ve siyaset ağalarını eskide bırakmış Yeni Partinin yeni değerleri, etik kuralları, temiz siyaset anlayışı üzerine yola çıktığımı anlatmak üzere buradayım.

Yeni Parti Genel Merkezimizin yayımladığı ‘Etik Kurallar’ metninin bir bölümünde belirttiği gibi:‘’Partide ilçe başkanından genel başkanına kadar tüm yöneticileri, partinin belirlediği etik kodlarına uygun hareket edecek. İlçelerdeki, illerdeki ve genel merkezdeki yöneticiler artık üyeler üzerinde mutlak hakim kişiler olmak yerine; üyelerine hesap veren, partide ortak aklın sağlıklı bir şekilde işlemesini yürüten kişiler olacak.

Sürekli aynı kişilerin makamları işgal etmesi, bu kişilerin parti üzerinden çıkar elde etmesi, yakınlarından veya akrabalarından kendine bir çevre oluşturması engellenecek.’’diye devam eden etik kurallar ve ilkeler doğrultusunda buradayım.

Ben, tabanın özgür iradesine güvenerek yola çıkmış, delegelik sisteminin kaldırıldığı bu dönemde partiyi belirli güçlerin egemenliğinden ve baskısından kurtarmış; liyakate, adalete, güvene, özveriye, bilgiye, donanıma, çalışkanlığa, yaratıcılığa, birlikte çalışmaya önem verdiğimi, iktidar olana kadar çalışmaya hazır olduğumu açıklamak için buradayım.

Yalnızca bir göreve aday olduğumu söylemek için değil, nasıl bir Türkiye ve nasıl bir örgüt anlayışını savunduğumu paylaşmak için buradayım.

Ben değil, biz YENİ PARTİ göreve hazırız demek için buradayım.

En iyisini yapacağımızdan kuşku duymuyorum. Birlikte çalışıp birlikte başaracağız. İktidara el ele, kol kola, omuz omuza kimseyi dışarıda bırakmadan hep beraber ulaşacağız.

Çünkü BİZ, umudu tüketmeye değil, umudu büyütmeye geliyoruz. Adaylık süreci karşısında karşılaştığımız bazı zorluklar bize yol gösterdi. Bizler, SORUNUN BİR PARÇASI OLMADIĞIMIZ GİBİ tam tersine SORUNU ÇÖZMEK İÇİN BURADA OLDUĞUMUZU KANITLADIK.

ÇÜNKÜ bizim siyaset anlayışımızın temelinde üç güçlü söz var:Daha adil bir Türkiye.

ÇÜNKÜ Adaletin olmadığı yerde güven olmaz.Daha özgür bir Türkiye.

ÇÜNKÜ Özgürlüğün olmadığı yerde demokrasi gelişmez.Daha güçlü bir Türkiye.

ÇÜNKÜ Gücünü halktan almayan bir siyaset de kalıcı olamaz.Bizim hedefimiz; insanın kendisini değerli hissettiği, hakkını arayabildiği, düşüncesini özgürce ifade edebildiği ve geleceğine güvenle bakabildiği bir Türkiye anlayışıdır.

Ve şunu çok iyi biliyoruz:Adaleti, özgürlüğü, barışı kendi içinde hayata geçirememiş bir partinin ülke genelinde bunları başarması beklenemez. Kendi içinde de bunları başaramamış bir yönetim ve örgüt seçmene barışı, adaleti ve demokrasiyi asla anlatamaz.

GÜÇLÜ ÖRGÜT, GÜÇLÜ SİYASET Ben güçlü bir ilçe örgütünün; birkaç kişinin omuzunda yürüyen bir yapı olmadığına inanıyorum.Güçlü örgüt;üyeleriyle birlikte düşünen,üyeleriyle birlikte karar alan,üyeleriyle birlikte çalışan veüyeleriyle birlikte hesap veren örgüttür.Bu nedenle bizim örgütlenme anlayışımızın merkezinde katılım olacaktır.

Üyelerimiz yalnızca toplantılara çağrılan insanlar olmayacak. Onlar sadece biri geldiğinde veya bir eylem veya anmada kalabalık yapın diye çağrılan insanlar olmayacak. Onların fikrini soracağız.Önerilerini dinleyeceğiz.Mahallelerden gelen talepleri değerlendireceğiz.Çalışma alanlarını birlikte belirleyeceğiz.Çünkü siyasetin gerçek sahibi, siyaset yapan birkaç kişi değil;siyasetin içinde emek veren tabandır.

TABANIN İRADESİ Benim için çok önemli bir ilke var:Tabanın iradesi, her türlü kişisel hesabın ve makam arayışının üzerindedir.Bir karar alınacaksa üyelerin sesi duyulmalıdır.

Bir çalışma yapılacaksa sahadaki gerçek ihtiyaç dikkate alınmalıdır.Bir proje hazırlanacaksa önce halkın neye ihtiyacı olduğu sorulmalıdır.Biz masa başında halk adına karar veren değil,halkı dinleyen, halkın önceliklerini siyasetin merkezine taşıyan bir örgüt olacağız.Çünkü vatandaşın gündemi neyse, bizim gündemimiz de odur.

ŞEFFAF VE HESAP VEREBİLİR YÖNETİM

Bir başka temel ilkemiz de şeffaflıktır.Parti içinde güven istiyorsak önce kendi yönetimimizde güveni oluşturmalıyız.Neyi yaptığımızı,neden yaptığımızı,hangi çalışmaya ne kadar kaynak ayırdığımızıüyelerimizin bilmeye hakkı vardır.Biz yönetimde şeffaflığı ve hesap verebilirliği bir tercih değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz.Çünkü hesap vermekten çekinmeyen bir yönetim, üyelerinin güvenini kazanır.

KAPSAYICI BİR ÖRGÜT

Bu örgütte hiç kimsenin kendisini dışarıda hissetmesini istemiyorum.Yeni gelen üyemiz de yıllardır emek veren arkadaşımız da önemlidir.Gençlerimizin enerjisinden,kadınlarımızın emeğinden,tecrübeli arkadaşlarımızın birikiminden yararlanmalıyız.Farklı fikirleri susturmak yerine dinlemeliyiz.Çünkü bizim ihtiyacımız birbirinin aynısı olan insanlar değil;farklılıklarını ortak bir hedefte buluşturabilen güçlü bir ekip bizim ihtiyacımızdır.

KADINLAR ımız.

Burada özellikle kadınlara ayrı bir parantez açmak istiyorum.Çünkü siyasette kadınların emeği çok fazla.Seçim zamanı kadınlar sahadadır.Ev ziyaretlerinde kadınlar vardır.Standlarda kadınlar vardır.Organizasyonlarda kadınlar vardır.İnsanlara ulaşmak gerektiğinde kadınlardan destek istenir.Ama mesele karar almaya geldiğinde aynı kadınların sesinin yeterince duyulmadığını artık görmek istemiyoruz.Kadınları yalnızca iş olduğunda hatırlayan bir örgüt anlayışını kabul etmiyoruz.Kadınlar bu partinin sadece çalışanları değildir.Kadınlar bu partinin karar ortaklarıdır.Kadınlar yalnızca sahada değil;yönetimde, karar mekanizmalarında, proje ekiplerinde ve siyasetin her alanında söz sahibi olmalıdır.Çünkü kadınların olmadığı bir karar masası, toplumun yarısının deneyiminden ve bakış açısından eksik kaldığını gösterir.

Bizim yönetim anlayışımızda kadınlar;“Bize yardım edin” denilecek kişiler değil,“Bu konuda ne düşünüyorsunuz?” ‘’Bu konuda ne yapmalıyız, nasıl yapmalıyız?’’ diye danışılacak karar ortakları olacaktır.Ve bunu yalnızca söz olarak söylemiyorum.Örgütümüzde kadınların karar süreçlerine daha güçlü katılabileceği mekanizmalar oluşturmak istiyorum.Çünkü biz önce kendi örgütümüzde eşitliği ve katılımcılığı hayata geçireceğiz.

GENÇLER, GENÇ BEYİNLER

En taze bilgiye sahip, teknoloji ile büyümüş gençlerimizden projelerde ve siyasi çalışmalarda yararlanmak zorundayız. Öğrenci sayısı 30 bine yaklaşmış bir üniversite kenti olarak genç üye sayımızı artırmalıyız. Apolitik gençlerimizin partimizi iş bulma kurumu olarak görmelerinden uzaklaşmalıyız. İşe yerleştirdiğimiz gençleri her seçimde istediğimize oy verecek bir potansiyel olmaktan kurtarmalı, onlara özgür iradelerini kullanabilecekleri ortamlar yaratmalıyız. Onlara siyasetin kirli yüzünü öğretmek yerine; siyasetin bir ideolojiyi hayata geçirme, insanları mutlu etme, üretme ve örgütlenme yeri olduğunu göstermek zorundayız. Onları işleriyle, ekmekleriyle tehdit etme değil; onların genç düşüncelerinden yararlanma, gönüllerini kazanma yolunda çaba göstermeliyiz. Çünkü gelecek, onların geleceği.

HALKIN ÖNCELİKLERİ

Siyaseti yeniden insanın hayatına dokundurmamız gerekiyor.Esnafın derdi ne?

Gencin geleceğe ilişkin beklentisi ne?Kadınların yerelde hangi sorunları var?

Emeklinin, çalışanın, öğrencinin, çiftçinin, engelli bireyin, iş arayan insanın hayatında hangi sorunlar var?Bir emekli, bir asgari ücretli nasıl kira öder?

Çocuğunu üniversitede nasıl okutur? Sosyal demokrat bir parti olarak yerel yönetimlerimizle hangi çareleri üretebiliriz?

Gençlerin barınma sorunu, yemek sorunu; nasıl çözülebiliriz? …….

Bunları bilmeden siyaset yapamayız.Biz önce dinleyeceğiz.Sonra tespit edeceğiz.Sonra çözüm üreteceğiz.Ve yaptığımız çalışmanın sonucunu yine halka ve üyelerimize anlatacağız.Çünkü halkın önceliği olmayan hiçbir gündem bizim önceliğimiz haline gelemez, gelmemelidir.

BİRLİKTE YÖNETMEK

Yönetim anlayışımıza gelince, birlikte yöneteceğiz.Tek kişinin yönettiği bir ilçe örgütü olamaz.birlikte düşünen,birlikte karar alan,birlikte çalışanve birlikte sorumluluk üstlenenbir örgüt anlayışını savunuyorum.İlçe başkanlığı bir makam değil, bir emanettir.Yönetmek ise insanları kendine bağlamak değil;insanların gücünü ortak bir hedefte buluşturmak, görev ve sorumluluğu birlikte yürütmektir.Bugün burada ortaya koyduğum anlayışın özü budur:Daha adil, daha güçlü, daha özgür bir Türkiye için;daha güçlü, daha demokratik, daha şeffaf ve daha katılımcı bir örgüt için;Kapıları açık bir örgüt.Üyesini dinleyen bir örgüt.Halkın sesini merkeze alan bir örgüt.Tabanın iradesine saygı duyan bir örgüt.Hesap verebilen bir yönetim.

Ve en önemlisi;hiç kimsenin kendisini dışarıda hissetmediği bir siyaset anlayışıdır.Çünkü inanıyorum ki siyaset, makamlarla değil;İnsanlarla, emekle ve güvenle büyür.Biz bu anlayışı örgütümüzde yaşatabilirsek, halkın karşısına daha güçlü çıkarız.Sözümüz ortak, sorumluluğumuz ortak, geleceğimiz ortak olsun.

Daha adil bir Türkiye için.Daha güçlü bir Türkiye için.

VE Daha özgür bir Türkiye için.Var mıyız arkadaşlar? İktidara hazır mıyız arkadaşlar? ÖZGÜR ÖZEL’in yolundaMUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ün yolundaYürümeye var mıyız arkadaşlar. Öyleyse yürüyelim arkadaşlar!

İyi ki varsınız. İyi ki yanımdasınız. Hepinize Teşekkür ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. NERMİN KOTİL MUTLU

21-09-2026 / Bandırma

11
A+
A-