Kapıdağ’ın Cennet Yolu mu, Çile Yolu mu?
Şimdiye kadar sakinliğiyle bilinen Dutlimanı’na gidip dururdum. Oysa Kapıdağ Yarımadası’nın ormanlarıyla, sayısız bakir koyları içinde adeta cennetten bir köşe olan Ormanlı’nın namını da çoktan beri duymuştum. Geçen gün izin günümü fırsat bilip hedefime Ormanlı’yı koydum ve attım kendimi motosikletin üzerine…
Yolculuk Bandırma’dan güzel başladı başlamasına ama Erdek’e adım atar atmaz keyifli yolculuk erken bitti!
Erdek’in girişinden Ocaklar çıkışına kadar tam anlamıyla bir kaos, bir keşmekeş… Yaz sezonunun getirdiği hareketlilik bir yana, yaşanan bu trafik sıkışıklığı ve altyapısızlık gerçekten içimi sızlattı.
İnsan sormadan edemiyor: Erdek denizi doğası ve antik tarihiyle müthiş bir turizm geliri alanı..Peki bunca yıllardan sonra Erdek’e bir çevre yolu yapmak çok mu zor, yoksa bu beceri yoksulluğu mu?
Yıllardır her yaz dillendirilen bu sorun daha ne kadar sürecek?
Bizler bu kadar kötü bir yerleşim ve ulaşım planına mahkûm olmamalıyız.
Erdek’in ötesinde keşfedilmeyi bekleyen onlarca cennet koy var. İnsanlar hafta sonu çoluk çocuk biraz nefes alsın, temiz bir denize girip haftanın stresini atsın diye yollara düşüyor.
Ama işkenceye hazır olun.
Vatandaşımıza reva görülen bu ulaşım işkencesini kabul etmek mümkün değil. Aslında çok büyük bütçeler gerektirmeyen, pratik çevre yolu projeleriyle çözülebilecek bir mesele bu. Kasabaların, köylerin daracık ve çarpık sokaklarından santim santim ilerlemek, bölgeye gelen turistler için de oldukça kötü bir izlenim bırakıyor.
Neyse ki o virajlı, dar ve zorlu yolları aştıktan sonra karşıma çıkan manzaralar çektiğim tüm çileyi unutturdu. Seyri doyumsuz yollardan geçerek nihayet Ormanlı’ya ulaştım.

Aman Allah’ım, nasıl bir güzellik! Dibi cam gibi deniz ,altın sarısı incecik kim veuzun bir kumsal. Berrak, turkuaz tonlarındaki deniziyle büyüleyici bir yer.
Yüzerken dibini görebildiğimiz denizler artık neredeyse kalmadı ama Ormanlı hâlâ o saflığını koruyor. Denizi sığ, suyu ideal sıcaklıkta… Özellikle çocuklu aileler için biçilmiş kaftan. Etrafta gözüme çarpan nezih aile pansiyonları da cabası. Şöyle 1 hafta – 10 gün kalıp tüm şehirden uzaklaşmalı, kafa dinlemelik tam bir huzur noktası.

Gelelim yerel halkın beklentilerine… gitmişken kısa sohbetler … Sahilde biraz turlayıp Ormanlı da yerleşik sakinleriyle de sohbet etme fırsatı buldum.
Büyükşehir’e Teşekkür.

Kulağıma inanmadım genelde şikayet olur ama Ormanlı sakinleri, Büyükşehir Belediyesi’nden çok büyük destek gördüklerini ve bu hizmetlerin artarak devam etmesini istediklerini dile getirdiler. Dört dörtlük aile pansiyonu hizmeti veren Ergül Pansiyon işletmecisi İsmail kardeşim dedi ki;
– Aman abi fazla reklam yapma biz böyle mutluyuz .. az insan ama doğayı seven gelsin.
Bu cennet koyların yaşayabilmesi için devletimizin Marmara Denizi’ndeki kirliliği önleyici tedbirleri ve denetimleri daha da artırmasını temenni ediyorlar.
Bir başka Ormanlı sakini ise yazın rahat edebilmeleri için haşereyle mücadelede “erken ilaçlamanın” hayati önem taşıdığına değindi. Genel gidişattan memnunlar ama dokunuşların zamanında yapılmasını istiyorlar.
Son bir söz de ziyaretçilere… Sisli, buğulu manzaralarıyla Kapıdağ Yarımadası adeta cennetten bir bahçe. Ancak ne yazık ki bazı duyarsız ziyaretçilerin arkalarında bıraktığı çöpler bu güzelliğe gölge düşürüyor. Lütfen gittiğimiz yeri bulmak istediğimiz gibi bırakalım.

Kapıdağ bizim değerimiz, Ormanlı bizim saklı cennetimiz. Ulaşım çilesinin bittiği, doğasının gözümüz gibi korunduğu nice güzel günlerde buluşmak dileğiyle…
Berkan Kozan 12.08.2026