Büyütürken Büyümek

BÜYÜTÜRKEN BÜYÜMEK

Ara sıra, facebook sayfamda kendimce anlamlı bulduğum bana ait cümleleri paylaşırım. Bu cümleler, yaşamımın tortusu, özeti, çıkarımı, aldığım dersin en kısa ifadesidir. Doğrudur ,samimidir, iyi niyet barındırır. Bu yolla kimseye laf sokmam, uyarıda bulunmam. En son şöyle bir cümle paylaştım; ( Sizi büyüteceğimi düşünürken, sizin beni büyüttüğünüzü farkettim.

TEŞEKKÜR EDERİM YAVRULARIM!)

İki çocuğum oldu. Kızımı geçen yıl kaybettim. Oğlum , işi gereği ülkeler arası dolaşıp duruyor, uygun olan tüm zamanlarında haklı olarak, sevgili eşinin ve biricik kızının yanına koşuyor.

Ben artık, oğlum ne zaman gökyüzünde ,uçakta , ne zaman, nerede ayakları yere basıyor takip edemiyorum. Sadece dualarımı, iyi dileklerimi gönderebiliyorum nefesimle. Bedenimde büyüyen bu iki evladın dışında, onlarca öğrencim var. Onlar da benim büyümemde katkısı olan evlatlarım. Kimine az, kimine çok dokunmuş, kiminde belli belirsiz, kiminde derin iz bırakmışımdır. Hepsinin yüreğimde ve dua paketlerimde yeri var. Bazılarıyla görüşüyor, yazışıyoruz. Bazılarını hatırladığımda içim acıyor, bazılarını gülümseyerek anıyorum. Aralarında yaşama kızım gibi erken veda edenler de var. Onlardan birinin oğluyla tesadüfen karşılaştık. Uzun uzun anlattım ona babasını. Öğrencimin çocuğunu okuttuğum da oldu. Görüştüğüm bir öğrencimle, görüşemediğim bir öğrencim karşılaşmış benden söz etmişler. Görmeyen, görenden, yaşadığımı öğrenince( Vay canına, O hala yaşıyor mu yaaa? Biz bile yaşlandık.) demiş… Duyunca, hem güldüm , hem içim burkuldu. Yazıştık, sözleştik, en kısa zamanda, görüşeceğiz onunla da kısmet olursa!

Az önce paylaştığımı yazdığım cümlenin altında, bir yorum okudum. (Ne konu da , nasıl büyüdün ?) diye soruyor. Güzel soru! Cevabı oldukça uzun. Ben yine de kısaltarak yazmaya çalışayım. Pek çok anneye bu yollardan geçtiği için düşüncelerim ortak gelecektir. Sadece üzerinde düşünmediğimiz zaman farkındalık gelişmiyor. Çoğumuz da bunları düşünmeye gerek duymuyoruz. İlk hamile olduğumu anladığım an ve hamilelik sürecinde; bedenimin nasıl bir hazineyi barındıracak, büyütüp ,besleyecek, koruyup kollayarak dünya yaşamına hazırlayacak potansiyele sahip olduğunu öğrendim. Oysa; ben çelimsiz, çabuk yorulan, hasta olan, kara kuru, kendine ancak yetebilen bir genç kızdım. Olura olmaza gözyaşı dökerdim.

Doğum yaptığım zaman; bu kara , kuru çelimsiz bedenin, yavrusuna hayat verebilmek için ne büyük acılara katlanabildiğini, nasıl direndiğini, güçlendiğini yaşayarak öğrendim. Çocuklarımı büyütürken, göğsümün sızlamasından acıktıklarını anlayıp bebeğimin nefesiyle, uykumun uyumlu olduğunu, o uyanmadan , uyanacağını anlayıp hiç sızlanmadan fırlayıp yataktan kalkınca; o çok sevdiğim uykularımın, çok da değerli olmadığını öğrendim. Yorgun ve hasta olsam bile, bebeğimin altını zamanında temizleyip karnını onu ağlatmadan doyurduğumda, canımda öte can olduğunu öğrendim. Okuldan dönüşlerini, arkadaş ilişkilerini, başarı ve başarısızlıklarını, aşklarını, kalp yaralarını yaşama uyum çabalarını gözlemlerken bir evlat yetiştirmenin ne büyük sorumluluk olduğunu öğrendim. Görebildiğim yanlışlarını düzeltmeye çalışıp onlara rehberlik etmek isterken zaaflarıma yenilip yollarını kesmemeyi öğrendim. Kızım erken yaşta, eğitimi değil evlenmeyi seçtiğinde, ne kadar canım yansa da; karar vermede. önceliğin ona ait olması gerektiğini öğrendim. Oğlum bir yarışma kazanıp küçük yaşta tek başına yurt dışına gitme fırsatı yakaladığında; korkularımı bastırıp ona yol açmam gerektiğinde; anneliğin ne kadar sorumluluk ve fedakarlık gerektirdiğini öğrendim. Oğlum yurt dışına gitme kararı aldığında anneliğimi baskı aracı değil, destek veren güç olarak kullanmam gerektiğini öğrendim.

Kızım kucağıma ilk torunumu verdiğinde, dünyanın bir alış veriş alanı olduğunu öğrendim. Kızım ihaneti taşıyamayıp eşinden ayrılma kararı verdiğinde; onun yükünü paylaşamayacağımı, kendi kararlarını kendi verip yoluna devam etmesi, gerektiğinde bir adım geride durmam gerektiğini öğrendim. Çocuklarım, kendi çocuklarını büyütürken, uyguladıkları yöntem bana çok ters gelse bile; susmam , karışmamam gerektiğini öğrendim. Çocuklarımın bana yönelik haksız bulduğum eleştirileri olduğunda, kendimi onların gözüyle görmeye çalışıp kırıldığımda araya mesafe koymayı öğrendim. Ne kadar kırgın olursam olayım, kalbimi ve kapımı onlara aralık tutmayı öğrendim. Onların bana ihtiyacı olduğunda yanlarında olmam gerektiğini öğrendim. Kızıma kanser tanısı konduğunda; ne bahasına olursa olsun ayakta durmalıyım, ben çökersem onun düşeceğini aklımdan çıkarmamam gerektiğini öğrendim. Kızım ölüme adım adım yaklaşıp yatağında erirken; bir yandan altını temizleyip bir yandan şaka yapmayı onu güldürmeyi öğrendim. Kızımı yıkayıp paklayıp toprağa verirken, geride kalan kızına ve torununa çaresiz görünmemeyi, yük olmamayı öğrendim. En yakınımda olup da çocuklarımla ilgili sorunlara seyirci kalanlarla yola devam etmeyi, kimseden bir beklentim olmadan yaşamımı devam ettirmenin yollarını aramayı öğrendim. Zor günümde yanımda olan ,desteğini esirgemeyenlerin değerini bir kez daha öğrendim.Hatalarım da oldu ,belki günahlarım da!

Bitti mi? BİTMEDİ! Yetti mi? YETMEDİ!

Eminim, nefes aldıkça; daha çok öğreneceğim konu, tırmanmam gereken yokuş var. Kimse noksanlarını tamamlamadan dünya rezervasyonunu iptal edemiyor. Kimse bu konaklama merkezinden hesabı kapatmadan ayrılamıyor. Öğrenmeye açık olmakta fayda var!

ULVİYE KARA AKCOŞ/BANDIRMA/21-09-2025

169
A+
A-
REKLAM ALANI