Verilerle Türkiye’de İnanç ve Dindarlık
TGSS tarafından yayımlanan Verilerle Türkiye’de İnanç ve Dindarlık başlıklı çalışmayı inceliyoruz.Rapor, Türkiye toplumunun inanç, pratik, tutum ve algılarına ilişkin kapsamlı bir çerçeve Allah İnancı: Teolojik veya felsefi tartışmalara girilmeksizin bireylerin Allah’ın varlığına inanma durumlarını ve Allah’ın kendi hayatlarındaki önemini ifade eden temel inanç göstergesi.

Dindarlık Algısı (Öz-Tanımlama): Bireylerin yerine getirdikleri dinî pratiklerden bağımsız ve öznel bir şekilde kendilerini ne ölçüde “dindar” olarak tanımladıklarını gösteren kimlik beyanı.Dinî Pratikler: İnancın eyleme dökülmüş hali olarak bireylerin gündelik hayatlarındaki beş vakit namaz, cuma namazı ve Ramazan orucu gibi temel ibadetlerin yerine getirilme durumu.
Dinî Görünürlük: Dini pratiklerin kamusal ve toplumsal alandaki yansımasını ifade eden ve raporda özellikle kadınların başörtüsü kullanma sıklığı ile tercihleri üzerinden ölçülen kavram.
Kültürel ve Bâtınî İnançlar: Kurumsal dinin ve temel inanç esaslarının dışında kalan ancak halk arasında yaygın şekilde karşılık bulan nazar, büyü, fal ve burçlar gibi geleneksel pratikler ve inanışlar.
Din-Devlet İlişkileri (Laiklik Algısı): Toplumun din ve siyaset ayrımına, dinin toplumsal/siyasal hayattaki etkisine ve anayasa ile medeni kanun gibi hukuki düzenlemelerin dini referanslarla ilişkisine yönelik tutumu.
Dinî Kurumlara ve Aktörlere Güven: Diyanet İşleri Başkanlığı, cami imamları ile dinî cemaat ve tarikatlar gibi din alanında faaliyet gösteren resmi veya sivil aktörlerin toplum nezdindeki güvenilirlik ve meşruiyet algısı.
II. ARAŞTIRMACI KURUM TGSS Türkiye Genel Sosyal Saha Araştırması (TGSS)
Türkiye’nin sosyal, kültürel, ekonomik ve politik yapısını derinlemesine incelemeyi hedefleyen kapsamlı, yenilikçi ve öncü bir sosyal araştırma projesi.Eğitim, aile yapısı, dinî pratikler ve politik tutumlar gibi alanlardaki toplumsal eğilimleri ölçen TGSS, Amerikan Genel Sosyal Araştırması (GSS) ve Dünya Değerler Araştırması (WVS) gibi büyük ölçekli uluslararası projelerden ilham alarak küresel eğilimlerle karşılaştırmalı veri altyapısı oluşturmayı hedefliyor.
III. METODOLOJİ
Araştırma, Türkiye genelini temsil eden 2.615 kişilik örneklem üzerinde Olasılıklı Çok Aşamalı Tabakalı Küme Örnekleme yöntemiyle, TÜİK’in nüfus yoğunluğu ve kent-kır sınıflandırması dikkate alınarak 12 İBBS-1 bölgesindeki 26 ilde gerçekleştiriliyor.Veriler yüz yüze görüşme (CAPI) ve kendi kendine doldurulan anket (CASI) teknikleri bir arada kullanılarak toplanıyor. 589 soruluk geniş kapsamlı ankette katılımcı yorgunluğunu önlemek için rotasyon sistemi uygulanarak tek bir kişiye en fazla 475 soru yöneltiliyor.
Demografik değişkenlerin (cinsiyet, eğitim, yerleşim yeri vb.) TÜİK verileriyle uyumlu şekilde kalibre edildiği istatistiksel analizlerde, bölgesel ve demografik eğilimler 5’li ve 6’lı Likert ölçekleri kullanılarak ortalama skorlar üzerinden hesaplanmış ve haritalandırılmıştır
IV. BULGULAR
Raporda Türkiye toplumunun %94’ünün Allah’a inandığı ifade ediliyor.Türkiye toplumunun %67’si kendini “dindar” ya da “çok dindar” olarak tanımlıyor.
Beş vakit namaz kılanların oranı: %40Ramazan orucu tutanların oranı: %76.
Kadınlarda Allah inancının erkeklere kıyasla daha yüksek.
Eğitim seviyesi arttıkça Allah’a olan inançta kademeli bir düşüş var.
Kırsal kesimde Allah inancının kentlere göre daha güçlü.
Yaş ilerledikçe bireylerin kendilerini daha dindar olarak tanımlama eğilimi artıyor.
Beş vakit namaz kılan kadınların oranı erkeklerden daha yüksek.
İleri yaş gruplarında düzenli namaz kılma pratiği gençlere kıyasla daha yaygın.
Eğitim seviyesi yüksek bireylerde düzenli namaz kılma eğiliminin azalıyor.
Erkeklerin %76’sının cuma namazını düzenli olarak kıldığı ifade ediliyor.
Cuma namazına katılımın gençlerden yaşlılara tüm yaş gruplarında yüksek.
Ramazan orucuna en yüksek katılım %81 oranıyla 18-24 yaş arasındaki gençlerde.
Kadınların %54’ünün günlük yaşamlarında düzenli olarak başörtüsü takıyor.
Genç kadınlarda (18-24 yaş) başörtüsü kullanımının diğer yaş gruplarına göre daha düşük.
Lisansüstü eğitim gören kadınlarda başörtüsü kullanımında keskin bir düşüş yaşanıyor.
Kırsal alanda yaşayan kadınların başörtüsü takma oranının kentlere kıyasla daha yüksek.
Toplumun %84’ünün laik bir ülkede dinin rahatlıkla yaşanabileceğine inanıyor.
Katılımcıların %82’sinin din ve siyasetin birbirinden ayrı tutulması gerektiğini savunuyor.
Toplumun %78’inin dini liderlerin seçimlerde oy kullanımına etki etmemesi gerektiğini düşünüyor.
Türkiye’de dinin daha az etkisi olması durumunda ülkenin daha iyi olacağı fikrine toplumun %57’sinin karşı çıkıyor.
Katılımcıların %56’sının anayasanın hiçbir maddesinin Kur’an ile çelişmemesi gerektiği görüşünü destekliyor.
Medeni kanunun İslam hukukuna uygun olması gerektiğini düşünenlerin oranı %48.
Katılımcıların %58’inin Diyanet İşleri Başkanlığı’na güvenmiyor.
Cami imamlarına güvenmediğini ifade edenlerin oranı: %40.
Eğitim seviyesi yükseldikçe Diyanet İşleri Başkanlığı’na duyulan güvenin belirgin şekilde azalıyor.
Toplumun %70’i dini cemaat ve tarikatlara güven duymuyor.
Erkeklerin Diyanet’e, imamlara ve tarikatlara yönelik güvensizliğinin kadınlardan daha yüksek.
Ölümden sonraki hayata inananların oranı: %77.
Dini mucizelere inandığını belirtenlerin oranı: %75.
Toplumun %69’u nazara inanıyor.
Büyü, burçlar ve fal gibi kültürel inançlara duyulan inanç, toplum genelinde düşük seviyelerde.
Kadınların dinî mucizelere, nazara ve burçlara inanma oranı erkeklerden yüksek.
Gençler yaşlılara nazaran kültürel inançlara daha yakın.
Dini inançlar ileri yaşlarda daha baskın görünüyor.
Türkiye’nin doğu bölgelerindeki hem inanç düzeyi hem de ibadet pratiği ülke ortalamasının üzerinde.
Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde dinî pratiklerdeki düşüş son derece belirgin.
Anayasa ve yasaların İslami referanslara uygun olması gerektiği görüşü doğu bölgelerinde çok daha baskın.
TGSS/ © 2026 Rapor BülteniYTÜ Yıldız Teknopark – Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü, Esenler 34220, İstanbul, Türkiye.Abonelikten çıkınYazmaya başlayın